Sevdana Hüzünleri Katık Yapma -Demet Duyuler Doğan

Sevdana Hüzünleri Katık Yapma -Demet Duyuler Doğan

Gece gibi ıssız yürüdüğün yol
geri dön soğuk düşmesin üstüne
bulaşmasın ayrılığın kirli rengi düşlerine
senin yüreğin temmuz sıcağı
bakışın ay ışığı çocuk

Haydi çöz ellerini koynundan
kalemimde gün ışığı
kağıdımda heyecan
sana sakladım umutları
sabah çiyinin öptüğü tomurcuktan

Yüreğimle büyüttüğüm çocuk
toparla kendini
acılarla daraltarak evreni
sevdana katık yapma hüzünleri
güneşe söyle yanık sesinle
ömür biçmeden
sevda kuşanmış ezgilerini

Ve çizilmemiş resim söylenmemiş türküdeki
yedi rengi yedi sesli notayla birleştir
çoğalt düşlerindeki sıcak gülüşleri
ay kızın ak bohçasına yerleştir

Demet Duyuler Doğan
-İçimdeki Çığlık
Dışımdaki Sessizlik (2008)-

Hayat Avlusunda Bir Gece – Demet Duyuler Doğan

ÇITLIK, ÇİTLENBİK DEMET DUYULER DOĞAN HAYAT AVLUSUNDA BİR GECE

Bir kök nazlı hanımeli
meltemin narin esintisiyle
şu karmaşık hayatın avlusuna
gönülçelen kokusunu yayar

Gülümser yaprakları arasından
başdöndürücü yasemen
dokunurum usulca
bir çıtırtılık ateş düşer
kendi başına buyruk

Körpe bir ses
çitlerinden taşmış
alımlı çıtlıklar tanık
dostlar aşka yakın

Düşüşlerden
uçarı gülüşlerden bir tını kalır
uzakta şarkısız çiçeksiz
dolaşır sevdalar

Kıpırtılı çimenler arasında
öylesine yazılmış
birkaç yoksul dize
yoklukların ayazında
içimizi ısıtır okudukça

Demet Duyuler Doğan
-Sarı Sıcak Deli Mavi-

Güzü Uzun Ömrüm – Demet Duyuler Doğan

DEMET DUYULER DOĞAN GÜZÜ UZUN ÖMRÜM - nejat gençer

İlkyaz bin bir işveyle sürüp kokusunu
şuh sesiyle şakırken gonca güle karşıdan
ölü toprağı serpilmiş sessizlik
silkelenir yaşamın üstünden

iki kelâm
bir tebessüm
su
kuş sesi
uçurtma kanadında
yürek uçuran çocuk sesi
pamuk şekerci
baloncu
hokkabaz
cambaz
başlar bir cümbüş
bir karnaval ki
cemrelerin ilkyaza hediyesi

Dokunurken nisan öpmeleri yanağıma
sevinci ezber eden aklım
unuttuğum şarkıları dilime düşürür,
bilirim ki ne kadar eski olsa da şarkılar
ben hâlâ gençliğimin
kanı deli akan günlerimdeyim
kavak yelleri
yaşanmadan geçen yıllarımı alır götürür
gülümserim

Ki her güzel şey gibi
tamamlanmadan şarkı
gülümseme donar kalır yüzümde
acısı aşina hatıralar
biraz kırgın
çokça kızgın ve aldatılmışlıkla
yürekten hüzün olup
dalda sarı yaprakların
karabulutların gökte sisli yağmuru gibi
dökülüp güz rüzgârında savrulur
darmadağınıktır hayatım
ağlarım

Kedere yenik düşer
heder olurum
bakınıp
sanki unutulmuş bir anın
solgun fotoğraf karesine dönüşmüş çevreme
ürperirim

Yüreğim takılıp kalır
eylülün hoyrat iklimine
kavuşmalara hasret sevdam
yazın yaşanmadan güze andaç kalan
sıtma nöbetinde
sayıklarım

Huyu kurusun zamanın
beni unutmaz
gülümsetir
ağlatıp ürpertir
sayıklatır düşler içinde
baharı yaşatır gibi yapıp
güzde bırakır

Bilirim ki
ilkyaz bir göz kırpığı kadar olsa da yeter
güzü uzun ömrümde
ben yanarım
susarım
beklerim…

Demet Duyuler Doğan
-Kırılgan Bakışlar-

 

©Nejat Gençer

Eski Bir Albüm – Demet Duyuler Doğan

 

DEMET DUYULER DOĞAN ESKİ BİR ALBÜMGünler
günler ki çekip gidiyor
çekip gidiyor ya
şöyle bir bakayım dedim
nereye gidiyor

Eski bir albümün
solmuş resimlerinin
en sıcak yerlerine dokundurdum
donuk bakışlarımı

Kapıda gelin arabası
arabada fidan gibi damat
yanında telli duvaklı gelini
başlarında esen kavak yelleri
davullu zurnalı düğün gülüşleri

