AKYAZMANIN AĞIDI – Gülsüm Cengiz

GÜLSÜM CENGİZ YAZMANIN AĞIDI

Yazmasıyım bir kızın
on beş yaşında
ceylan bakışlı, keklik sekişli
bir kızın yazmasıyım
elleriyle işlediği.

Ne öyle serin pınar başında
ne sümbüllü bağlarda
yazmasıyım bir kızın
hasat vakti bir kamyonun kasasında
terlerini çekip çekip sildiği.

Yazmasıyım bir kızın
derlenirken menekşeler her bahar
koyup ardına bir çobanın sevdasını
bir çiçek gibi biten
gün doğarken tarlalarda.
-Köyünden çok uzakta-

Yazmasıyım bir kızın
bir kamyonun kasasında
türküsünü söylerken
uçurumdan yuvarlanan
boğulan bir derede
-Köyünden çok uzakta-

Örterim yüzünü
kırmızı duvak gibi
on beşinde bir kızın
gelin olmadan ölen.
Kan içinde saçları
kan içinde oyalarım,
oyalarım kan içinde…

Gülsüm Cengiz
-Eylül Deyişleri (2009)-

BİLİRİM NASILDIR – Gülsüm Cengiz

A HİCRİ İZGÖREN SEVDA YORGUNU

Yaşarım
bütün kadınların yaşadığını
günlerin tozunu alıp
sevinci fırçalarım.
Dikiş diker,
örgü örerim bazen
hoşlanırım
yararlı bir şey üretmekten
şiir yazarım…

Anayım
bilirim nasıldır
uykusuz geceler
hasta bir çocuğun başında.
Yaşarım
bütün kadınların yaşadığını
ürkek güvercin sekişi adımlarım
akşamları işten dönerken
Kedi pencesinde
serçe kuşu yüreğim
sevgisizlikten ürken…

Ozanım
acısını kadının
umudunu
sevdasını yazarım
Kadınım
yaşadıklarımdır
yazdıklarım…

Gülsüm Cengiz
-Mayısta Üzgün Gönlüm (2009)-

Yaşam Tutkunu – Gülsüm Cengiz

GÜLSÜM CENGİZ Yaşam Tutkunu

Âşık olurum her ilkyazda
daldaki tomurcuğa
menekşenin kokusuna;
sevdalı bir ezgidir
her türküde titrer yüreğim.

Düşerim yollara her mevsim,
gece gündüz demeden;
şiirin rüzgârında,
masal kuşunun kanadında.
Uzakları yakın eder düşlerim.

Her bahar
dudağımda karanfil kokulu
bir sevdanın şarkısı,
her 1 mayıs alanlarda
bir gelincik coşkusu…
Sevdalı bir yaşam tutkunu
iflah olmaz yüreğim.

Gülsüm Cengiz
-Yasak Sevda Sözcükleri-

Evler ve Zamanlar – Gülsüm Cengiz

Beşiktaş-İstanbul EVLER VE ZAMANLAR GÜLSÜM CENGİZ

Yıldız Yokuşu’ndaki konak
yıkıldı yıkılacak,
kararmış tahtaları
dökük sıvalarıyla
üç katlı bir hüzün anıtı.
Göz çukurlarındaki boş bakışları
izliyor sanki şaşarak
yoldan gelip geçenleri;
sımsıkı kapanmış kapıları
ölü ağızlar gibi
bir daha açılmayacak.

Rüzgâr, uğuldayarak
sarsıyor çatısını;
tırmanıyor duvarları
inatçı bir sarmaşık,
saçağında boş bir serçe yuvası.

Yıldız Yokuşu’ndaki konak
yıkıldı yıkılacak,
güçlükle duruyor ayakta
Sırtında yükü geçmiş günlerin.
Belki bir paşanın selamlığı
belki kadınların kapatıldığı
bir saray kalıntısı.

İzlerken hüzünle kentin değişimini
gizliyor geçmişini
kararmış kafeslerin ardında.
Sıvası dökük duvarlarında zamanın izi
ve odaları dolaşan rüzgârın sesi
usulca anlatıyor geçmişi,

solmuş resimlerdeki gibi.
—Güneşin ilk ışıkları aralarken perdeleri
duyuluyor ayak sesi küçük beslemenin
ve el ayak çekilince
etek hışırtısı bir cariyenin
giriyor koynuna gecenin—

Değişiyor her şey, değişiyor zaman…
Şimdi bu konakla Yıldız Sarayı’nın
arasında
yükseliyor camdan ve betondan bir dev gibi
Conrad Oteli.
—Çoktan paslandı,
saraya açılan bahçe kapısının kilidi—
Her gün, bir taş eksiliyor duvarlarından
tahtasını kopartıyor birileri.
Bıyık altından izliyor
Bu tasarlanmış cinayeti,
çok yıldızlı bayrağın,
yayılmacılığın ve paranın simgesi
Conrad’ın hayaleti…

