DÖNGÜ – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT DÖNGÜ AFŞAR TİMUÇİN DEĞİŞMELER KALMALAR

Güzel günlerle esrimiş yörüngede
Rıhtım ve aynalar o ayrı ülkede
O çam dalı, yakın deniz, ufak masa
Kesilmezse bu çalkanış, durulmazsa,
Döner, döner, ortasında Güneş Anı,
Gökleriyle döner havuz, döner yonu,
Rüzgârında uçar kâğıt, susar kalem,
Döner avuç ve el şiirdedir nemi,
Döner Aslı, döner Kerem.

Akşamsa akşam hep, yanar bulut, batı.
Kalır konduysa kumsala, uçan martı.
Yağar yağarsa dinmeden, dinen yağmur
Vurur yeşil pancur vurur bin yıl vurur,
Ayrılır maviden altın, sular, bahçe
Yıldız dolar, döner yaprak, döner gece,
Rüzgârında döner kâğıt, döner kalem,
Bu sessiz döngüden yok öyle gitmece,
Döner Aslı, döner Kerem.

Oktay Rifat
-Dağın Orda/Yeni Şiirler(1973)-

KARAADA DEFTERİ – İlhan Berk

İLHAN BERK KARAADA ©Mehmet_Kuscuoglu

I
Karaada
Kentin neresindeyim? Karları küreyorduk. Kadırgaları çekiyorduk. Sıkmıştı gök. Deniz. Otları görmeye gidiyorduk. Halikarnassos otlarını. Seni gördüm. Kalabalık çarşılar gibiydi güzelliğin. Seni yosunlar, ilkyazlar, evler, çayırlarla çırptım topladım seni. Kesildi denizden gelen sesler, Düştü adın dik burunlara. Sıcaktı hanlar.

-Rüzgâr diye bağırdı sahil kolcuları. Rüzgârı çevirip.

Deniz dibi haritalarına bakıyordum, suyun evinde. Karaada’nın oralarda.

II
Su Çocuk Çimen

Evi çıktım. Aşağılarda su biçimleniyordu. Önünden. Hazırlıyordu çılgınca kendini.
-Burdayım!

Diyordu çocuk, taş sandukasının içinde. Işımış yüzü.

Bıraktım gün döndü.

III
Göl Saatleri
Gök geçiyordu. Ağır ve aptal. Bir peygamberçiçeği pencereyi delip geçti.

Rüzgârı araladım
“Göl Saatleri”ni okuyordum.

IV
Kül
Künyesini yazıp bırakmıştı güz. Rüzgâr pörsümüş, yüzü düşmüştü atların. Geçmişti uykusuz keşişler. Çaprazlar konmuştu rüzgârlar üstüne. Onlar kımıldıyordu beyaz taşlar üstünde.
Çin’den puhu kuşları mı gelmişti?
-Gece!
Diye bağırdım.
Durup baktı bıçak satıcıları.

Bir ozanın küllerini yakmaya gelmiştim.

İlhan Berk
-Atlas(1976)-

©Mehmet Kuşçuoğlu / Karaada

hammal şakire ketenhelvacı mânileri – Attila İlhan

ATTİLA İLHAN HAMMAL ŞAKİRE KETENHALVACI MANİLERİ

konaktan taş attım denize
pasaport’a gitti yüze yüze
eş menend yok helvamıza
elvan elvan ketenhelvam
—vay kaymak vay

tırhan mı tırpan mı yanaşır
koca izmir’i sırtında taşır
bubam köylü hammalşakir
burmabıyık ketenhelvam
—vay kaymak vay

ayaklar yalın ensede hörgüç
otuz ramazan tuttu oruç
şakir’in derdi bir çift pabuç
bulut bulut ketenhelvam
—vay kaymak vay

sırmadan olsun kaytanı
silme kabara tabanı
yumurta topuk dini imanı
allah allah ketenhelvam
—vay kaymak vay

bu ahval koydukça koydu fakire
kalayı bastı kibar şiire
sıcacık beş mâni hammal şakir’e
zehir zıkkım ketenhelvam
—vay kaymak vay

Attila İlhan
-yağmur kaçağı-

II. Misilleme – Metin Altıok

METİN ALTIOK MİSİLLME CRANES

Sen ki şiirin kilit diliydin
İmgeyle gerçek arasında
Gidip gelen pericik
Sen Cemal Süreya
Benzersiz ve depreşik
“Bir misillemeydin” dünyaya.

Şimdi sen öldün ya
Sanki eskimiş gibi
Her şey yarı yarıya
Kuşkuyla bakıyor herkes
Çevresindeki eşkiyaya
Görünmeyen bir yan arıyor.

Sen ağıtını kendi yakan
Mazlumun süren kökü
Bak ürperiyor durgun sular
Ve doğuda yerde
Derin bir meşelikten
Avaz avaz geçiyor rüzgâr.

Şimdi sen öldün ya
Yumuşacık bir çizgi
Ediniyor avuçlarına
Yeni doğan çocuklar
Artık sevda yazgılarını
O çizgiden okuyacaklar.

Bilmiyorum bir turnadan
Acaba kaç şiir çıkar
Ama senin şiirinden
Kalkan turnalar
Mutlaka bir halkın
Solgun tarihine konarlar

Metin Altıok
-Cemal Süreya İçin
Beş Şiir / Süveyda-

Kısa Kanat – Arife Kalender

ARİFE KALENDER KISA KANAT

İçimin bir kanadı
orantısız büyümüş ölüme ve aşka

edep sopalarıyla öldürdüğüm hevesler
keskin bir kılıcı damarında gezdiren
örtük bir ihanetti aslında

akşama kadar ayıplarımı gözlediler
bacaklarıma baktılar önce
bacaklarım attı
sırtıma ağır yüklediler

rüzgâr yarattım, esti içimdekiler
kanadımın bir ucu doğuştan kesik
uzun uçamazdım, dikenime saklandım
bu yüzden kekelerim bazen
acıklı türküleri söylerken

İçimin bir kanadı
orantısız büyümüş ölüme ve aşka

ben o masala hiç çıkmadım Rapunzel
saçlarıma tırmadılar, saçlarım suç
gibi boğazıma dolandı da kesti Gülten
ben de kestim kara
alın sizin olsun edep siz
dedim kan ve kir içindeyken

İçimin bir kanadı
yok

Arife Kalender
-Yağmur Sandım Kendimi(2018)-