AKLIN ERDİĞİ – Fazıl Hüsnü Dağlarca

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA AKLIN ERDİĞİ

Kuş elbet konacaktır, gökte durulmaz,
Kanadı al olsun, sarı olsun.
Yerin rahatı daha başka,
Yeşili daha uzun.

Taşlar elbet resimlenecek, mademki düz,
Mademki çizilebilir.
Nasıl çiçeklediyse rüzgârlar,
Oyduysa nehir.

Ağaç elbet yanacaktır sürtmekten,
Sudan ve meyvadan sonra.
Soğuklar ve karanlık için,
İnsanlara.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

GECE YARISI – Fethi Giray

FETHİ GİRAY GECE YARISI

Gel sen beni affet!
Anam, kardeşim, karım.
Şimdi gece yarısı,
Bu saatte ben kaldırımlarda olmalıyım.

Bu saatte,
Alnından öpmeliyim:
Evine ekmek parası götüren yetim çocuğu;
O ufacık, o çıplak ayakların sesinde,
Utanarak
Duymalıyım yokluğu.

Bu saatte,
Derdini bilmeliyim,
Şu köşe başında sızmış olan adamın,
Bu saatte ben,
Gözlerinde yaş olmalıyım,
Her ağlayanın.

Fethi Giray
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

HAREKET – Cahit Sıtkı Tarancı

CAHİT SITKI TARANCI HAREKET

Müzeden hoşlanmam,
Mezarlıkta işim olmaz,
Çarşı pazar dururken,
Nerde hareket ben orda.

Yolda olmalıyım yolda!
Yeni bir zafer attığım her adım.
Vapur mu tren mi kalkmalı
Ben biner binmez.

Es rüzgâr es!
Dönsün yeldeğirmeni!
Yelken rüzgârda yelken olur;
Bahar gelse gelse rüzgârla gelir.

Kadın raksederken güzeldir,
Bayrak dalgalandıkça,
Deniz köpürdüğü zaman,
İnsan ihtirasla yaşarken.

Cahit Sıtkı Tarancı
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

© Emine Tokmakkaya ..

GÖRÜNÜM – Tahsin Saraç

TAHSİN SARAÇ GÖRÜNÜM

Kopmuş köhne çağından bir deve
Kamçılar özlemini epeski çöllerin;
Aç umutsuzluklardan semiren bir çakal,
Ve sonra bir küf-yeşil, bir gece-yeşil,
En kutsal kavramlar adına ülke üzre
Anırır sakal sakal.

Ay yeller esişti, duydum
Aymaz
Gerçeğe varamaz.

Betikler sırt dönüşmüş, kin kuşalı her yalvaç
Çökmüş tüm yüreklere bir manda-kara
En sevgisizlik, en bağışlamazlıkla
Kalkıp bir de varacakmış Tanrı’ya.

Ak güller söyleşti, duydum
Yobaz
Tanrı’ya varamaz.

Öte yöre ezgileriyle esrikken, birden
Sıyrılır çığ yığınlar
Karanfil uykulardan.
Karasoylu yazgısınca ve açar ışık ışık
Tomtok o giyimli baharlara uzanmış
Emekçi eller, orman.

Ak düşler iletti, duydum
Yalan
Sonsuza varamaz.

Uyduruk özgürlüğünde anamalcı düzenin
Ayrımcıklar yüzünden tekelci bir toslaşma
Aklığa yumruk sıkan, bilinçsiz.
En doğulu kurnazlıkta her şey satıcıları
Hep gizlice surlardan anahtar sarkıtırken
Geceye karşı yine
bu kenti biz bekleriz.

Ak kuşlar ötüştü, duydum
Bağnaz
Erdeme varamaz.

Tahsin Saraç
-20 Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

ŞU YOKSUL, IŞIKSIZ SOKAKLARDAN – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU

Şu yoksul, ışıksız sokaklardan geçerken akşamüstleri
Elimde yiyecek filesi, evime doğru
Siliniyor sanki zihnimin yorgunluğu
Isıtıyor halkımın ozanı olmak duygusu içimi

Yıpranmış ellerinde bir sokak çiçekçisinin
Bir kırmızı gül gibi

Ataol Behramoğlu
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-