ağlayacaktım – Pelin Onay

pelin onay ağlayacaktım
siyah perde asacağım gözlerime
dışımı görmesin içimdeki savaş
(Hakan Sürsal)

bugün
bir fahişe gibi sakız çiğnedim denize karşı
göz kırptım
tamam dedi
bu gece seninim

balıkçı motorları geçti önümden
el salladım
hadi rast gele
sonra bir martı yanaştı yanıma
hiç sormadan bir büyük biramı bitirdi
helal olsun dedim
adammışsın
ve sallanarak uçup gitti semalara
terk etti beni

ardından güneşi gördüm
sanki kaçıyordu birilerinden
saklanmıştı bulutların arasına
çağırdım
gel dedim
olmaz dedi
bu gece ay’la buluşacağım

yalnızdım yine
bir fahişe gibi sakız çiğnemeye devam ettim
ve yürümeye çalıştım bir yandan
yol uzun
adımlarım kısaydı
bütün taşları fırlattım uçurum kıyılarına,
taşlar intihar etti
bir sigara yaktım
ve üfleyerek beyaz dumanı,
adımı yazdım geceye
gece karanlıktı ama
ışıklar içindeydi ada

canım
canım
canım! Diye haykırdım
yüreğim öyle doluydu ki
biri dokunsa,
ağlayacaktım…

Pelin Onay
-iyi geceler aşk-

 

sağanak – Pelin Onay

PELİN ONAY SAĞANAK III ŞİKAYET

III
şikayet

ah yeter! Delirttiniz sahte kavuşmalarınızla
dilime biber sürüp, sizi seviyorum demesem
kaç zaman yaşarım ki?

tülü yırtılmış perde yalnızlığıdır ayrılık
gitmedikçe değeri bilinmiyor özlemle sarılmanın
yüksek sesli konuşaların içinde direniyor kahkaha

sevgilim,
kalbimdeki yerini görmen için
nefesimi tutmam mı lazım?

Pelin Onay
-Nü Sızı-

ayrılığın kadındaki sureti – Pelin Onay

PELİN ONAY  AYRILIĞIN KADINDAKİ SÜRETİ

(sevmek, iki insanın birbirini ebedi görmesidir, demiştin… ben seni gördüm ama sen beni görmedin)

her an gelebilme
ve bu ayrılık bir rüyaydı diyebilme ihtimalini hesaplayan bir kadının,
giderek akmaya başlayan makyajında savurdun özlemleri

geride kalan,
buruşmuş bir elbise,
dağınık bir yatak
ve çalmayı bekleyen bir telefon

Pelin Onay
-Nü Sızı-

üşüyorum … sesimi ört – Pelin Onay

PELİN ONAY ÜŞÜYORUM SESİMİ ÖRT
(bir solukta okumak istemiyorum seni, sayfalarını çevirme)

uyku tutmadı, sen tut beni
en son koynunda unuttum günaydın dilimi
gözlerinde büyüdüm, yüreğim sende çocuk kaldı
hadi kalk gidelim, bizi görüp yazacaklar, az kaldı

en keyifli sabah kalvaltım! Sen,
göğsünde yürüdüğüm balıkçı kasabası
akşamdan kalsın öpüşlerin, yalpalasın dudaklarımda
susuyorum, özlemin gelincik tarlası
susatma

gözüm tutmadı sensizliği, bir daha yollatma

efkâr dağıttım, herkese biraz düştü
dalgalara gözlerimle yazdım şiirimi, ıslandı ama yırtılmadı
kalbim, içli şarkılar kuşağı. İçinden geçiyor
parmaklarım karanlıkta mum gibi,
sana yazıldıkça eriyor

ateşli çingene dansım! Sen,
uzağında kaldığım deniz ülkesi
tutamayacağın sözler ver bana, ben tutarım
nefes alsın yorgunluğun dağınık yatak akşamlarında
biliyorum, gözlerin bir İstanbul hatırası
kapatma

ellerim tutmadı vedada, yaşlandım
beni kendinde bağışla

Pelin Onay
-Nü Sızı-

hüzün yüzümde ayna – Pelin Onay

PELİN ONAY HÜZÜN YÜZÜMDE AYNA

gitmek
ya da kaybolmak derin sularda
karalamak bütün yazılı delilleri
ortada suça teşvik edici hiçbir acı bırakmadan uzaklaşmak
ve tuzak kurmak
gelmesi mümkün yaralı sevdalara

bakma
yüzüm çoktan eskidi
konuşma
cümleleri uzatan kelimeler yanımda değil

hep sonbaharda geliyor buruk gülümsemeler
hep sonbaharda yaklaşıyor veda
şu düğümü bir çözsem anlatacağım
ne vakit sonbahara düşsem,
hüzün yüzümde ayna

