VARSA ÖLÜMÜN ARİFESİ – Can Yücel

CAN YÜCEL VARSA ÖLÜMÜN AREFESİ

Bakmayın siciline “emekli yüzbaşı” kaydı işlendiğine,
Kendisi mirlivaydı…
Nası da sürerdi yavrum, gebelerden aşağı
Şiir-aşkın komutu üzre
Livalarını
O umarsız ve umulmaz güzellikteki benliğimize doğru!..

Gördünüz hepiniz arazide onu
Bütün piyade ve süvari tatbikatlarında…
Derken indirirdi bir paraşüt bölüğünü
Benlen karımı barıştırmak için
Oturup patlıcan salatası yapardı
Unutmaz kırmızı biberi, sarımsağını…

O, aynı zamanda, Napoleon’un ordusunda
Mısırların, kıtaların ta önünde
Yürüyen bir trampete çocuktu
Waterloo veya 12 Mart’ta…
Belki de İspanyol İç Harbi’nde
Pisi pisine ölen bir Lorca…

Ben Turgut’la okuşup koklaştığımda
Yaşamanın umman soluğunu soluduğumda
Denize açılır olurdum hep
Fethe çıkarcasına “Dünyanın En Güzel Arabistanı’nı
Şiirimizin o en kızıl saçlı levendiyle…

Can Yücel
-Portreler-

CANYOLDAŞIMA – Can Yücel

ASIM BEZİRCİ 2

Gülmek bir erdemse Asım
Gülerdi gülmek için değil
Papatyalar açarcasına
O Erzincanlı yüzünde
Çalışmanın şavkıyla ışırdı gözleri
Bugün tek taşına da olsa
Yarın el ele
Garip bir kuştu Asım
Zümrüdü-anka
Küllerini seveyim
Öpe savura

Can Yücel
-Portreler-

Görsel: Asım Bezirci (1927 -2 Temmuz 1993)..

NEYLE- MEYLE – Can Yücel

Neyzen Tevfik Kolaylı ve köpeği Mernuş ve Mernuş şiiri

Neyzen çöker otururmuş
Barbaros sahilinde
Sütbeyaz mırvanıyla
köşe minderine
Kavaklar pamuklanıp
kavak yelleri estikçe
Ney üflermiş oracıkta
mavi gözlerini yumup
Denize karşı Neyzen
gine böyle bir sabah
Gelmiş mırvanıyla erkenden,
oturmamış ama köşe minderine
Atladığı gibi neyin üstüne
pamuklu kavak yelleriyle
Uçuvermiş Pendik’e,
yol üstündeki kabrine.

Can Yücel
-Portreler-

Görsel: Neyzen ve köpeği Mernuş..

PORTRELER – Can Yücel

CAN YÜCEL

Can Yücel’den eşsiz bir fotoğraf albümü. Birkaç notaya sığdırdığı senfonik portreler.
Şairin kendine özgü dili ve kıvrak zekâsı kadar derin mizah duygusu da bu portreleri benzersiz kılıyor.
Ama portre deyince sanılmasın ki tarafsız betimlemeler bunlar… Can Yücel, sevgisinde ve beğenisinde cömert olduğu kadar yergisinde de bir o kadar sert.

Miraç Zeynep Özkartal/Milliyet Sanat

**

‘Portreler’ kitabının ön sözünde Aydın Çubukçu; birçok farklı ismin Can Yücel şiirinde kendilerine nasıl yer bulduğunu şöyle anlatıyor:
Kimi insan öldüğünde girdi Can Yücel şiirine, bir selam sarkıttı arkalarından, Fatiha niyetine; kimi ölmeden girdi güzellemelerle, kimi hak ettiği iğneli fıçılara girmişçesine…
Bu şiirlerin bazılarını birilerine ikram etti, yoldan geçen bir simitçiden alınmış, susamlı ve sıcak sıcak: yedikçe çıtırında kendini bulsun diye..
Kimilerini zehirlemekti niyeti, “şiiriynen”… Panzehirini de cebinde taşırdı…

Argo ve kaba sözcüklerin sarsıcı, rahatsız edici olduğu kadar (ve belki de buralardan kaynaklanan) çekici bir yanı olduğunun da bilincindedir. Anlatılan kişinin imgesi, bu tür sözcüklerden ya da bu tür sözcüklerin kendi aralarındaki ilişkilerinden doğmuş yeni sözcüklerle inşa etmek, göründüğünün aksine, hayli güç bir diyalektik işlemidir. Yalnızca mizah duygusunda sahip olmakla başarılamaz, aynı zamanda çok sağlam bir mantık düzeyi de gereklidir.
….

Aydın Çubukçu

Portreler -Can Yücel
Doğan Kitapçılık; İstanbul, 2008, 156 sayfa

 

ASIRDÎDE – Can Yücel

CAN YÜCEL ASIRDÎDE

—Melih Cevdet’e

Yirminci yüzyılı yaşadık
Ama umut ama umutsuzluk…
Bu yaşayan ve yaşanan zaman birimi
Yarıda kesilecek sandık ilk kez tarihte
Ceolocik bir çağ sanki
Her yanı dağıtan bir çocuk,
Harpleriyle Hitleriyle Mitlerile
Hâlâ da bilmiyoruz ne yapacağını
Büyüyünce

Can Yücel
-Portreler-

AVCIOĞLU’NA – Can Yücel

CAN YÜCEL

Doğan’la bir tarihte
Bu, şimdi yaşadığım mor sahillerde
Üçer beşer yaşındaki oğullarını gördüydüm
Dudaklarında birer kibrit çöpü
Ve elleri arkalarında
Yürüyorlardı kumları tekmeleyerek
Babalarının arkasından…
Babaları da arkasında olup bitenden habersiz
Dudaklarının ucunda cigara, sarkmış öyle külü
Elleri arkasında yürüyordu kumsal boyunca
Düşünceli düşünceli
Memleketi nasıl kurtarayım diye
Ölmek için…

Can Yücel
-Portreler-