Bayan Nihayet’in Yaprakları – Buket Düzgen

BUKET DÜZGEN BAYAN NİHAYET İN YAPRAKLARI by Adelina N

Kimsenin kalbine dokunmayan iri cümleler,
bir noktada son buluyordu.
“Acıttınız!” demek isterdi Bayan Nihayet.
Oysa öfke gür, noktalar kesindi.
Susakalıyordu her defasında.
Sustura sustura öğretilirdi en çok, kadın olmak…
Bayan Nihayet de susar gibi gözüktü de, kalbi susmadı.
“Acıdı!” dedi biraz geç, ucu açık bırakılmış parantezlere.
Ve bir gün kuşlar dolmaya başladı içine maviler dolusu.
Beyaz yalanlar gibi beyaz hırsızlıklar da varmış;
Karalar bağlarken öfke, öyle çok mavi çaldı ki gökyüzünden.

Sayamayacak kadar çok
ve arsızca çaldı Bayan Nihayet…

Yastığının altına bakardı her sabah, duruyor mu diye düşleri.
Saklamak huyu oldu; fısıldardı düşlerini içinin yapraklarına.
Kanatlara benzerdi; yazarken uçar uçar, konardı bir kıyıya:
“Sakın düşlerinizin ağzına yalancı emzik vermeyin,
bir gün büyüyor; susmayacak kadar!”

Sayamayacak kadar çok
ve arsızca sakladı Bayan Nihayet…

Kanatmak yerine bir diğerini, hayatın oyunlarına sığınıyordu
Düşlerden, hafifletecek sözcüklerden, renklerden çekip alarak.
Hayatı öfkesiyle yoranlardan hesapsız,
Katlanmayı öğreniyordu önce kendine.
Bitimsiz bir çabaydı onun tahammülü.
Geniş bir düzlükte tepeler gibi görünürken öfke,
Hoyratça yürüyüp geçerken; saklanıyordu
Yitip gitmemek için.

Sayamayacak kadar çok
ve arsızca saklandı Bayan Nihayet.

Kaç denklemdi ki hayat?
Kim bilir kaç kez çözemedi Bayan Nihayet.

Buket Düzgen
-Hüznüm Çok Çalışkandı-

 Görsel: Adelina N.

Suyun Biriktirdiği – Buket Düzgen

AHMET UMİT AYRILIK KAVUŞMANIN BAŞLANGICIDIR

Güneş çağırır
Yağmur çözer
Rüzgâr dağıtır,
Sen suyun biriktirdiğisin
Kim bilir kaç damla,
kaç acı,
kaç yenilgi,
kaç yengisin.

Su damlar sızı birikir
Sen suyun biriktirdiğisin
Kim bilir kaç damla,
kaç sevinç,
kaç çığlık,
kaç susuşsun.

Damlaya damlaya koca bir hayatsın işte,
hem az hem çoksun…

Buket Düzgen
-Hüznüm Çok Çalışkandı-

Zamanın Tozu – Buket Düzgen

BUKET DÜZGEN ZAMANIN TOZU

Dilemek çocukluk düşü,
Dinlesem şimdi:
Sihirli bir lambası varmış zamanın,
Tozunu sildikçe anılar dökülmüş avcuma.

Aynalara sır vermek hayatın şakası sadece.
Sabrım benim, yüzüm!
Görmüyorum sanma eskimişliğini,
Geçtiğimiz yollar sana çizildi.
Hüznün gözbebeğinde oynayan çocuk,
Avcumuz küçücükmüş dünyanın acısına.

Dinmeyen mırıltım; sesim!
Tellerinde gezinen kuşlara söz verdim.
Aşk’la çözülecek içindeki şarkı.
Susalım mı şimdi?

Buket Düzgen
-Hüznüm Çok Çalışkandı-