KORİDOR – Eren Aysan

EREN AYSAN KORİDOR

sonra bir yanlışlık oldu küstüm kendime
tesellisiz bir sabırla boşlukları biriktirdim
evvel zaman önceydi…
yılan gibi kaygandı mutluluk
elimizden bir anda yitip gitti
ışıl ışıl yanıyordu şehirler tarihe bakarken
güçlüydük, sesimiz akıyordu caddelerden
sürekli bağırıyorduk: yaşasın, kahrolsun!
yaseminler yeniden açar sanıyorduk

derken polisler birikti kapımıza
karınca yuvaları nasıl dağılırsa kum yüzeyinde
öyle savrulduk bir servi ağacının dibine
günlerce ağladı kara gözleriyle annem
bir hayali mineden geçirerek…
uzağında artan çizgiler alnında
gövdesini bir mezar taşında öğüttü
biriken satlerden acıkmış bir kalabalık
kalbini hâlâ inkâr ve kabul arasında döndürüyordu

devlet beş harfli ve acımasız bir sözcük
tenhada önüne kim çıkarsa savurarak
ayazda kendi yalnızlığını koruyordu
kediler sığınacak yeni çatılar arıyordu
yazıyordu new york times hiç durmadan
orman bilgisinin dışında gezinerek
“yürü liberalizm… savur liberalizm”
her akşam okul dönüşü sırtımdaki çantanın
içinden gizlenmiş haritaya hep kusur buluyordu

Sonunda boynunda saklı bir kurt iziyle
dışarı çıktı evlerden akşam
bozkırın iç burkan ıssızlığı içinde
yükseldi radyodan kısa dalga bilmem kaç
böyle öğrendim her ölüm haberini
yeri değişti günün birinde seslerin
geceyi kaldırdım üstümden örtünmeden
kendimi bir yatağa diktim
her şey olacağı gibi olsun dedim

—oturdum bir tahta masada bira içtim.

Eren Aysan
1977
-Şiiri Özlüyorum, Ocak-Şubat 2009-

 

KENDİNİN PORTRESİ – Eren Aysan

EREN AYSAN

her gün aynanın içinden geçen yüzüm
bir parçasını kaybetmiş puzzle gibi
kendini tenhalarda arıyor
ne zaman alkolden gözünü açsa
perişanlıktan kurtulmanın yolu
– bkz: yeşilay bülteni, sayı: 1 diyor

yok sokak köpeklerinin benden korkusu
kanımda ehven, şer, biraz da hakikat
ne zaman bir boşluk bulsa
beyaztürkler gibi kameraya gülümsüyor
elimden inmeyen saydam örümcek
yalnızca mor menekşeyle besleniyor

buldum diyorum yeni baştan
bir uçurum kurulu dükkânımı
altından halıyı çekince
her şey üstüme devriliyor
önünde sıfır model cadillac
silince cilası dökülüyor

ortalık kıtlıktan çıkmış gibi kar
çamaşır iplerinde sürekli inceliyor
suya yazılı beyhude geçmişim
beni yeniden eline geçiriyor
sevgilim dalında bir üzüm kadar mutlu
sabahları vesikalık fotoğrafımı çekiyor.

Eren Aysan
2005
-Varlık Şiirleri Antolojisi-