kuş nefesi – Halim Yazıcı

HALİM YAZICI KUŞ NEFESİ

alt kat bodrumda
komşu kızlar
gazete kâğıdından
uçurtmalar

hamurdan tutkallar
kuyruğuna jilet bağlar
çimenlere basar
uçurumlara salardık

beklerdi bizi
beyaz yakalı
çıkmaz sokaklar
terli köpekleri kovalar
ellerini hohlar öperdik

tavşanlarımızı kediler
aşklarımızı
plaklarımızı ay dedeler
çalardı gece

ıhlamur ağacına çıkar
incir dalında kafamızı kırar
iner bir daha çıkardık

kasabanın yabancıları
en iyi arkadaşımız
en büyük düşümüz
bağlarda karatavuk
sigara kaçamakları

saatime bakıyorum
duvara vuran
gölgesine sesimin
üç tekerlek bisikletimin

derken zil çaldı ders bitti
toz bulutu geçti
önlüklerimizden

geride ne geçen
ne yakamız kaldı
akasya sesinden

belki şiir
kuş nefesinden

Halim Yazıcı
-ipek tin-

Küçük İşleri Dünyanın – Halim Yazıcı

HALİM YAZICI KÜÇÜK İŞLERİ DÜNYANIN

küçük taşlar ikliminden
geliyorum

çakıl kuşlarının ırmaklara
döküldüğü yerden

kelebekleri emziren kartalların
barışın sesi kumruların

alev kanatlı rüzgâr şiir
küçük işlerine bakıyordu dünyanın

ebemkuşağının alnında
elimde santur kalbimde sen

seslerin ve kuşların

geldiğim yere bin kez gittim
her gidişim dirimdi yeniden

soğuk sulardan geçtim
kan renginde kalbimin

kurşunların geçmediği ipekten
kitapların rüzgârından

seslere kurulan salıncaktan
gökyüzü ve kuşlardan.

Halim Yazıcı
-Küçük Taşlar İklimi-

 

beyaz ince zeytinler – Halim Yazıcı

HALİM YAZICI BEYAZ İNCE ZEYTİNLER

su, beyaz bir çağla aydınlanırsa
şakağında serçelerin

büyürse göz bebekleri kuşluklarda
deniz fenerinin

eski çocuklar kuşanırsa
kırmızılarını yenlerine

ses daha sessiz, kırlangıçlar daha hızlı
beyazdır ellerin

gün kırıkları, kuş aynası
sır kapısı, ahşap oyması düşlerin

nasıl yapsam diyorum
hepsini bohçasına doldursam
bohçacı kadınların

bilmediğim pazarlarına gitsem
bilmediğim köylerin

bilmediğim düşlerimi satsam
bilmediğim çocuklara

sümbüller verseler bana
yeni aşklar

ne dil balıkları
farkında olsa bunların

ne zeytin ağaçları
ne adalar, adalılar

ben yeniden düşsem yollara
ayaklarım dolaşsa bulutlara

tahta kayık dolaplara binsem
kaydıraklar, mantar silahlara

biliyorsun ne zaman çıksam yollara
uzun zambaklar çıkar yoluma

bu yüzden beyaz ince zeytinler
yetiştiriyorum durmadan yastığımda.

Halim Yazıcı
-Deliceler Aşkına-

dokun tenine denizlerimin – Halim Yazıcı

HALİM YAZICI DOKUN TENİNE ÇOCUKLUĞUMUN

mintanı mavi desenli çocuk
sislerini arala düşlerimin

dokun tenine denizlerimin
kanı üşüyor sensizliğimin

düşleri çiniler çoğaltan çocuk
usulca gir koynuna aşklarımın

sesinde tahta at arabalarının
işittim bütün güvercinlerini annemin

yum gözlerini çocukluğum
ki sarsın ömrünü bir ölü rüzgârgülü

Halim Yazıcı
-Deliceler Aşkına-