BENİM AKŞAMLARIM – Ziya Osman Saba

ZİYA OSMAN SABA ©Ohara Koson

Bütün gün sokaklarda sürünen ıstırabım,
Artık yorgun bir anne olur da akşamları,
Diz dize otururuz sürmelenince kapım.

Odamın, dışarıyı gözetleyen camları,
Siyah bir mürekkeple boyanır yavaş yavaş,
Üstüne bir de ay çizer bir Japon sanatkârı.

Ellerim buzlu suda, alnımda serin bir taş.
Aynalarda can verir mehtaptan bir kelime:
Sanki loş kuyulara süzülür bir damla yaş.

Vücudumu yatakta bekleyen ecelime,
Takatsiz adımlarla yaklaşır sinsi sinsi.
Şimdi uzak bir başı araştıran elime,

Hırlayarak sürünür siyah bir pisi pisi.

Ziya Osman Saba
-Kitaplara Girmemiş
Şiirleri-

©Ohara Koson

Ziya Osman Saba, (30 Mart 1910 – 29 Ocak 1957) Anısına..

ZİYA OSMAN SABA 29 OCAK 2019

YERYÜZÜNDE

Bir dikili ağacım olaydı yeryüzünde,
Akasya, hurma, kavak.
Sığınmak için gölgesine
Bir dal, yaprak yaprak…

Kuzeyden mi, güneyden mi, bir rüzgâr,
Hem serin, hem sıcak.
Yorgun düştüğüm zaman
Terimi kurutacak.

Bir kadın, boyu bosunca,
Göz, ses, el, ayak.
Kâh giyimli karşımda,
Kâh çırılçıplak.

Sarışın, esmer, çelimsiz, tombul,
Yarın, öbür gün tek odama dolacak.
Kız mı, oğlan mı bilir miyim,
Bilir miyim kaç çocuğum olacak?

Bir ağaç gölgesi, bir rüzgâr öteden,
Allahım! Dünyadan bir karış toprak,
Kavgasız, gürültüsüz, üstünde
Mesut olunacak.

Ziya Osman Saba
-Nefes Almak-

BEKLENTİ – Can Yücel

CAN YÜCEL BEKLENTİ

Yeşil bir ses çalacak şimdi kulağımda
Beni dünyaya bağlayan o ip o ipince
Sonra koptu kopacak
Çentikli bir yaprak
Topraklara uça uça
Bir Çin uçurtması
Dallara takılacak
Kaça kaç oynayacağım çatalında
Yarda, darda, cehennem korlarında
Belki de Bavyera’dan
Zümrüt bir ses çalacak kulağıma
Yeşil bir nefes
Memelerinde kulaklarımın
Çın diyecek
Çınnn!..
Kaçın kurrasıyım ben
Karacaoğullarından
Dünyaya artık dönmeyecek bir dönek

Can Yücel
-Gece Vardiyası-

ANILAR ÇEŞİTLEMESİ – Adnan Yücel

ANILAR ÇEŞİTLEMESİ - Adnan Yücel

Anılar vardır acı bir şarap gibi
Her damlası bir yere dökülmüş
Ne bir ses verirler geçmişten
Ne de geleceğin kollarına uzanırlar
Yanlışlar karanlığında birbaşlarına
Anılmazlık batağına batmış anılar

Anılar vardır ecelsiz ölümler gibi
Her saniyesi bir acıya karışmış
Anıldıkça denizler durur
Ufuklar susar
Gökyüzünde yıldızlar sızlar
Yorgun gülüşlere yatmış anılar

Anılar vardır baharda leylak gibi
Her çiçeği çoğalmayı kuşanmış
Önünde çılgın bir ateş
Ellerinde yağmur ve rüzgâr
Korkuları güzellikten atmış anılar

Anılar vardır sonsuz yaşanan
Öz be öz kardeşleridir doğumların
Acılar da içindedir
Çoğalmalar da
Yüreğin doruğunda dururlar her zaman
Dağlar onlarla şiirleşir dillerde
Onlarla çiçeklenir kırlar
Yaşamı sonsuzluğa katmış anılar

Adnan Yücel
-acıya kurşun işlemez-

SAYIKLAMALAR – Sennur Sezer

SAYIKLAMALAR - Sennur Sezer
I
Bıçağı
sıcağı durduran sancılarımdan
bilirim.
Tanırım parlaklığını
bir damarın yanıbaşında
şuramda
durup durup kıpırdar
gecenin ucunda.
Yönetir saati : ‘Sabaha çok var daha.’
yorar uykuyu
sesi sınar
bilirim…
Hemen yanımda o dipsiz kuyu
o sarp duvar.

II
Bir bitse de
sonra konuşsak olup biteni
Ben o dayanılmaz müziği
ve ışığı geçitin hemen ucundaki
Sen üzüntüsünü dostların
ve küçük dedikoduları:
dağınıklığım için söylenenleri
… odamdaki örümcekleri.
Bir bitse de…
gözüm arkada kalacak yine
kucaklayamadım yoldaşları…

Bitse… bitse de
ayrı ayrı yolculukların günleri gibi
konuşsak olup biteni.

Sennur Sezer
-Dilsiz Dengbêj(2001)-

DÜŞ AĞIRLIĞI – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN DÜŞ AĞIRLIĞI

Perdeler kapatılır geceye eskiyen saatler
vurur uzak çanlarda – gün biraz daha geçer

Bir adım daha yürüsen akşam olacak
Bir adım daha koşsan kapanacak geçitler

Bir yabancı gibi vurur cama aydınlık
Sessizce günün son şarkısını söyler

Yüreğinde bir ışık parlar uzak sularda
Tutsaklığı bir bitmezliğe boğar bekleyişler

(Yatağında ağlar durur Züleyha
Yusuf zincirlerinden kurtulmak ister

Yusuf bakar duvara Züleyha hıçkırır
Duvarda bir bitişi özleyip durur hançer)

Gün yol verir akşama aşılmamış saatler
Döner durur çanlarda – gün biraz daha geçer.

Afşar Timuçin
-Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz-