Rabindranath Tagore ( 7 Mayıs 1861 – 7 Ağustos 1941) Anısına saygıyla…

Untitled-design-2019-05-18T120510.493

Ev – Rabindranth Tagore

Güneş, pinti bir yaşlı adam gibi
toplayıp giderken
altın ışıklarının
son kırıntılarını da ufuktan,
ben kırların ortasında,
patikada yürüyordum yalnız başıma.

Gün ışığı her geçen an boynunu biraz daha
alacakaranlığa eğiyor,
ürünü kaldırılmış ıssız tarlalar
uzanıp gidiyorlardı,
sessizliğin sonunu
bulacakları yere doğru.

Birden tiz bir çocuk çığlığı yükseldi göğe,
ama akşamın derin sükûnuna
bırakarak kendini
karanlıkta hemen kaybolup gitti.

Bomboş arazinin ucunda, çocuğun evi,
şeker kamışı tarlasının ötesinde,
Banana ağacının,
ince areca palmiyesinin,
Hindistan cevizi ve jack-fruit ağaçlarının
gölgeleri arasına gizliydi.

Yıldızların altında,
ıssız yol üzerinde bir an durup
önümde uzanan
ve beşiklerle, yataklarla dolu sayısız evi,
o evlerde
annelerin sevgiyle,
kaygıyla çarpan yüreklerini,
dünya için ifade ettikleri değerden habersiz
hoşnutluk içinde sürüp giden
genç hayatları
ve hepsinin üzerinde
akşamın son ışıklarını
geniş kollarıyla kuşatan
yeryüzünü gördüm.

Rabindranath Tagore
-Ayın Bitmeyen Çocukluğu-

Çeviri: Cahit Koytak

KIYIDA – Rabindranath Tagore

RABINDRANATH TAGOARE KIYIDA

Engin denizlerin kıyısında buluşur çocuklar,
suların üstünde, masmavi,
dipsiz, kıpırtısız göğün altında.
Dalgalar dur durak bilmeden çağıldar.
Ucu bucağı olmayan denizlerin kıyısında
bir araya gelir çocuklar,
dans eder, bağrışırlar.

Kumdan evler yaparlar kendilerine,
kavkılarla oynarlar.
Teknelerini kuru yapraklarla süsler
ve gülerek indirirler
derin ve engin denize onları.
Ucu bucağı olmayan âlemlerin
kıyısında
sürdürür çocuklar oyunlarını.

Bazıları yüzmeyi bilmez;
ağ atıp toplamayı bilmez.
Onlar kumlarla, kavkılarla oynarken,
inci avcıları dalar denize;
tüccarlar yelkenlilerle
uzak diyarlara gider gelirler,
yaşarlar, ölürler,
ama çocuklar değişmez.

Yassı çakıl taşlarını toplarlar
sonra dağıtırlar.
Gizli definelerin peşinde değildirler;
Ağ atmayı da henüz bilmezler denize.

Gülerek kabarır deniz.
Ve kumsal donuk bir gülümsemeyle
karşılık verir buna.
Ölümle yüklü dalgalar,
ninni söyleyen bir anne gibi,
anlaşılmaz türküler söyler çocuklara.

Dalgalar çocuklarla oynamak için
uzanır kıyıya,
kumsal donuk bir gülümsemeyle karşılık verir buna.

Ucu bucağı olmayan âlemlerin kıyısında
toplanır çocuklar,
ucu bucağı olmayan
denizlerin kıyısında;
yolu olmayan gökte dolaşır durur rüzgâr
gemiler gömülüp gider sulara,
bir iz bırakmadan arkalarında.

Ölüm kol gezer çevresinde çocukların
ve çocuklar
sonu olmayan âlemlerin kıyısında
sürdürürler oyunlarını;
sonu olmayan denizlerin kıyısında
gerçekleşir
büyük buluşması, bütün çocukların.

Rabindranath Tagore
-Ayın Bitmeyen Çocukluğu-
Çeviri: Cahit Koytak

©Sally Swatland