Bu sevinç paylaşılmaz mı
kadını erkeği genci yaşlısı
avuçlarında buğday para şeker
mutluluk dileyen dualarla
bereket serpmekteler
yüreklerinde imece kıvancı
yarınlara halay çeken yarenler

Bir başka resim
karakış ortasında
çiçekli sabah tazeliği
sepya rengi sessizlikte
mis kokulu bahar sevinci
yeniden dünyaya gelmiş gibi
mutluluğu oynatan çocukluk resimleri

İşte yine aynı mahalle
aynı evler aynı sokak
içinde sevgiler tütse de hâlâ
çoğu dönülmez akşamların
aysız yıldızsız derin uykusunda
alnı ak sözü ak komşularım
özlemle yüreğim paramparça

Eski bir albümün içinde
yitirirken çocukluğumun ayak izlerini
yetim dudağımdan döküldü dualar
saçaklarda içli bir şarkıyı söylerken
gözü yaşlı kumrular
gömütlükte yankılandı sesim

Günler
günler ki çekip gidiyor
çekip gidiyor ya
halbuki geceyle arasında bir arpa boyu yol var
yaşananlarsa ölümsüz anılarda

Demet Duyuler Doğan
-İçimdeki Çığlık Dışımdaki Sessizlik-

Yağmur Bulutu – Demet Duyuler Doğan

DEMET DUYULER DOĞAN YAĞMUR BULUTU

Çukurova’nın kavurucu sıcağında
bezgin yaşantımın bunaltısıyla
gezindirirken yalnızlığımı
kara bir bulut kümelendi ufukta
sanki mavi gömlekte kara bir nokta

Göğe bakarken kör kuyuların dibi
bulut önde ben arkada
dağıtmak için elemleri
dolaşıp durduk Adana’nın sokaklarında

Gök gürültüsünü yankılattıkça yeryüzünde
bıçak bıçak sancılar saplandı döşüme
bir şimşek çatallanıp aydınlığıyla gülümseyince
iliştim yüreğimin kuytuluklarındaki hüzün bahçesine

Tuhaf bir dışa yansıma,
hem de yağmurla yarışırcasına
sevinçler düştü boz bulanık iç evime
sanki çağıl çağıl Seyhan aktı yüreğime

Bulut yağmuru taşıyıp çoğalttıkça Akdeniz’in bereketini
ben Toroslardan kopup gelen yel oldum
karıştım Çukurovalı ozanın sözüne sazına
ve umudu seçtim bilmediğim diyarlarda
yağmur bulutlu bir sevdayla
güneş yüzlü çocukların dimağına

Demet Duyuler Doğan
-İçimdeki Çığlık Dışımdaki Sessizlik(2008)-

Turuncu Mavi – Demet Duyuler Doğan

DEMET DUYULER DOĞAN TURUNCU MAVİ

Çukurova’da
turuncu portakal bahçesi
Akdeniz’de bir Rodos sarmaşığı
kokusu mavi
sevdiğim gizimde güneş
öper alevi

Gün batımı dönerken kıyamete
ruhu kararmış bir deniz
yükseltir sesini
düşer gücümün dipsizliğine
izbelere koyar yüreğimi

Ayrılık acı
Özlem sancılı
durma uzaklarda
ay yüzlü can
bastır karanlıkları
yanaklarında gelin duvağı
sardunya kokusu ellerinde
sarılarak gel ak dalgalara
nasıl burcu burcu kokutulur köpükler
göster şu beceriksiz denize

Nazlı duruşunun gölgesinde
turuncu maviye keserken deniz
durularak dinsin özlemim
teninin tuzlu serinliğinde

Demet Duyuler Doğan
-Sarı Sıcak Deli Mavi(2013)-

Hüzün Yolculuğu – Demet Duyuler Doğan

DEMET DUYULER DOĞAN HÜZÜN YOLCULUĞU

Bir çocuk vardı
gündüzleri güneş
geceleri dolunay bakışlı
gülümseyen bakışlarında
yıldızların heyacanı
gül açan dudağında
sevda sıcağı

Ah bilseniz ne çok özledim
bir nisan sabahının
mayıs öğlesinin
ya da haziran ikindisinin esintisinde
incir çekirdeğini doldurmayan konularda
oradan buradan konuşmayı

Küçük ayrıntılar büyük yokluklarda
döktü ruhumun yapraklarını
sürükleyip nefesinde güz rüzgârı
çarptı yüreğimin en naif yerine
hüzün çoğaltan sevinç eksilten
eylül hazanı yorgunluklarla

Ömrün yolunda an
şimdi alacakaranlık
yüreğimde sarı bir sıkıntı
kızıl bir isyan dilimde
selam sana
hayatımın külhanbeyi yalnızlık

Haydi gel
otur yanı başıma
bir fincan acı kahve yapayım
kendi ellerimle
paylaşalım böylelikle
kırk yıl sürecek kadim dostluğu

Bilirsin ki
dostluk yolculuktur
aynı dil aynı duygu
aynı yalnızlık
ortak konu
haydi gel
kaygıları öteleyerek
sürdürelim bu hüzünlü yolculuğu

Demet Duyuler Doğan
-Kırılgan Bakışlar-