GÖRÜNÜM – Tahsin Saraç

TAHSİN SARAÇ GÖRÜNÜM

Kopmuş köhne çağından bir deve
Kamçılar özlemini epeski çöllerin;
Aç umutsuzluklardan semiren bir çakal,
Ve sonra bir küf-yeşil, bir gece-yeşil,
En kutsal kavramlar adına ülke üzre
Anırır sakal sakal.

Ay yeller esişti, duydum
Aymaz
Gerçeğe varamaz.

Betikler sırt dönüşmüş, kin kuşalı her yalvaç
Çökmüş tüm yüreklere bir manda-kara
En sevgisizlik, en bağışlamazlıkla
Kalkıp bir de varacakmış Tanrı’ya.

Ak güller söyleşti, duydum
Yobaz
Tanrı’ya varamaz.

Öte yöre ezgileriyle esrikken, birden
Sıyrılır çığ yığınlar
Karanfil uykulardan.
Karasoylu yazgısınca ve açar ışık ışık
Tomtok o giyimli baharlara uzanmış
Emekçi eller, orman.

Ak düşler iletti, duydum
Yalan
Sonsuza varamaz.

Uyduruk özgürlüğünde anamalcı düzenin
Ayrımcıklar yüzünden tekelci bir toslaşma
Aklığa yumruk sıkan, bilinçsiz.
En doğulu kurnazlıkta her şey satıcıları
Hep gizlice surlardan anahtar sarkıtırken
Geceye karşı yine
bu kenti biz bekleriz.

Ak kuşlar ötüştü, duydum
Bağnaz
Erdeme varamaz.

Tahsin Saraç
-20 Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

ŞU YOKSUL, IŞIKSIZ SOKAKLARDAN – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU

Şu yoksul, ışıksız sokaklardan geçerken akşamüstleri
Elimde yiyecek filesi, evime doğru
Siliniyor sanki zihnimin yorgunluğu
Isıtıyor halkımın ozanı olmak duygusu içimi

Yıpranmış ellerinde bir sokak çiçekçisinin
Bir kırmızı gül gibi

Ataol Behramoğlu
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

SONDAN BİR ÖNCEKİ ÇARŞAMBA – Hasan Hüseyin Korkmazgil

hasan-huseyin-korkmazgil-sondan-bir-onceki-carsamba

Uyuyup uyuyup uyanıyorum
hah diyorum
herhalde tamam
yağmur yağmayagörsün zifiri karanlıkta
şimşekler çiziçizivermesin penceremin camını
ışıklar kararmasın tren kalkarken
hah diyorum
herhalde tamam

ağaçlara bakıyorum her bahar
ağaçlarda bir telâş bir telâş soluksoluğa
böcekler geziniyor damarlarımda
hah diyorum
herhalde tamam

sigaram bitse geceyarısı
iki kişi karanlıkta birşeyler fısıldaşsa
iki beygir boşansa koşumlarından
bir it kırsa zincirini durup dururken
koşaradım geçenler olsa bulvardan
şunu buna onu ona sarılır görsem
biri bir mantar tabancası patlatsa
bir gazeteyi birkaç kişi birden okusa
uzun uzun düdükler – betonda kahkahalar
hah diyorum
herhalde tamam

durmadan büyüyor büyüyor saksıda çiçek
sıcakların ardından soğuklar geliyor çıkıp
yerelması büyüyor da büyüyor yerin altında
her sabah yeni yeni kitaplar vitrinlerde
gazeteler koca koca başlıklar çekiyorlar
biri bir heykele nutuk çekiyor
biri şifreli bir telgraf çekiyor
cankurtaran geçiyor vınlayarak
hah diyorum
herhalde tamam

ve günler böylece gelip geçiyor
ne it ne at ne yağmur
ne saksıda durmadan büyüyen çiçek
ne vurulan kapım ne çalan zilim
hiçbiri hiçbiri getirmiyor bana
yıllaryılı beklediğim o güzel günü

Hasan Hüseyin Korkmazgil
-20.Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi-

Bizi Bize Getirdin – Behçet Kemal Çağlar

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR BİZİ BİZE GETİRDİN                                                 ANKARA ÇUBUK 2013

Bozkır sabahında yanan alnımı
Kıyı akşamında buza getirdin

Kaya gibi bomboş dikilen gibi
Mahzen gibi oyup dize getirdin

Bu ilk konuşması elbet kekeler
Dilsizimi yeni söze getirdin

Cennette ne varsa vadettin bize
Cennette ne varsa bize getirdin

Yokuşta burkulan dizi okşayıp
Sarıp sarmalayıp düze getirdin

Çamurlu sulara eğik dudağı
İçmesi beklenen öze getirdin

Ey benim kaybolan koyunum diye
Susamış gönlümü tuza getirdin

Bir sen altüst ettin okyanusumu
Dipte uyuyanı yüze getirdin

Behçet Kemal Çağlar
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-