Sevgiyle Başlarız İşimize – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE SEVGİYLE BAŞLARIZ İŞİMİZE DEMİRCİ

3.
Altı üstü bir demirciyim
içim başlayacak yangınlarla dolu.
Düşlerim bir gelincik ormanı
büyüdüğüm bahçelerden çıkagelmiş
utangaç bir gelincik ormanı.

Sevgiyle başlarım işime.
Ocak yanmış
korlar tutmuş her yanı
sıcağını yaymış.
Sevinçle başlarım işime
ateş ırmağı bir sevinçle.

Demir işlenmezden önce kan gibidir
benim emir erimdir.
İlkin ocağa sürülür
ordan örsün başına gelir
balozlar iner kalkar.
Bir ben bir o
yuvarlanır, yassılır
tavlanır demir.
Bir ben bir o
kaslarımız gerilir
vuruşlar yavaşlar
soğumaya başlar demir.
Nasıl unuturum:
Babam Halit
Kilis’te
hastalıklı bir ciğerle
geçmiş ocağın başına.
Duman, sıcak ve coşku…
Yalnız silah onarmış
silah yapmış
Emperyalizmi dağladığımız savaşta.

Ham demiri
gelecek için atarım ocağa
terim bir demir tomurcuğudur
parlar örsün üstünde.
Gün gelir, zorlar köyü, kenti
dağı, ormanı.

Bu günler bana göre değil.
Ereğli Demir-Çelik bana göre değil.
Ocak hiç sönmüyor.
Babamı ve o kutsal savaşı unutmuyorum
emekçi güneş unutmuyor
toprağı, suyu ve havayı sürüyor ileri
kara yarık ellerimle kollarımla
inip kalkan balyozlarla
üretilen demirle
zamanı ve insanları itiyor ileri.
Ben demirciyim inanırım bunlara
sevgiyle başlarım işime.

Süreyya Berfe
-Savrulan-

Sevgiyle Başlarız İşimize 2 – Süreyya Berfe

jale-yasan-1921-1994-halc4b1-dokuyan-kc4b1zlar-1

2.

Topu topu halıcı bir kızım
içim bahar dalı
dokuduğum halılardan kalma
yüreğimde açılan bir bahar dalı.

Sevgiyle başlarım işime.
İplikler dizilmiş
halı tutmuş yarıyı
direzler tel gibi.
Sevinçle başlarım işe
alaşafaktan örülü bir sevinçle.

Önce tezgâh kurulur
direz çözülür.
Mastardan çıkarım yola.
Beşikte uyuyanımız
gün geçtikçe erir
ağzından solucan gelir.
Mastardan çıkarım yola.
Sıçan dişlerini teker teker dizerim
bir bacım bir ben
topraklığı da çıkarırız aradan
bir ilmek bacım bir ilmek ben.
Güller açılmaya başlar
Kuşlar dallara konar
Yıldızlar kayar
Yürür halı.

Yerimiz karanlık
El kadar bir pencere.

Bir bacım bir ben
çığırırız türküleri
hâlây, düğün, imece…
Gönlümüz ışır
ışır odamız
durur halının üstünde
umudumuzun renkleri.
Ağladıkça sallarız canımızı
beşikte sızlayanımızı.
Ve ilmekler bir bir yazar yazımızı.
Vururuz kirkiti
sıralar sıklaşır
akşam olur.

Güçlü ve becerikli ellerimizle
çalarız öküzün altını
durmaz, yazar derdimizi kınalı ellerimiz
yaramızı işler.
Sevip de varamadığımız oğlanları…
Yatıp da kalkmayan anamızı…
Etimizi kanımızı
gözümüzü gönlümüzü işler.
Kınalı ellerimiz halı dokur ama
ezer geçer bizi yaralı dünya
ezer geçerler.

İlmeği gelecek için atarız sıraya.
Göz pınarımız buğu olur
karışır havaya
usulca durur yaprağın yeşiline
buğdayın sarısına.
gün gelir
oynatır yerinden köyü kenti
dağı ormanı.

Kınalı ellerimiz unutmuyor
çürüyen kızlığımız
unutmuyor solan gözlerimiz
büyük ateş unutmuyor.
Toprağı, havayı ve suyu sürüyor ileri.
Kollarımızla
işleyen kirkitlerle
zamanı ve düzeni itiyor ileri.
Biz halı dokuruz
inanırız bunlara
sevgiyle başlarız işimize

Süreyya Berfe
-Savrulan-

© Jale Yasan

BÜTÜN GÜN – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE BÜTÜN GÜN

Sabah
işe gidiyorum.

Erkenci işçiler, kuruyan topraklar
çalışmaya zorlanan küskün çocuklar…
Onlarsız düşünemiyorum.

Kara bir gökkuşağı sunan
şehirle uğuldayan sesi…
Görüyorum
loş hanlarda çınlayan
durunca acı su
dinleyince yanan sesi…

Akşam
eve dönüyorum.

Tedirgin patronlar, şaşkın vekilleri.
Odalarda çürüyen, üçüncü hamur memurlar.
Herkese dargın, küçük, işçi kızlar.

Duyuyorum
borçlarımın sıkıntısını dağıtan
ilanlar, telefonlar içinde akan
büyüyen oğlumla yüzüme bakan sesi..

Gün posamı çıkaramamış
saplanıyor gövdeme sesler
sönen ocakların külleri.
Bütün gün yeni bir…

İçtikleri kan kışkırtıyor beni.

Süreyya Berfe
-Savrulan-

© Metin Deniz ..

 

SAVRULAN – Metin Altıok

METİN ALTIOK SAVRULAN

Görüyorsun bir acıyı gidiyoruz seninle,
Örselenmiş söz yığınları bırakarak
Kırık tekerlekler gibi ardımızda.
Ve üstümüzde döneniyor çaylak sürüsü,
Doyabilmek için yaralı bir aşkla.

Konuk göçüyoruz böylece acıyla birlikte.
Bir imgeye dönüşen rüzgârın önünde
Savrulan ve toza boğulan,
Soluk ve üzgün bir mendilin peşinde
Üstünde birkaç damla gözyaşı olan,
Koşuyoruz her şeyin silindiği bir yere.

Metin Altıok
-Gezgin-