Yüzgörümlüğü – Can Yücel

YÜZGÖRÜMLÜĞÜ 12 AĞUSTOS 18

—gözünaydın çubukçu’ya

Yağmur duasına çıkmadan
Toprak kokusunu bekliyordum
Toprağın burnumda tüteceği ânı
Geldi O
Islak ayva tüyleriyle karışık
Bir fincan kahvenin kahverengi dumanı
Yeşili unutturan
Yeni bir yeşile peşrev
İri damlalarla düşen Sonbahar
Al sana bir yüzgörümlüğü

Can Yücel
-Mekânım Datça Olsun-

Can Yücel, (21 Ağustos 1926 – 12 Ağustos 1999) Anısına saygı ve özlemle..

Yaprak Dökümü

Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar
Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar.

Mevsim dönüp de yeniden yeşermeye başlayınca rüzgâr
Çıplağında o atın yine onlar koşacaklar
O çocuklar
O yapraklar
O şarabî eşkiyalar

Onlar da olmasalar benim gayrı kimim var?

Can Yücel
-Rengâhenk-

ASIRDÎDE – Can Yücel

CAN YÜCEL ASIRDÎDE

—Melih Cevdet’e

Yirminci yüzyılı yaşadık
Ama umut ama umutsuzluk…
Bu yaşayan ve yaşanan zaman birimi
Yarıda kesilecek sandık ilk kez tarihte
Ceolocik bir çağ sanki
Her yanı dağıtan bir çocuk,
Harpleriyle Hitleriyle Mitlerile
Hâlâ da bilmiyoruz ne yapacağını
Büyüyünce

Can Yücel
-Portreler-

Bir Resmin Karşısında – Can Yücel 

CAN YÜCEL NAZIMA

Nazım’a

Tasvir gibi bakma öyle yüzüme
Bakar gibi gökyüzüne
Mahzun mahzun
Mazlum, mazlum!..
Ölmekle silinir mi sandın,
Silinir mi, bre hâyin,
İnsanları sevme suçun?..

Diktim bahçeme üç nar
Ağam gelir bakar diye,
Gelmiş ki benden habersiz,
Bakmış ki onlara zaar
Üçü de açtı narların.

Can Yücel
– Çok Bi Çocuk-

 

GÜZEL’E – Can Yücel

33691402_1900608916615894_5452548874482745344_n

Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık.
Yalnız, senin küçücük elinle yalnızlık
Kandilli ilkokulu kadar kalabalık…
Zilleri çaldığında düşlerinin
Sınıfların kapıları ardına kadar açık,
Gökyüzünün, denizin, toprağın ve hayalle emeğin
Haklı sınıfları…

Belki de baskın korkusuyla, vefasız, akıntıya atılan
Kitaplar varya onlardan
Öğrenmiş Marx’ı, gümüş balıkları
Ve belki de onun için o kadar,
O kadar aydınlık ortalık…

Sen ki çiçekleri toplayan Güzelim,
Çicekleri sulayan çocuk
Ve ben ki buruk ve kavruk
Bir ihtiyar adamım artık
Öyle güzeldim ki senle, çiçeklerden çok…
Ve anladım, anladım ki bir daha :
Düşünde bile göremez işler
Düşlerin gördüğü işleri.

Can Yücel
-Umut Şiirleri Antolojisi-

 

AVCIOĞLU’NA – Can Yücel

CAN YÜCEL

Doğan’la bir tarihte
Bu, şimdi yaşadığım mor sahillerde
Üçer beşer yaşındaki oğullarını gördüydüm
Dudaklarında birer kibrit çöpü
Ve elleri arkalarında
Yürüyorlardı kumları tekmeleyerek
Babalarının arkasından…
Babaları da arkasında olup bitenden habersiz
Dudaklarının ucunda cigara, sarkmış öyle külü
Elleri arkasında yürüyordu kumsal boyunca
Düşünceli düşünceli
Memleketi nasıl kurtarayım diye
Ölmek için…

Can Yücel
-Portreler-

BUNAYDIN – Can Yücel

gece-vardiyasi4e895eaede5b0a3b1a403a0e0378a35b

Bir limon kalmış güneşten
Bi de daluçlarında buhur
Bulutlar ki kar
Bulutlar yağıyor
Dizdüşümlerime…

Bir tahtaboştasın loş
Sarmanlar gelip gidiyor
Silüsler beyazdan da yılan
Sen bu tipiden çıkmıyacan…

Bir limon kalsa da güneşten
Bi de ölümcül umut
Sen bu umuttan iflâh
olmaya
can…

Can Yücel
-Gece Vardiyası-