DELİBAL – Arife Kalender

ARİFE KALENDER DELİBAL (2)

‘Mecnun söğüt leylanın toprağında yetişir’
Şeyh Galip

bir leylaydım, bin ademden
nice mecnun yarattım

ecel bendim, iksir bendim, huri ben
merak arkadaşım, ateş ruhuma bela
göze candım, köre mana
gizlendiğim tenhalarım buldular
asi hayvanlarım evcil odalarda
tufanlarımdan habersiz uyudular

söktüm mührü kapıdan, vesikalıyım
güle kar’ı sordum, mevsime yalan
zakkumdan öz topladım
süt içtim sütleğen damarından
şaşkın gezdim, can kanattım sabaha
çekildi sis, hükümsüzdür fermanlar

yüksek uçtum, densiz durdum, deliyim
güzel çirkine döndü, aklarım kirli beyaz
peteğimi zemheri ıslığıyla doldurdum
kobra çiçeğine kondum
kuş baskınlarından, ayı pençesinden kurtuldum
balın zehrini bilemeden, şerbetini tattılar

arı idim, ağuları şeker ile yoğurdum
zerresinden şifa bulur, yine derde düşerler
ay yenisi gecelerde iniltiler duyulur
sözden imdat bekledim
uslu yaklaştım gize
dil ile sırladım peteğimi, sırra sorular sordum
şiirin şerri aşkın koynunda yatar

bir leylaydım, bin ademden
nice mecnun yarattım

deli bal, deli bal
baldan derman
deliden cinnet umulur

Arife Kalender
-delibal-

GECE VE YAĞMUR – Arife Kalender

ARIFE KALENDER GECE VE YAĞMUR

Uyandım
yağmış

Yeni açan leylaklara
kazılan yollara yağmış

Çatıların altında uykularda
kim bilir neyle dövüşüyorduk
hangi sokağı dönerek
nereye gidiyorduk
düşlerin sokağına yağmış

Uyandım nemli sabaha
bardağımda buharlı çay
zerzevatçı köşe başında durmuş
yeşil soğan biber havuç
çiçek seralarının renk cümbüşü
eski bir İstanbul sandım zamanı
batık kentlerin surlarına yağmış

Tavus kuşu desenli perdeler gerisinde
kobra çiçekleri açıp solarken
hangi rüyada ekmek uğruna kavgalı
yar uğruna yardan düştüm
döşeğim sırılsıklam
üşümüşüm

uyandım
yağmış

Arife Kalender
-delibal-