GÜVERCİN – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER GÜVERCİN

Aylardır oklarla çevrilmiş hisar,
Güvercin süzüldü yıkık burcundan.
Görünmez yollardan aştı bulutlar,
Güvercin kayboldu ufkun ucundan.

Kaderin yamandır kalple oyunu,
Gönüldür oynayan âlemde bunu,
Ve gözler göremez ne olduğunu
Talihin fırlayan sert avucundan.

Bu emel ufkunda saadet bile
Geçemez geçtiğin bu sürat ile.
Kalbinden vurulan ey yolcu, söyle,
Mümkün mü kurtuluş okun ucundan?

Ahmet Kutsi Tecer
-Nerdesin-

RÜZGÂRGÜLÜ – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER RÜZGARGÜLÜ

Her yandan duyarım bir gül kokusu,
Meltemle dağıtır uzak bahçeler.
Günbatısı, poyraz ve gündoğusu
Cenup rüzgârları ruhumu çeler.

Bilmem ki nerede bu gizli bahar?
Nereden bu ıtrı alıyor rüzgâr?
İklimler dışında bir iklim mi var?
Ne fecir bir şey der, ne şafak söyler.

Gün olur çağırır beni her ufuk,
Sevdalar eline başlar yolculuk,
Elinde bir rüzgârgülü, bir çocuk,
Durmadan yüzüme bakarak üfler.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

NİLÜFER – Ahmet Kutsi Tecer

NİLÜFER ÇAYI MİSİ AHMET KUTSİ TECER NİLÜFER

Ovaya ilkbahar çiçek serperken,
Her yıl tazelenen, taşan bir keder,
Üzgün Nilüfer’in derinlerinden
Bir titrek, hüzünlü sesle inilder.

Ne için bu güzel mevsimde Keşiş*
Dalgındır ve sular neden ürpermiş?
O zaman ırmaktan gelen inleyiş,
“Koynumda sarışın bir yâr gizli” der,

Mazinin yâdıyla artıp hüzünü,
Ne zaman kaplarsa suyun yüzünü,
Nilüfer, bir insan üzüntüsünü
Bir çiçek halinde suya meczeder.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-
* Uludağ’ın eski adı…

TÜKENMEZ GÜNDÜZ – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER TÜKENMEZ GÜNDÜZ

Bir gün ta içimden kopsa bir ateş,
Benliğim bir yanar seli andırsa!
Alevimden bir an kamaşsa güneş,
Bütün kâinatı nura bandırsa!

Yıldızlar şaşırıp seyranlarını,
Âlemler değişse devranlarını;
Yeniden yapmağa kalkıp yarını,
Tanrı parmağını ona bandırsa!

Renk, ışık, parıltı… Tükenmiş gündüz…
Saadet, içinde parlarken her yüz,
Unutulmuş, uzak, donuk her yıldız
Bu nurdan yepyeni gökler yandırsa!

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

BAŞBAŞA – Ahmet Kutsi Tecer

ahmet-kutsi-tecer-basbasa

İşte bir vazoda açmış iki gül,
İşte bir saksıda eşsiz kuşkonmaz.
Gülleri gördükçe gönlüm bir bülbül,
Saksıya baktıkça içimde bir haz.

Dışarda fırtına, uğultu, tipi;
Odada sessizlik tutulur gibi;
İşte o da geldi, evin sahibi,
Oturduk, eskiden konuştuk biraz.

Dışarda fırtına, tipi…Yerler kar;
İçerde başbaşa iki bahtiyar.
Onları ısıtan eski bir bahar,
Dışarda yepyeni bir kış, bir ayaz.

Ahmet Kutsi Tecer
-Nerdesin/Bütün Şiirleri-

GÜZELLEME – Ahmet Kutsi Tecer

ahmet-kutsi-tecer-guzelleme-bursa-yesil-camii-chaluk-comertel

Dün yine bir çini şehrini gezdim,
Bu geziş bir günden bile kısadır.
Her çini önünde bir ömür sezdim,
Bu seziş gönlümde bitmez tasadır.

Bir garip hulyaya nazım düşeli,
Gezdim yarı gamlı yarı neşeli,
Yerler gökler bütün çini döşeli,
Bu biraz Kütahya, biraz Bursa’dır.

Bir çağ güneşinde açılmış güller.
Bir zaman yelinde serviler inler,
Çiniden çiniye taşan sümbüller,
Asırdan asıra solmaz busedir.

Aşk doğar, bir çini gibi, nakışla,
Bir fırın içinde kalbi yakışla,
Çiniler, sevgilim, içten bakışla,
Aşkın destanından birer “kıssa” dır.

Okur gönlüm, okur aşkı ezberden,
Okuyup öğrenmiş, bilir mi nerden?
Diz çöküp önünde, kaldırdım yerden
Sevgilim, bu gönlüm çini kâsedir.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiiirleri-

İLK UYKULAR – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER İLK UYKULAR

Yıllar var, o zaman küçüktü göğsün,
Boğuşmak bilmezdin bu kuş tüyüyle,
Hulyanın ve yazın ve teneffüsün
Sihriyle uyuyan bir kızdın öyle.

Alsan da koynuna seher yelini,
Saçının vermezdin ona telini,
Elinin üstüne konan elini
Çekerdin ansızın bir ürpermeyle.

Ey şimdi boğuşmuş, yorgun, soluyan
Kumral kız! şu atlas yastığa dayan,
O hafif, hulyalı ilk uykulardan
Ne zaman, ne zaman uyandın söyle?

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-