YALNIZ BEKLE – Oruç Aruoba

ORUÇ ARUOBA YANLIZ BEKLE

Kara pırıltı
tahta iskele
mavi direk –

güneşe
sırtını dönmüş
kavuniçi
vinç –

boyuna baş sallayan
esintili yeşillik.

Herşeye karşın.

Yolun üstünde
koyu sızıntı.

Teller titriyor.

Gelip bekleyip
gitmiş miydin – yoksa
hiç
gelme
miş
miydin?

Nasıl
bile
bilir
im ki?

*

Güneş yoğunlaşıyor.

Dinginlik derinleşiyor.

Yalnız benim beklediğim
benim yalnız beklediğim
beklediğim benim yalnız :
sen.

Gelmemiş
geçmemiş
gitmemiş.

Hiç
bile.

Bil.

Oruç Aruoba
– kesik
esin
tiler –

“MUMUN SÖNDÜ” – Oruç Aruoba

ORUÇ ARUOBA MUMUN SÖNDÜ

Çoktandır.

(Postacı geri döndü.)

Bahçe kapısı
kapalı.

Karşımda
çerçeveli deniz –
beyaz köpükleri
lacivertlerden geçip
kumun sarısına ulaşana dek
mavilerden atlıyor.

Boyuna.
*
Kilit.

İt-
açılır.

Açılsın
mı?

(Evsahibi de gitti,
döndü.)
*
Kapıyı açan
sen olsaydın-
dalların
bir eğilişi
bir kalkışı
süresince
ince bir ışın
atlardı
karalardan :

aralarında
kapanmadan
maviler.

Kapa.

Oruç Aruoba
-kesik
esin
tiler-