BEKÂRLAR – Metin Eloğlu

BEKÂRLAR - Metin Eloğlu

Elif gitti ama hoşnudum
Hasreti günümde cebbar
Akşam olup İlyas gelinceye kadar
Şiir kitabı okudum

İlyas eve âşık geldi
Külâhta bir parça zeytin
Güzel ekmek bunca dilim
Ateşin üstünde ısıttı

O tasalı, ben tasalandım
Dostlukta can bile ortak
Ablayı enişteyi bırak
Yoksul anamı hatırladım

Ciğerimde erkeklik yaraları
Önünde İstanbul bahçeleri
Sanki hayatta hiç gülmedim
Çalgı sesi hiç duymadım

Odanın ortasında durduk
Üç yudum rakı içtik
Bütün pencereler açık
Sırası gelmişken öldük.

Metin Eloğlu
-İbresiz Bir Pusula-

 

AŞKLAMA – Metin Eloğlu

33691402_1900608916615894_5452548874482745344_n

Şaraptı rakıydı şuydu buydu
Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten
Dedim ya ondan gayrı korkuluğa güvenmem
İçtiğim hep aşktı benim gerisi tortu

Sevişik bir keçi yumukgöz oğlağına
Özüne aşk sızmış o sütü emziriyor
Yumurtasını bir kovuğa koyarken
Aşkı da koyuyor anaç zargana

Aşk mavisi tükendiyse o boşuna denizde
Bil ki diken diken bir çamurla örtülüdür sığlığı
Niye enez bu zambak diye sordular mıydı
Aşksız geçen günlerinde örselenmiş, de

Aşk bürünmeseydi de bak hiç şakır mıydı
Şu bi damlacık isketeyi tâ gagadan kuyruğa
Kişi gönlünü yitirdi mi ne yüzle çıkar sokağa
Yaşamda nesi varsa aşk işte onun adı

Ansıyın aşkla yağdı da sular
Ondan kokulandı ıtır çiçeklendi elma
Doğayla el ele bizi üreten bir sevgi var
Evrende en soylusu sezdim ki bu çoğalma

Metin Eloğlu
-Bu Yalnızlık Benim/
Toplu Şiirleri-

UMU – Metin Eloğlu

33691402_1900608916615894_5452548874482745344_n

— Nisan perşembesi kamçılanmış bir bahar
Akça pakça çukurlarda gömü gömü ışılar
Sonra o al aydınlık o son cuma günleri
Sonra türkü mayıslar —

Niye mi geciktin, yolda seni oyaladılar
Her fesleğen koktuğunda ora sanki hazirandı
Çöllerin kurakların yalazı üredi sonra
Gevremiş ortalığa kaç deniz yağdı

San su yalandı un yalandı sen yalandı

Bir tıkız ekmek bayatladı elimizde hiç mi hiç katık
Bakırı sırıtmış sahanlarda üç cıvık kiraz
Bu mu aşk bu mu ürün bu mu biz
Sokul bana azıcık

Seni sevdiğimi yalanladılar ilk

Sanki ulusun duyarlığın kökü kurudu Türkeli’nde
Varlığına senliğime yalan dediler
Bu ülke mi çağ ücrası olur mu be
Boyumca kamışlarda bir çitim şeker

Bir çevik kuş koncalandı o muydu yalan öttü çiçekler

Şimdi sen güzele konuk öte gözlerimin çoğu
Onlardaki hoşnutluğu iyi ağırla
İliştikleri yeri ışıt donat doğrula
Olağan yarınlığımın en kesin ilkesi bu

Metin Eloğlu
-Bu Yalnızlık Benim-

Sofra Adabı – Metin Eloğlu 

METİN ELOĞLU SOFRA ADABI

Keşkek şu kazanda kaynar, benim bildiğim;
Şu güveçte helmelenir fasulya.
Kuzu şu kadar ateşte çevrilir;
Tuzlama şu tabağa konur ille..
Yumurta şu sahana kırılır.
Çorba mı? Çorba şu kaşıkla içilir tabii,
Hoşaf bu kaşıkla..
İster uskumru olsun, ister kolyoz,
İster orkinoz, ister hanos;
Balık şu bıçakla kesilir..
Şarap siyahsa şu kadehe konur elbet,
Beyazsa bu kadehe

Yavan ekmeği nasıl yersen ye…

Metin Eloğlu
-Bu Yalnızlık Benim/

Metin Eloğlu, (11 Mart 1927- 11 Ekim 1985) Anısına saygıyla….

METİN ELOĞLU 11 EKİM 17

AKILSIZ KALEM

Perşembe sabahı erken uyandım,
İşime karışmasınlar canım efendim.

Sokağa çıktım; daracık, viran…
Sekerek yürüme hey kâfir oğlan!

Komşudan komşuya Elif uzamış;
Pabucu değdikçe, eşik tozumuş.

Elifimin doğru dürüst kaşları ,
Daha da önünde toplum işleri…

Bahçıvanın yüreği inceden ince;
Millet bahçesine dikili yonca.

Kimi şiir başıboş, kimi şiir güdümlü;
Taş kırmak da önemli, şairlik de önemli.

Mercimeğe fırın, peynire tulum…
Böyle şeyler yazma akılsız kalem!

Ustama danışıp, ağzımı büzdüm;
Demokrasi yetişmese, Ah, öleyazdım!

Metin Eloğlu
-Bu Yalnızlık Benim/
Toplu Şiirler-

İNCE ELEK – Metin Eloğlu


METİN ELOĞLU İNCE ELEK

İçtikçe içesim geliyor gayrı ne bilgi ara ne hüner
Beni bu rakıyla baş başa bırakma
Adam olayım çalışıp para kazanayım
Beni böyle işsiz güçsüz bırakma
Beni uslandır beni yüreklendir
Beni deli edip bırakma
Bilsen nereleri var kalk gidelim
Beni hep buralarda bırakma
Beni aç bırak evsiz urbasız bırak
Beni sensiz bırakma

Beni ne yap biliyor musun
Beni yont beni arıt beni ayıkla

Metin Eloğlu
-Sultan Palamut/
Toplu Şiirleri-