Gitanjali – Rabindranath Tagore

TAGORE GİTANJALI LIX .by Vijay Sangle

LIX

Evet, elbette biliyorum, ey gönlümün efendisi,
Senin aşkından başka bir şey değil bu gördüklerim;
Yaprakların üstünde dans eden bu altın ışık,
Gökte uykulu uykulu yüzen bu bulutlar,
Serinliğini alnıma bırakıp geçen bu hafif rüzgâr…

Sabah ışığı gözlerimi aldı, ışığa boğdu onları
Bu senin mesajındı gönlüme, biliyorum.

Yüzün yukarılardan eğilmiş bana,
Gözlerin gözlerime bakıyor,
Ve yüreğim ayaklarına kapanmış, senin.

Rabindranath Tagore
-Gitanjali-

Çeviri: Cahit Koytak

Gitanjali – Tagore

tagore-gitanjali-xviii

XVIII
Bulutlar, bulutlara katılıyor ve hava karardıkça kararıyor.
Ah, aşk! Niye izin veriyorsun, benim böyle dışarıda,
kapının önünde yapayalnız beklememe?

İşin gücün yoğun olduğu öğle saatlerinde
Ben de kalabalığın içinde oluyorum, fakat
Günün bu ıssız ve karanlık saatlerinde
Beraber olmayı istediğim yalnız sen oluyorsun,
umut ettiğim yalnızca sen.

Bana yüzünü göstermeyeceksen eğer,
Beni bütün bütün bir köşede bırakmak istiyorsan eğer,
Bilmiyorum, nasıl geçecek bu yağmurlu,
upuzun saatler.

Gökyüzünün ölgün ışığından gözümü ayırmıyorum;
Yüreğim, huzur nedir bilmeyen rüzgârla
aynı şarkıyı mırıldanarak dolaşıyor,
seni daha yoğun hissettiğim yerlerde.

Tagore
-Gitanjali-

Gitanjali LVII – Tagore

TAGORE GİTANJALİ  LVII

LVII

Işık! Bu, benim ışığım, beni diri tutan ışık!
Dünyayı dolduran ışık,
Gözü okşayan, gönle hoş gelen ışık!

Işık gönlümün tellerine dokunuyor, sevgilim;
O gönlümün tellerine dokununca da,
gökyüzü açılıyor, deli deli esiyor rüzgâr,
Ve gökçe bir kahkaha yalayıp geçiyor yeryüzünü.

Kelebekler ışık denizine fora ediyorlar yelkenlerini
Zambaklar ve yaseminler, ışık dalgalarının
doruklarından sürüp çıkarıyorlar başlarını.

Benim bu dediğim ışık, sevgilim, altın huzmelerle
dağılıyor, bulutların içine
Ve gök dolusu mücevher olup saçılıyor onlardan
hem gökyüzüne hem yeryüzüne.

Göğün şenliği ulaşıyor, böylece, her yaprağa,
her çiçeğe, güzelim,
Ve onunla, ölçüsüz, sınırsız gökçe hoşnutluk…

Çünkü göklerde çağıldayan ırmak
kendi kıyılarını aşıp geçiyor
Ve göğün neşesi bu yüzden sel olup ulaşıyor
ta uzaklara, ta buralara.

Tagore
-Gitanjali-

Gitanjali – Rabindranath Tagore

RABINDRANATH TAGORE  LXXXIX

LXXIX

Seni görmek nasip değilse bana hayatta,
O zaman, izin ver, hep aklımda tutayım,
hep hissedeyim
Seni görebilme gücünden yoksun kaldığımı-
Bir an bile unutmayayım, bu yoksunluğun acısını
Düşlerimde de, uyanık saatlerimde de
hep içimde taşıyayım.

Günlerim geçip giderken, çarşı pazar
dağdağasıyla, bu dünyanın,
Ve gün gün kazandıklarımla dolup taşarken
avuçlarım ve kucağım,
İzin ver, kocaman bir hiç olduğunu hissedeyim
bütün kazancımın-
Aklımdan çıkarmayayım hiç,
Düşlerimde de, uyanık saatlerimde de
Hep içimde taşıyayım acısını, boşunalığın.

Yorgun ve acı içinde otururken yol kıyısında,
Tozun toprağın içine serdiğimde çulumu, partalımı
İzin ver, yolculuğun asıl uzun kısmının
önğmde olduğunu hissedeyim hep-
Aklımdan çıkarmayayım hiç;
Düşlerimde de, uyanık saatlerimde de
İçimde taşıyayım bu uzun yol sancısını.

Rabindranath Tagore
Çeviri : Cahit Koytak

Gitanjali – Tagore

TAGORE GİTANJALİ

LXXXIV

Evrenin her yanına yayılmış ayrılık acısı, bu;
Ve dibi olmayan gökte sayısız biçimde
kendini gösteriyor.

Bütün gece sessizlik içinde yıldızdan yıldıza
olup biteni kolaçan eden
Ve Temmuzun yağmurlu karanlığında,
Hışırdayan yapraklar arasında duygu yüklü
şiire dönüşen de ayrılık acısı yine.

İnsanın olduğu her yerde, aşkların, arzuların,
elemlerin ve sevinçlerin içine derinlemesine
işleyen
ve yüzeyde yayılıp giden de ayrılık acısı yine.

Ve yine bu acıdır, her zaman, şair yüreğimde
Şarkılara karışıp kaynaşan, şarkılarla akıp giden.

Tagore

Çeviri: Cahit Koytak

Gitanjali – Tagore

GİTANJALİ XXIV TAGORE

XXIV
Gün bittiyse eğer, artık şakımıyorsa kuşlar,
Ve yorgun düştüyse rüzgâr,
Karanlığın kalın örtüsünü çek benim üzerime
Tıpkı uykunun, yorganıyla yeryüzünü örttüğün gibi
Ve alacakaranlıkta boynunu büken nilüfer çiçeklerinin
taçyapraklarını okşayarak kapattığın gibi.

Yolculuk bitmeden, azık torbası boşalan,
Üstü başı toza toprağa bulanan, yırtılıp giden,
Yürümeye mecali kalmamış yolcuyu
yoksulluktan kurtar,
Utandıran eksiklikleri, güçsüzlükleri
uzak tut ondan,
Ve senin yüce gönüllü gecenin bağrındaki
bir çiçeğin sabahı gibi
Soluğunla yenile, ışığınla aydınlat onun da hayatını.

Tagore

Çeviri:  Cahit Koytak

Gitanjali – Rabindranath Tagore / Çeviri:Cahit Koytak

TAGORE GİTANJALİBir Doğulu olarak doğan ve yaşayan Tagore aslında Dünya’nın şiirine ulaştı ve onu yazdı. O, yeşerdiği topraktan aldığı hazzı ve acıyı giderek saflaştırdı; sonunda bütün insanlığın müziğine dönüştürdü.
Tagore’un şiirinde hepimizin yüklendiği trajediler ve umutlar sözle dövülen çekirdeğin etrafında sımsıkı büyüyerek yine bize ulaşır.
Asya kıtasından ilk kez Nobel Ödülü alan RabindranathTagore, Gitanjali ile dünyada çok sevildi ve edebiyat tutkunlarının başucunda yer buldu.
Gitanjali şimdi Türkçenin güçlü akan şiirinin sessiz temsilcilerinden Cahit Koytak’ın kaleminden bize geliyor. Koytak, bu ince işlenmiş içli insanlık şölenine usta çevirisi ile katılıyor.

(Arka Kapaktan)