Pelin Onay
-Nü Sızı-

Kapılar, Aşk ve Sen – Pelin Onay

PELİN ONAY KAPILAR

… gözlerimi kapatınca, uyandığımda yanımda olacağını düşünmüştüm, uyandım, yoksun
düşünmemiş, düşlemişim…

kapılar
çoğalıyor
ve daraltıyor geçişleri

yollar
uzun
ve dikenli gözlerimde

tutunamadığım bütün acıların yararına,
konser veriyor sözde sevenler
bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum yarış için,
akreple yelkovanın
zamanı üstüme giydiriyorlar
zaman boyumu aştı,
göremiyorum..

tanıdığım yufka yürekli hüzünlerden de kovuldum
eşgalimin tespiti için,
şehrin tam göbeğinde intihar düşlüyorum
gecikmiş bir randevu belki ölümle
şu dakika her şeyle dalga geçiyorum
cevaplar sorularımı terk etti
haberim olmadan içimde büyüyen acılar için,
kürtaja girebilir miyim?

konuşmama hakkımı kullanıyorum
suskunluğuma bedeni büyük iftiralar giydirmeyin
kimse anlamıyor mu..?
yumruğu çoktan açılmış bir kavganın ortasındayım
kendimden önce,
bir kaza kurşununa gidebilir mi hayallerim?

kapılar
çoğalıyor
ve daraltıyor geçişleri

yollar
uzun
ve dikenli gözlerimde

aşk
haritada yerini bulabildiğim tek şehir

sen!
bu şehirde oturan tek insan…

Pelin Onay
-Nü Sızı-

 

ben seni… – Pelin Onay

PELİN ONAY BEN SENİ

– güneş senfoniyle batar İzmir’de
tutamazsın gözlerini/Halim Yazıcı-
ben seni annemin yalnızlığı kadar sevdim
suya bastırdığı umutları çitelerken ağlardı
kahrolmamak için seni düşünmeye giderdim

pencere önü küçük kız bekleyişi
dilimi ısıran ayaz, özlemin keskin yanı
uykuya nöbet tutan bakışların kalbine saplanır göz yaşı
ah bilseydim, prensesi olur muydum masalların?
düşlerini rengarenk boyar mıydım terk edilmenin?
çocuk aklı, çocuk sevinci deyip geçerdim
ama durdum, öğren işte şimdi
ben seni babamın uzaklığı kadar sevdim

ne kadar dibine vurabiliriz ki aşkın
çıkmaz sokaklara çıkan dilekleri avuttuğum yeter
yeter bu saçları meltem esen yüreğimin çığlığı
kendini kandırabilirsin, tutkunu asla
beni yok sayabilirsin, kalbindeki yarayı asla
tutulsaydı dilim, unutur geçerdim
ama yok, duy şimdi
ben seni kardeşimin özlemleri kadar sevdim

çok mu lazımdı yıllar sonra çıktın karşıma
kabuk bağlayan yarayı kanatmak da neyin nesi
reva mı bu, gecemde pusu kuran şarkı mı?
yine de kalsın elleri yüzümde bir gece için bile olsa
bir saat bile olsa sarılsın geçmişin masumiyeti tenime
ah unutsaydım, güler geçerdim
ama değil, bil şimdi
ben seni kalbimde tutuşan yangın gibi sevdim

davetsiz bu hasret, kim ses verdi de konuştu
kimin ahı var ki kavuşmak mümkün olmuyor
ah benim duvarları yıkılan yalnızlığım
ayazın ortasında kalan ellerini nasıl ısıtırım?
nasıl giderim sırtımda kamburu çıkmış vedalarlar?
adımlarım yetişse,
tüm hoşçakal bilmeyen sevdaların önüne geçerdim
ama zor, inan şimdi
ben seni kayıplarımın hıncını alır gibi sevdim

hadi delirdim, sana ne
kimin umurunda içine tükürdüğüm bu sefil acı?
ağladığımda göğsüne düşebilecek kadar yakın mı
dudakların?
kursağımda kalan heveslerin imdadına ne vakit koşabilirsin?

sen yüreği bağlı, aşkı bende
titreyen ellerimi ne vakit ısıtabilirsin?
yorulmasam bu kadar, susar geçerdim
ama yalan, hisset şimdi
ben seni….
ben seni İzmir’in bağrında büyüyen şarkılar kadar…

