Mavi Şiir Korunağı – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL SUTÜVEN ŞELALESİ MAVİ ŞİİR KORUNAĞI
koru onu kutsal sutüvenim:
mavi göklerinle koru,
alnında köpüğün yılbırdasın
gökçe serpintin
dökülsün omuzlarından
çakıl taşları ser ıslak,
yürüdüğü yollar ışıldasın,
yaz mavisi otlarınla dokun
yüzünün aydınlığına,
büyülü ıssızlığını kat
tılsımına bürünsün harfler.
öpücüklü ipeğinle
süsle gömleğini ki,
ipekten ince olsun dili,
idalı şiir ecemin;
sularından saydam olsun
söylediği ezgiler…

Ahmet Uysal
-Eylül Ebruları-

Resim: Sutüven Şelalesi/Edremit/Balıkesir

 

NAZIM’A ÇINAR AĞACI OLMUŞTUM – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL NAZIMA ÇINAR AĞACI OLMUŞTUM

Geceydi, düşler içindeydim gene
Nerede olduğumu unutmuşum

Yüreğim bırakıp gitmişti beni
Ardından yılkı atı gibi koştum

Nasıl anlatsam sana o geceyi
Karlı dağlarda çıkılmaz yokuştum

Dağlar taşlar devrildi üzerime
Uçurumlarda yaralı bir kuştum

Kurulu düzen, şu bu yoktu artık
Aradığım o ülkeyi bulmuştum

Kalmasın diye oralarda yalnız
Nazım’a çınar ağacı olmuştum

Ahmet Uysal
-Sularla-

ŞAHABI* KOKUSU – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL EYLÜL EBRULARI

hayduşko** havasıyla
tez gidilir balkanlara,
sırtındaysa bedrettin hırkası.

‘şahabı’ üzüm kokusu
varsa ıslak kanatlarında
yaralı turnaların.

boynundan göğsüne sızmıştır,
duyarsın ve yoklatırsın sevdiğine
yerleri, gökleri…

yarım ay tutmuştur
ıssız yolunu serez’in.
sen hâlâ orda mısın sevdiğim.

tarazlı otlara benzeyen
türküler söylenir, çok eski
manastır patikalarında.

bağlar bozulmuştur, ay
dağlara indirmiştir avlusunu,
kırcaali yaralı kalmıştır.

ya sen kime kaldın,
a be deliyaz muhacirim,
kime kaldı deliormanlar !

Ahmet Uysal
– Eylül Ebruları-
*Şahabı-Niğde dolaylarında yetişen siyah üzüm türü..
**Hayduşko(horo) Bulgaristan haydut oyun havası..

KALBİM ÖREN YERİDİR – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL KALBİM ÖREN YERİDİR

temmuzlara benziyor nedense
bu yaz ülkemin kadınları,
süryanice mardin göklerine

kadınlara benziyor, hayret
bu yaz dağlarımın ırmakları,
mor böğürtlenler arasında
parıldayan çakıllarıyla

sevgiliye benziyor dilimdeki sözcükler
usulca salındıkça ağzımda

hadi hüsnü, hüzünlü
bir balkan türküsüne gidelim
şenlenmez nasıl olsa bu
selanik sabahı, selâ versen olur

sakin sığınağımdı o benim,
deli rüzgârlara attı kendini
esrik trakya toprağında

kayıp harputlu putumda
mübalağa cenklerde koruduğum
ölümcül asya tunduralarında

phasales adında batık kentimdi
yüzünün ıslak günbatımı, kalbim de
onun ıssız ören yeri

faslı şarkıcı kifaya’nın sesinde

Ahmet Uysal
-Şiirtüven-

Dilimiz Kızımızdır Oğul – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL ŞİİRTÜVEN

dilimiz kızımızdır oğul,
dedi dedem İda’nın eteğinde,
uzak tut kendini kara sözden,
boz balçığa batırma elini,
dilimiz kızımızdır oğul

ışıklı olsun dilimiz oğul,
geline benzesin teli duvağı,
sevgi seli ışısın saçlarında,
çöle çökeğe batırma,
ışıklı olsun dilimiz oğul,

sol yanını has tut oğul,
sevgilinle birlikte koru onu,
en güzel sevgilidir dil, sevgilin
yoksa, yok say yüreğini de,
sol yanını has tut oğul

kumsalın uzun olsun oğul,
upuzun olsun dil yatağın,
aşkla uzan üzerine aşkla,
sonsuza uzan, sonsuzluğa,
kumsalın uzun olsun oğul

Ahmet Uysal
-Şiirtüven-

bursa’da gece – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL BURSADA GECE    KOZAHAN

Orada , uzun bir sokakta,
Unutur yolunu zaman,
Duyumsarım: Hüsnü Züber
Konağında saklı gömü
Hüznün şiir sözlüğüdür.

Yosun rengi duvarlara
Dağılır suların ezgisi,
Bin yıllık ahşap evlerin
Dağladığı dudağımdan,
Erguvan harfler dökülür

Nazım’a benzeyen sözler
Güz yaprağıdır çınarlarda;
Sakin, nemli külliyeler
Ürpertir tenimi birden,
Bilinmezin izi görünür

Hâlâ eser o eski rüzgâr
Savurur tan pınarlarında
Yaz tülünü Kozahan’ın
Orada, her gece avlular
Bursa ipeğine bürünür

Ahmet Uysal
-bursa şiirleri-

RESİM: Kozahan / Bursa

Çingene Dörtlükler – Ahmet Uysal

131

ah, dokunur ilkyaz sonlarında
söylenen çingene ezgileri;
kırların kokusu karışır
sakız otlarından damlayan süte.
*
ot kokuyor yeni öpülmüş ağzı,
kır zambakları açılıyor göğsünde
eteklerinden patikalar geçiyor, yine
göçe hazırlanıyor çingene yazı.
*
sonsuzu sürükleyen sessizlik
tutuyor elimden yalın bir fısıltıyla;
upuzun uzanıyor saz dalından yatağıma,
büyülenmiş bir güldür o artık.

Ahmet Uysal

söz yağmur olur bursa’da – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL SÖZ YAĞMUR OLUR BURSADA MAHFEL KAFE

söz yağmur olur bursa’da
maksem’den yeşil’e doğru
savrulur gider rüzgârla

her gece gökdere’yle öpüşür
“mahfel kahve”nin oralarda
nice şairle görülmüştür.

tahtakale’nin eski evleri
gibi sokulur sisli sokaklara
kozahan’da inceltir ipeğini

98’de bir güz günü
bursa’ya uğradım da gördüm
şiirin yağmur olduğunu

Ahmet Uysal
-Acının Gümüşü-  Resim: Bursa Mahfel Kahve…