NİLÜFER – Ahmet Kutsi Tecer

NİLÜFER ÇAYI MİSİ AHMET KUTSİ TECER NİLÜFER

Ovaya ilkbahar çiçek serperken,
Her yıl tazelenen, taşan bir keder,
Üzgün Nilüfer’in derinlerinden
Bir titrek, hüzünlü sesle inilder.

Ne için bu güzel mevsimde Keşiş*
Dalgındır ve sular neden ürpermiş?
O zaman ırmaktan gelen inleyiş,
“Koynumda sarışın bir yâr gizli” der,

Mazinin yâdıyla artıp hüzünü,
Ne zaman kaplarsa suyun yüzünü,
Nilüfer, bir insan üzüntüsünü
Bir çiçek halinde suya meczeder.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-
* Uludağ’ın eski adı…

TÜKENMEZ GÜNDÜZ – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER TÜKENMEZ GÜNDÜZ

Bir gün ta içimden kopsa bir ateş,
Benliğim bir yanar seli andırsa!
Alevimden bir an kamaşsa güneş,
Bütün kâinatı nura bandırsa!

Yıldızlar şaşırıp seyranlarını,
Âlemler değişse devranlarını;
Yeniden yapmağa kalkıp yarını,
Tanrı parmağını ona bandırsa!

Renk, ışık, parıltı… Tükenmiş gündüz…
Saadet, içinde parlarken her yüz,
Unutulmuş, uzak, donuk her yıldız
Bu nurdan yepyeni gökler yandırsa!

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

BAŞBAŞA – Ahmet Kutsi Tecer

ahmet-kutsi-tecer-basbasa

İşte bir vazoda açmış iki gül,
İşte bir saksıda eşsiz kuşkonmaz.
Gülleri gördükçe gönlüm bir bülbül,
Saksıya baktıkça içimde bir haz.

Dışarda fırtına, uğultu, tipi;
Odada sessizlik tutulur gibi;
İşte o da geldi, evin sahibi,
Oturduk, eskiden konuştuk biraz.

Dışarda fırtına, tipi…Yerler kar;
İçerde başbaşa iki bahtiyar.
Onları ısıtan eski bir bahar,
Dışarda yepyeni bir kış, bir ayaz.

Ahmet Kutsi Tecer
-Nerdesin/Bütün Şiirleri-

GÜZELLEME – Ahmet Kutsi Tecer

ahmet-kutsi-tecer-guzelleme-bursa-yesil-camii-chaluk-comertel

Dün yine bir çini şehrini gezdim,
Bu geziş bir günden bile kısadır.
Her çini önünde bir ömür sezdim,
Bu seziş gönlümde bitmez tasadır.

Bir garip hulyaya nazım düşeli,
Gezdim yarı gamlı yarı neşeli,
Yerler gökler bütün çini döşeli,
Bu biraz Kütahya, biraz Bursa’dır.

Bir çağ güneşinde açılmış güller.
Bir zaman yelinde serviler inler,
Çiniden çiniye taşan sümbüller,
Asırdan asıra solmaz busedir.

Aşk doğar, bir çini gibi, nakışla,
Bir fırın içinde kalbi yakışla,
Çiniler, sevgilim, içten bakışla,
Aşkın destanından birer “kıssa” dır.

Okur gönlüm, okur aşkı ezberden,
Okuyup öğrenmiş, bilir mi nerden?
Diz çöküp önünde, kaldırdım yerden
Sevgilim, bu gönlüm çini kâsedir.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiiirleri-

İLK UYKULAR – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER İLK UYKULAR

Yıllar var, o zaman küçüktü göğsün,
Boğuşmak bilmezdin bu kuş tüyüyle,
Hulyanın ve yazın ve teneffüsün
Sihriyle uyuyan bir kızdın öyle.

Alsan da koynuna seher yelini,
Saçının vermezdin ona telini,
Elinin üstüne konan elini
Çekerdin ansızın bir ürpermeyle.

Ey şimdi boğuşmuş, yorgun, soluyan
Kumral kız! şu atlas yastığa dayan,
O hafif, hulyalı ilk uykulardan
Ne zaman, ne zaman uyandın söyle?

