SONSUZLUK BİLGİSİ – Bejan Matur

BEJAN MATUR SONSUZLUK BİLGİSİ

Eskidenmiş
Sonsuzluk, bizden dışarda ve içerde
İkili bir sessizlikle
Bahşedermiş dinginliği

I
Yıldızların karanlık bir rahimde doğmadan
Durmaları gibi
Öylece asılı ve ışıklı
Safmışım ben.
Safmışım ve şiir öyle varmış.
İçime yıldız ışığıyla
Bir dövme yaptırmak istediğimde
Tanrı kızdı.
Ve kaldım.
Her beyazlık çağırdı beni.
Dedi ki;
Yumuşaksa eğer tenin
Başka bir şey olur senle
Aşk olur mesela ve bu zordur.
Aşk olur ve bu çok zordur.

II
Her şey yolunda gittiğinde kalır kalp.
Donmuş bir göl gibi tıpkı.
İçimdeki genişliğe dedim ki,
Sonsuzluk benden çıkan ve bana dönen değil,
Benden çıkan ve bana dönmeyendir.

Dönmeyendir sonsuzluk.

III
Prusyalılar acaip bir simetriyle kurduklarında şehirlerini
Tanrı’nın geniş kalbini düşünmüşlerdi.
Ve biliyorlardı, kıyısında ağaçlar olan bir göl
Her millete iyi gelir.
Ama gel gör ki,
Orada, o göle yansıyan simetride boğuldu tarih
Aklın simetrisi ve dalganın kırık kalbinde
Yıkıldı ihtişamı iyiliğin.
Ve düzen bozuldu
Ve o günden sonra
Sonsuzluk bizden koptu
Ve o günden sonra sonsuzluk
Geri dönmedi.

Bejan Matur
-Tanrı Görmesin Harflerimi(1999)-

©Alexander Trashin

Sessiz Saat – Ahmet Günbaş

84921808_2980211821988926_1245878731629658112_o

Göç yollarında yanıldım hepsi bu
Gölgemle dalaştım biteviye
Kuşlarım topluca sonsuzu uçurdu
Bağışladım kanatlarımı dost diye diye

Dalgınlığımı çiğniyorum şu sıralar
Yenik askerlerle paylaşıyorum suyumu
Kelepir pazarlarda kırgın tezgâhtar
Top top hüzünler satmaktan yoruldu

Uykusuzum uykusuzum uykusuzum
Çanlarınızda uğuldayan bir kibir
İçimin çatlaklarına sızıyor tadım tuzum
Ölüyü ağlatma seanslarınız başlayabilir

Sünepe bir ressamın elinde şimdi
Üç günlük ömrümün son rötuşları
Bulutlar hışımla göğsüme indi
Soluğum ürkütmüyor yokuşları

Yenice sürüldüm bahar katından
Kazandı savaşı yel eğirmeni
Kirli galoşlarından sıyrıldığın an
Ölüm, ey sessiz saat, sobeledim seni

Ahmet Günbaş
-Çağlaçakır-

SENİN AŞKIN KIRMIZI MIDIR – İlhan Berk

84954883_2980177461992362_574177324350570496_o

Senin aşkın kırmızı mıdır
(Aşk, o duvar saati)
Yeniden derinden anladım artık
Senin aşkın kırmızı

Senin yüzün gece midir
(Yüzün, o küçük su yolları)
Bütün renkler ezberimde de söylüyorum
Senin yüzün gece

Senin sesin akşamüstleri mi
(Sesin, o deniz kıyısı)
Bütün sesleri yaşadım da biliyorum
Senin sesin akşamüstleri

Senin gözlerin Göl Saatleri mi
Gözlerin o Dünyanın En Güzel Arabistanı
Bütün kitap adlarını düşündüm
Senin gözlerin Göl Saatleri

İlhan Berk
-Bakmak Aşktır/
Güzel Irmak(1992)-

Ömer Hayyam – Rubailer

84166250_2980110631999045_6104952826197180416_o

Benden Muhammed Mustafa’ya saygı ve selam:
Deyin ki, hoş görürse, bir şey soracak Hayyam:
Neden Yüce Efendimizin buyruklarında
eşki ayran helâl de güzelim şarap haram?
*
Benden Hayyam’a selam söyleyin demiş peygamber;
Sözlerimi yanlış anlamışsa çiğlik eder:
Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki
Hamlara haramdır, doğru, ama olgunlar içer.

Ömer Hayyam
Rubailer
Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu

BAHÇEYE ÇIKIŞ – Dilek Değerli

DİLEK DEĞERLİ

—Biz gerçeği bahçede bulduk. /Furuğ

Birleştirince kırık parçalarını kabuğumun
kendi yüzüme döndüm,
delik deşik kadavra oldu anılar.

Mahkeme çıkmazıydı
doğduğum sokağın adı,
bir buluta saklanır gibi
girerdim masa damlı evime.
Gençliğin dört yapraklı odasında
biriktirdiğim düş çıralarıydı
tutuşturan asi rüzgârlarımı.

Bir kaplumbağa büyüttüm
kabuğumun altında esmer
ateş fanusu düşse de zindanımdan
kendi ateşimde yürüdüm
o cehennem bakışlı şehrin
vişne çürüğü dudağını öpmeden.
Korkuyu söndürdüm damarlarımda,
kokmuyor artık kokarca.

Kırdım saatleri sonunda
çıkardım kaplumbağayı
otların kadife sessizliğine
parmaklarım arsız nane kokusu
ateş böceği yağmuru başımda
girdiğim şiirden munis bir bahçe.

Dilek Değerli
-Yorgun Ruhlar Korosu-

© Kostadin Madzharov .