YANILGI ÇİÇEĞİ… – Mehmet Sadık Kırımlı

MEHMET SADIK KIRIMLI YANILGI ÇİÇEĞİYİM

işte buraya, pembe boyalı duvara
kapkara kalemle çiziyorum resmini sessizliğin
dalıp gitmişliğin halini ocak başında;
geçmişin aşk masalını anlatırken yaşlı çınar
avurtları çökmüş bulutlar yanaklarını önce beyaza
sonra sarıya boyarken karanfilî güneş, onu da
hüznün ortasına konduruyorum
baykuş fırtınasında

zaman duracak elbet aşağıda; dilin
sözcükleri kemirmesini bekliyorum. sesli-sessiz
ne varsa örneğin : sevişirken
kuşları, öpüşürken gülleri, kederli şiirleri
suskunluğun resmi olur mu demeyin onu bile…
tekneyi yoğuran hamuru, günahı çoğaltan suçu
hepsini, ama hepsini işte buraya…

faltaşına dönen gözlerimi
açıp uzaklara savuruyorum : akşam sefaları
şakayıklar ürkek çocuk adımıyla yollara dökülüyor;
vişne ağaçları gölgesine uzanıyor ıssızlığın
seyrediyorum, olgun kiraz gibi önüme düşüyor
acılar,
yalnızlık bukadar kötü dolanmamıştı dilime,
onu bile okşayıp sırtımda taşıyorum

ömrün içinden geçiyorum dur diyen yok.
sevgim düşünce kirpiklerinden
örselenmiş dudaklarını arıyorum hayatın. ellerim
ağzım değil ki; eski evin bahçesi, kazdıkça
içine düşüyorum çukurun; ölüm olabilir bu!
gecenin gözü kulağı yok! her şey upuzun bir karanlık.
hayatın önsözüne sığınıyorum ama o da…

yanılgı çiçeğiyim
n’olursun hayat kopar beni, kopar da kirlendiğim
şu alem soyunsun benden

Mehmet Sadık Kırımlı
-ağacına küsen yaprak(2007)-