Pelin Onay
-iyi geceler aşk-

onur / dilek / ada – Pelin Onay

 

PELİN ONAY ONUR DİLEK ADA

~~ gece, cunda’nın denizinde /bir yıldız gibi yandı gözlerin… Selahattin Yolgiden …

 

ah! Bana Cunda ol dediğin yerdeyim
rakının efendisi, hüznün esiriyim
birkaç şarkı daha yapışırsa dudağıma,
yalanım yok, sabahın bekçisiyim

susma, susmasın ada
biz büyüttük sohbetleri anlı şanlı masalarda
kimi gün vedanın küreklerini çektik
kimi gün aşkın sesinde demlendik
az acı, az sitem lütfen
payımıza düştü, biraz çiçeklendik

senin mi bu kırılmış kalp,
ıslak düş yumağı kardeşim?
bizim mi şu devrik ağıt,
devrilmiş kahır bebeğim?

susma, susmasın ada
biz sardık yaraları gözü kanlı akşamlarda
kimi gün hicran makamında ah çektik
kimi gün umutlu gülümseyişlere el verdik
az efkâr, az keder lütfen
payımıza düştü, biraz içlendik

senin mi bu yorgun bekleyiş,
kırık plak şarkıları kardeşim?
bizim mi bu suskunluk
kaybolan şefkat bebeğim?

susma, susmasın ada
biz boyadık düşleri,
yorgun ağıtlar kuşağında
kimi gün vefanın kulakları çınladı
kimi gün kör sevinçlerle uykuya daldık
az yalan, az kayıp lütfen
payımıza düştü, biraz delirdik

senin mi bu titreyen özlem,
avuçlarında saklı dua kardeşim?
bizim bu küs çiçeği,
yumruğu sıkılmız kavga bebeğim?

susma, susmasın ada
biz sevdik kavuşmayı,
yüzü yaşlı kapıya dayansa da…

Pelin Onay
-iyi geceler aşk-

 

Resim: Cuna/Ayvalık…

 

Arayış – Pelin Onay

PELİN ONAY  by Brent Heighton

(iyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta
şiirim olur musun?)

kaç zaman geçti,
tutamadım balık kokan ellerini
bir şişe rakıyla memleti kurtardığımız günleri özledim
sadece memleketi mi? Herkesi

şarkısını söylediğimiz gecenin,
tırnaklarını boyardık da,
aşka benzerdi bütün makamlar
kaç zaman geçti
kaçı ardından ağlar

şimdi sensizlik,
hırsını alamamış bir kavga gibi yumruğumda
sesinde renklenen uçurtmaları arıyor gözlerim
el işi göz nuru sitemler biriktiriyorum defterler arasında
yeni yetme küfürler öğrendim
savuruyorum zamansız ayrılıklara

kaç zaman geçti
kaçı bağrımda

uykusunu tuttuğumuz kavuşmaları demlerken,
kalbim ayaklanırdı da,
sana doğru eserdim
şimdi bu yalnızlık
şimdi bu kör ayaklanma

kaç zaman geçti
kaçı dilimde yara

Pelin Onay
-iyi geceler aşk-

Resim: Brent Heighton

acı – Pelin Onay

PELİN ONAY ACI

-mayıs rengi uçurtmam parmaklarımdan kaydığından beri
böyle saçmalıyorum-

alıp götürebilir mi vapur
yürekte şahlanan acıyı?
ya da martılar kapıp uçurabilir mi,
kirpiklerde biriken çöl fırtınasını?

susuyorum
susuyor deniz çiçekleri
düş kırıkları batıyor ayaklarıma,
söyleniyor uzak bakışlı kırlangıç gözleri

daha kaç kulaç atılabilir soğuk sularda?
şarkı sustu
sevda ateşli
göz kamaştıran yürek artık delirdi

dilde köpüren yemine saplandı misina
ıslah olmaz coşkunun dibi delindi
söyleyin neden kimse konuşmuyor?
vapur diyorum
alıp götürebilir mi gözlerde çivilenen kavuşmayı diyorum

susuyorum
susuyor kadehte rakı
güz kırıkları batıyor gözlerime
söyleniyor asi sözlere yapışan bakışları

daha kaç şarkı söylenebilir sarhoş bir ağızla?
gece sustu
eller ateşli
göz kamaştıran kahkaha artık delirdi

sözde direnen aşka sığındı veda
uslanmaz güvercinin kalbi yenildi

-mayıs rengi uçurtmam çalındığından beri böyle
saçmalıyorum-

Pelin Onay
-iyi geceler aşk-