Yıldız Yokuşu’ndaki konak
yıkıldı yıkılacak.
Yenik düşerken evler geçen zamana,
tutunuyor yaşama inatçı bir sarmaşık.
Bir evin ölümünün içinden
yükselirken gökyüzüne yemyeşil yaprakları
cıvıltıyla doluyor saçaktaki serçe yuvası.
Yürüyor bir çocuk, ıslık çalarak
yokuş yukarı…

Gülsüm Cengiz
Beşiktaş,2000
-Yasak Sevda Sözcükleri-

Görsel : Günümüzde Beşiktaş-İstanbul

Rüzgâra Mektuplar Bırakıyorum – Gülsüm Cengiz

Yasak-Sevda-Sozcukleri_14537_1GÜLSÜM CENGİZ

Yaşama söz kestiğimden beri
gidiyorum ardından bir yıldızın
devrime nişanlı yüreğimin
çağrısına uyarak.
Serüven değil aradığım
bir gençlik hevesi hiç değil.
Kimsenin kimseyi sömürmediği
ve insanların sokaklarda kıvrılıp
açlıktan, soğuktan ölmediği
bir dünya istiyorum.

Yaşama söz kestiğimden beri
ardından gidiyorum bir sevdanın
devrime nişanlı yüreğimin
çağrısına uyarak.
Geleceğe umudunu, insana inancını
yitirmiş yüreklerin yere attığı
bir yıldızı parlatıyorum
her gün, her gün yeniden;
resmine bakıp gülümsüyorum.
Ah, ne güzel gülüyorsun…

Yaşama söz kestiğimden beri
ardından gidiyorum bu sevdanın
devrime nişanlı yüreğimin
çağrısına uyarak.
İğneyle kuyu kazıp
söcüklerin büyüsünü arıyorum;
yağmurun her damlasında
her çiçeğin renginde,
her çocuğun, her kadının yüzünde…

Her acıda kanayıp
sarılarak her umuda
yaşamdan şiirler damıtıyorum;
ve her sabah yeniden
“Günaydın!” deyip güneşe
rüzgâra mektuplar bırakıyorum,
değiştirsin diye yazgısını insanlar
birleşen elleriyle.

Gülsüm Cengiz
-Yasak Sevda Sözcükleri (2013)-

DOKUMACI KIZIN TÜRKÜSÜ – Gülsüm Cengiz

GÜLSÜM CENGİZ DOKUMACI KIZIN TÜRKÜSÜ

~ Bursa’daki fabrikada çıkan yangında boğularak ölen Ayşe, Sadife, Gülden, Necla ve Sevgi için…~

Ben bir ipek böceğiyim
adım Ayşe;
yaz güneşinin pırıltısını
dut yaprağına sarıp
sabırla koza ören.
Ben, bir örümceğim
adım Arakne;
ışıksız kuytularda gergefim
geçe gündüz iplik sağıp
kumaş dokurum tülden.

Ah, ipekböceği boğulur kozasında
örümcek ezilir ayak altında.
Gençliğim solar, yanar bedenim
karanlık atölyelerde.
Ben, bir dokuma işçisiyim.

-Çözgü atkı mekik
yün ipek keten
gres yağı pamuk iplik
toz ter koku
makine uğultusu
ücret sabır mesai
gece vardiyası
uykusuzluk
yoksulluk-

Döner çark işler mekik
akar iplik parmağımın ucundan
akar kan, akar terim
akar gözlerimdeki ışık
akar gençlik düşlerim
akar sevda, umutlar
siner bir kumaşın desenine
çiçek çiçek yıldız yıldız

Dokun,
dokun tenindeki ipeğe
pamuklu basmalara
ve duyumsa
akan teri, emeğimi.
Sor kendine;
ne zaman dönüşür ipliğe ipek böceği
iplik nasıl kumaş olur
sarar tenini?
Pamuğu basmaya, keneviri ketene
kim dönüştürür?

-Çözgü atkı mekik
yün ipek keten
gres yağı pamuk iplik
toz ter koku
makine uğultusu
ücret sabır mesai
gece vardiyası
uykusuzluk
yoksulluk
Neden, neden?-

Döner çark işler mekik
akar iplik parmağımın ucundan
akar kan, akar terim
akar gözlerimdeki ışık
akar gençlik düşlerim
akar sevda, büyür umut,
yanımdaki tezgahta
işleyen ellerin sıcaklığında,
değişir makinemin türküsü
-çözgü atkı mekik
sendika hak direniş,
çözgü atkı mekik
umut mücadele özgürlük-

ve güneş desenleri dokunur şimdi
yepyeni tezgahlarda…

Gülsüm Cengiz
2005
-anadolu’da kadınların şiirli tarihi-