Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 17

17

Düşünüp gölgeler avlarken derin yalnızlıkta ağlarla.
Uzaksın sen de, ah öyle herkesten uzak daha.
Düşünüp, kuşlar salıp, imgeler dağıtıp
lambalar gömerken.
Uzaksın öyle, sis çanı, orada, öyle yukarda!
İniltileri boğan, karanlık umutlar öğüten gece,
o sessiz değirmenci
yüzükoyun geliyor sana kentin
uzaklarından.

Varlığın bir başka, yabancı şey bana.
Düşünür, dolanırım uzun uzun, senin önünde
yaşamım.
Kimsenin önünde değil yaşamım, buruk yaşamım.
Denize karşı çığlık o, taşlar arasında,
buğusunda denizin çılgın ve başıboş koşarken.
Çığlık, o kara coşkunluk, ıssızlığı denizin.
Göğe doğru çekilirken coşkun ve yaman.

Sen, kadın, neydin orada, hangi dalı, hangi dilimi
bu sonsuz yelpazenin? Uzaktın şimdiki gibi.
Ormanda yangın! Mavi haçlarla yanıyor.
Yanıyor, yalazlanıp yanıyor, parıldıyor ışık ağaçları
halinde.
Devrilip göçüyor çatırtılarla. Yangın. Yangın.
Ve ateş yongalarından yaralı ruhum hora tepiyor.
Seslenen kim? Yankılarla doluşmuş bu sessizlik ne?
Özlem saati, sevinç saati, kimsesizlik saati,
hepsinin içinde benim saatim!
Bir boru ki içinden rüzgâr şarkılarla geçmede.
Vücuduma düğümlü bir ağıtlar tutkusu.

Sarsılışı bütün köklerin,
baskını bütün dalgaların!
Yuvarlanıyordu sevinçli, üzgün, sonu gelmezcesine
ruhum .
Düşünüp lambalar gömerken o derin yalnızlıkta.
Kimsin sen, kimsin?

Pablo Neruda
-20 Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı
Çeviri: Sait Maden