SÖZCÜKLER – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT SÖZCÜKLER

Bir yaprak kıpırdasa gecede
Tutunur da dalında ağaca
Bir sözcük kıpırdar iki hece.
Ver eline aşırsınlar seni
Gözelerine ve çiftleşsinler
Melez ya da soylu türler döller
Türesin insanın köreldiği.

Bırak ki gemi azıya almış
Azgın aygırlar kısraklar gibi
Çizsinler kendi yokuşlarını.
Duy o baş dönmesini, devrilen
Ormanı uçan dağı yolunda
Tam göbeğine doğru Doğa’nın.

Bir çisenti başlasa gecede
Bir su damlasa sessizliğine
Sözcüklerdir sözcüklerdir yine.
Ama bir kan dökülmeye görsün
Kızarsa da toprağı dilinin
Cesetler kalır yerde upuzun
Kurşunlanmış ağıtlardan öte.

Oktay Rifat
-Çobanıl Şiirler-

HİZARCI – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT HİZARCI KIZIL ÇAM

Çam ağaçları da boy boy
İnsanlar gibi diyor hizarcı
Esmeri var sarısı var beyazı var
Çıralısı budaklısı
Kimi Kazdağ’dan gelir
Kimi Dursunbey’den
Kimi Kozak’tan
Çekersin ince beziri
Kızardıkça kızarır kızıl çam
Tahtalar da insanlar gibi
Diyor hizarcı
Dağlarını kokarlar gün boyunca
İçten içe ölürler yavaş
İki ağaç yıkmış hizarcı
Biçmiş ince uzun
Ölmemişler daha yaş.

Oktay Rifat
-Çobanıl Şiirler-

AYNA LAMBA VE GECE – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT AYNA LAMBA VE GECE

Yak lambamızı, boşluğundan merdiven
Altın bir çavlan gibi düşsün sofaya
Aynadan aynaya türkülerle göçen
Alev ölüleri gör atlı ve yaya.

İnce bir saman tozu döndükçe düven
Koltuğa minderlere yağsın masaya
Gel büzül eşiğinde Sonsuz’a güven
Alnını bölük pörçük yazlara daya.

Uzak gece denizlerinden savrulan
Bu liman camda, bu bağbozumu, harman,
Yine de yetmezse yaklaştır lambayı

Limonküfü saçların aynada hüzün
Seni bir yıldıza bitişik kıl payı
Dönülmez sevdalara götürsün yüzün.

Oktay Rifat
-Çobanıl Şiirler-