Rubaî – Can Yücel

CAN YÜCEL RUBAİ

Sağlıklıyla sağlıksız arasında, fark değil,
Kalın bir perde vardır, bir kalkancı sisi,
Biri ölüme karşı hababam kürek çekerken
Öbürü kendini ömr-ü billâh ölmeyeceğim sanır

Ek: Bunu geçen gece deliriyorum tremens geçirirken
kavradım. Ellerim, ayaklarım, gökte yıldızlar, dallarda
yapraklar hep titreşirken, duvarlar ben üstlerine
sağlam bir sığınak bulmak için abanmaya çalışırken
karşı koyuyorlardı bana, kovuklarında barındırdıkları
fındık fareleriyle.

Can Yücel
-güle güle-

Rabia Hatun – Rubai

RABİA HATUN

 

Olsandı sen semâ, olsandı sen havâ,
Alsamdı men senî dem dem, nefes nefes!
Olsandı sen zaman, olsamdı men mekân,
Eflâki dolduran bir aşk olurdu bes!

Rabia Hatun

**

Bir ‘Rabia Hatun’ vardı

1948 yılı edebiyat ortamında kelimenin tam anlamıyla bir olay patlak verir. Rabia Hatun’un 1930’lu yıllardan beri dillere destan olmuş, okul kitaplarına girmiş şiirlerinden birkaçı, Aile dergisinde yayınlanmış, ardından ‘pek hararetli’ bir tartışma başlamıştır. Rabia Hatun’un 13. yahut 18. yüzyılda Anadolu’da yaşamış bir kadın şair mi, yoksa kendini gizleyen yeni dönem şairlerinden biri mi olduğu tartışılır, bu olay “masal”, “efsane”, “hadise”, “dedikodu”, “muamma”, “sahtekarlık”, “dilimize ve edebiyatımıza karşı işlenmiş bir suç” ve “acayip bir sanat hadisesi” olarak nitelendirilir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerini okuduktan sonra “Bizim en iyi şairimiz” diye ilan ettiği, Yahya Kemal’in ise daha okur okumaz bu şiirlerin şairinin, eski dönem şairi olmadığını hemen anladığı “Rabia Hatun”un etrafında oluşan muamma, sonunda çözülür: “Rabia Hatun”un İsmail Hami Danişmend’in, yaşasaydı 38 yaşında olacak eşi Nazan Danişmend olduğu ortaya çıkar. Hami Danişmend, eşine, adını gizleyeceğine dair söz verdiği halde bu “tükenmeyen yaygara silsilesi” yüzünden herkese, Rabia Hatun’un eşi Nazan Hanım olduğunu ‘itiraf’ etmek zorunda kalır… “Unutulmuş Şiirler Antolojisi” gibi pekçok kazı çalışması yapan Enis Batur, 1940’lı yılların sanat ortamını hareketlendiren bu olayı “Tuhaf Bir Kıyamet + Kırkbir Şiir” adıyla kitaplaştırdı.

Kaynak : Fadime Özkan

Rubaî – Can Yücel

CAN YÜCEL RUBAİ

Sağlıklıyla sağlıksız arasında, fark değil,
Kalın bir perde vardır, bir kalkancı sisi,
Biri ölüme karşı hababam kürek çekerken
Öbürü kendini ömr-ü billâh ölmeyeceğim sanır

Ek: Bunu geçen gece ‘deliriyorum tremens’ geçirirken
kavradım. Ellerim, ayaklarım, gökte yıldızlar, dallarda
yapraklar hep titreşirken, duvarlar ben üstlerine
sağlam bir sığınak bulmak için abanmaya çalışırken
karşı koyuyorlardı bana, kovuklarında barındırdıkları
fındık fareleriyle.

Can Yücel
-güle güle-