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

EYLÜL MEHTABI – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER EYLÜL MEHTABI

Seni anmadığım bir günüm var mı?
Eylül mehtabının tadı çıkar mı
Sen olmadan? Nerde kaldın bu gece?
Gözlerim dalıyor yola sessizce.
Ötede, denizde nurdan bir göl var
Ve sular oraya giden bir bulvar,
Yürüyor hayalim bu ay izinden,
Çağrıyor ruhumu sular enginden.
Gece ilerliyor, ay alçalıyor.
Kıyıda oturmuş keman çalıyor
Bir genç kız.. Bu kızı tanıyor ruhum,
Belki bir rüyadan hatırlıyorum.
O keman denizde bir dalgacıktır.
O genç kız sığdaki bir kayacıktır.
Çalınan besteyle ruhum enginde,
Seni görüyorum taşın renginde.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

MURADİYE’DE AKŞAM – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER MURADİYE D AKŞAM
Tırman, akşamlayın, Muradiye’den,
Uzaklaşan günün sesini dinle,
Bir kırık basamak, bir taş merdiven
Bekliyor çıkalım diye seninle.

Yalnız çıkacaksın şimdi…Bir revak
Altında oturup dinleneceksin.
Birden bir kumrunun sesi taşacak,
Günün arkasından söyleneceksin:

“- Temmuzdu, buraya geldik beraber,”
Akşam ne güzeldi, Tunca ne süzgün!
Nasılsa öyleydi eski çiniler,
İkinci Murad’ın koydurduğu gün.

Uzakta, ufukta, eski bir gaza
Bayrağı gibiydi eriyen güneş.
Siz ey susan taşlar, konuşsanıza!
Bizi de gördünüz o gün, iki eş.

Başbaşa dayanıp bu revaklara,
Eski bir zaferden kalan duyguyla.
Baktık, baktık, baktık o uzaklara,
Orada karıştık giden orduya.

Sonra birden yine döndük geriye,
Kosova’dan, Tuna’dan, Macaristan’dan.
Ben sustum, kendimi tutamam diye,
O sustu, kendini tuttu bir zaman.

Şimdi nerelerde bilmem? Onun da
Ardından dalıyor gözüm bu yerde.
Şakı, Kumru, şakı! Belki sonunda
Yerini söylersin bana, o nerde?

Tırman, akşamlayın, Muradiye’den,
Uzaklaşan günün sesini dinle.
Bir kırık basamak, bir taş merdiven
Bekliyor çıkalım diye seninle.

Ahmet Kutsi Tecer
1957
-Edirne’den Şiirler-  Resim: Tunca Köprüsü/Edirne

 

HER GECE – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER HER GECE

Her gece yumulan kirpiklerinde
Bir gizli lambanın ışığı titrer.
Kısılır, kısılır… Vaktin birinde
Kaybolur sessizce yüzünde bu fer.

İşte rüyalara bürünmüş oda;
Gençliğin, baharın, büyün orada.
Eğilip bakılsa bir naz, bir eda,
İçinde daima kim var beraber?

Belki pencerenden kayan bir yıldız,
Belki hayalinden geçen bir yalnız,
Belki ben… benden de yalnız kim, ey kız,
Ruhun benden yalnız değilse eğer?

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

 

Ocak Başında – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER OCAK BAŞINDA

Bir akşam yavaşça çalınır odan,
eşyaya bir nabız gelir ansızın.
Doğrulup üşüyen yastıklarından
Kapıyı bir titrek elle açarsın.

Bir hayal belirir, senin aşinan,
Tutup da silkiver omuzlarından,
Bir kadit olsa da bırak ki bir an
Seni buselerle koynuna alsın.

Ve hayal dönerken cehennemine,
Ardından kapıyı kapat da yine,
Ocağın önünde, kendi kendine,
Sessiz, ellerine bakarak ısın.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

Nerdesin – Ahmet Kutsi Tecer

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.

Ahmet Kutsi Tecer