Rubaî – Can Yücel

CAN YÜCEL RUBAİ

Sağlıklıyla sağlıksız arasında, fark değil,
Kalın bir perde vardır, bir kalkancı sisi,
Biri ölüme karşı hababam kürek çekerken
Öbürü kendini ömr-ü billâh ölmeyeceğim sanır

Ek: Bunu geçen gece deliriyorum tremens geçirirken
kavradım. Ellerim, ayaklarım, gökte yıldızlar, dallarda
yapraklar hep titreşirken, duvarlar ben üstlerine
sağlam bir sığınak bulmak için abanmaya çalışırken
karşı koyuyorlardı bana, kovuklarında barındırdıkları
fındık fareleriyle.

Can Yücel
-güle güle-

BURHAN İÇİN – Can Yücel

CAN YÜCEL BURHAN İÇİN Burhan Uygur, Kapı

I
Bu yaşlar fazla tuzlu geliyor
Kaç paraya gitti ki resimler?..
En pahalısı sendin!
Gece sarhoş
“Anne ben burdayım!” demek için
O arayıp arayıp da bulamadığın kabre…
Sûretinle suratın
Resmedilecek tekraren
Türkiye’nin sûretsizliği içinde…

II
Çocuk yürümeye başladı mıydı
Durdurabilirsen durdur
Farıyıp uyuya kalıncaya kadar

III
Keskin göz çatlayan küpüne zarar
Demişler

IV
Suya düşer mi resim düşer
Hele motorla Beşiktaş’a geçiyorsan
Rüzgârlı bir akşam
Kafan da iyiyse
Yanında kâğıda sarılı duran
Şahin Kaygun’un portresi
Uçar denize…
Beşiktaş’ta iner motorlu bir sandal tutarsın
Dönersin Üsküdar’a
Ara babam ara
Gök de kavuşuyordur
Kayıkçı mırın-kırına başlar
Tam o sırada Şemsi Paşa’nın orda
Bağırırsın “Nah, işte arkadaşım!” diye
Tuval yürüyordur câmi rıhtımının eşiğinde

V
Son olsun bu seferki ölüşün
Kolay değil her biten resimle
Azar azar ölmek
BURHAN için bu
Bir dal erguvan

Can Yücel
-güle güle-  Görsel: Burhan Uygur, Kapı…