KARAADA DEFTERİ – İlhan Berk

İLHAN BERK KARAADA ©Mehmet_Kuscuoglu

I
Karaada
Kentin neresindeyim? Karları küreyorduk. Kadırgaları çekiyorduk. Sıkmıştı gök. Deniz. Otları görmeye gidiyorduk. Halikarnassos otlarını. Seni gördüm. Kalabalık çarşılar gibiydi güzelliğin. Seni yosunlar, ilkyazlar, evler, çayırlarla çırptım topladım seni. Kesildi denizden gelen sesler, Düştü adın dik burunlara. Sıcaktı hanlar.

-Rüzgâr diye bağırdı sahil kolcuları. Rüzgârı çevirip.

Deniz dibi haritalarına bakıyordum, suyun evinde. Karaada’nın oralarda.

II
Su Çocuk Çimen

Evi çıktım. Aşağılarda su biçimleniyordu. Önünden. Hazırlıyordu çılgınca kendini.
-Burdayım!

Diyordu çocuk, taş sandukasının içinde. Işımış yüzü.

Bıraktım gün döndü.

III
Göl Saatleri
Gök geçiyordu. Ağır ve aptal. Bir peygamberçiçeği pencereyi delip geçti.

Rüzgârı araladım
“Göl Saatleri”ni okuyordum.

IV
Kül
Künyesini yazıp bırakmıştı güz. Rüzgâr pörsümüş, yüzü düşmüştü atların. Geçmişti uykusuz keşişler. Çaprazlar konmuştu rüzgârlar üstüne. Onlar kımıldıyordu beyaz taşlar üstünde.
Çin’den puhu kuşları mı gelmişti?
-Gece!
Diye bağırdım.
Durup baktı bıçak satıcıları.

Bir ozanın küllerini yakmaya gelmiştim.

İlhan Berk
-Atlas(1976)-

©Mehmet Kuşçuoğlu / Karaada