aşk da yorulur – Mehmet Sadık Kırımlı

MEHMET SADIK KIRIMLI AŞK DA YORULUR

akşamdı gönlümce yürüdüm yolda
gençliğime rastladım
sırtında çok ağır bir yüktü gece

baktım sorguya çekilmiş devrimciydi
karşısına önce ruhunu sonra yalnızlığını
en önemlisi aşkını oturtmuştu, doğru
yanlış ne var anlatıyordu yaptıklarını

ikiye katlanan hüznümü alıp yürüdüm
gözyaşıyla ıslak kurumuş nehir yatağını
saçak altında kuş yavrusu gibi ürkek
ve yoksul insan kalabalığını gördüm

gözlerim yağmurdu yağdı tutamadım
gece yalnızlığını bırakıp gitti bana
hasta bir serçeye nefes bile olamadım
bayramı vardı kana susamış insanların

şaşkın hayat ansızın çöktü üstüme
sabahın körü kulaklarımda şakıdı
aşka kilitli kapıyı bir türlü açtıramadım
başka mevsimlere sakladım acılarımı

menekşeler solmasın diye karardım
zenci oldum Afrika çöllerine kumlara
serptim yüreğimi kanattım fırtınaya karıştım
savrulduğum yerde seyirciydi zaman
kahroldum

kendime dedim ki kendime yorulduğum
kadar aşk da yorulur elbet gidip gelerek
iki kalp arasında

Mehmet Sadık Kırımlı
-aşk da yorulur (2015)-