AYRILIKTAN SÜZÜLMÜŞ BİR ŞARKI SÖYLE – Nihat Behram

AYRILIKTAN SÜZÜLMÜŞ BİR ŞARKI SÖYLE - Nihat Behram

Dal ucundan koparılıp alınmış
filizlerin iziyle,
kurt dalmış her birisi bir tarafa dağılmış
kuzuların hızıyla,
düşlerinden gözyaşıyla ayılmış
gelinlerin yüzüyle
ayrılıktan süzülmüş bir şarkı söyle!

Ayrılıktan süzülmüş bir şarkı söyle,
üşümüş de kızarmış körpe teni gibi bebeğin
tutuşsun ruhumun ürperişleri;
bileği incinmiş tayın acılanmış sesiyle,
göğsü yaralı kızın üleşilmez yasıyla,
unutulmuş büyüsüyle özleyişlerin
ayrılıktan süzülmüş bir şarkı söyle!

Ayrılıktan süzülmüş bir şarkı söyle;
varsın için için tütsün çilesinin isli dumanı,
yeter ki yandıkça közünde koyulaşan gönlümde
tutkunun sönümsüz ateşi kalsın;
ıssız mı ıssız, kırgın mı kırgın
ama süssüz ve kırışıksız bir ömrün anışlarıyla;
canhıraş çığıltısıyle kapana yakalanmış sakanın;
elde bıçak dualar fısıldanıp
alazlanmış boynu üç kez sıvazlanan kurbanıın
mahzun yapayalnız, çaresiz bakışlarıyla
ayrılıktan süzülmüş bir şarkı söyle!

Ah, çimeni çiğden şafağın nazıyla emziren sabah,
çıplak dalların arasında
denizden derin hüznüyle inleyen rüzgâr,
avunsun diye bıraktım kalbimi koynunuza
ayrılıktan süzülmüş bir şarkı gibi…

Ayrılıktan süzülmüş bir şarkı söyle,
solusun ruhumun uğultusunu,
ateşe doysun!

Nihat Behram
-Sayıklar Gibi Bir Şiiri-