AKYAZMANIN AĞIDI – Gülsüm Cengiz

GÜLSÜM CENGİZ YAZMANIN AĞIDI

Yazmasıyım bir kızın
on beş yaşında
ceylan bakışlı, keklik sekişli
bir kızın yazmasıyım
elleriyle işlediği.

Ne öyle serin pınar başında
ne sümbüllü bağlarda
yazmasıyım bir kızın
hasat vakti bir kamyonun kasasında
terlerini çekip çekip sildiği.

Yazmasıyım bir kızın
derlenirken menekşeler her bahar
koyup ardına bir çobanın sevdasını
bir çiçek gibi biten
gün doğarken tarlalarda.
-Köyünden çok uzakta-

Yazmasıyım bir kızın
bir kamyonun kasasında
türküsünü söylerken
uçurumdan yuvarlanan
boğulan bir derede
-Köyünden çok uzakta-

Örterim yüzünü
kırmızı duvak gibi
on beşinde bir kızın
gelin olmadan ölen.
Kan içinde saçları
kan içinde oyalarım,
oyalarım kan içinde…

Gülsüm Cengiz
-Eylül Deyişleri (2009)-

ESKİDEN – Mehmet Sadık Kırımlı

82087826_2930680616942047_1599376023516872704_o
sevdiğim ilkyaz günleri eskiden
: bağ-bahçe, etek dolusu kuş gülüşleri,
biçtiğim çimen,
öpülürken ağza yayılan sevinçti…

inci dişleriyle her sabah
pembe dudaklı gül beni öperdi. yüzüne
eğilirken turkuvaz,
gözlerine inerken lacivert bir akşam
önümü keserdi.

haylaz ellerini severdim en çok, beyaz dilini
köpüklerin. saklı kent gibiydik.
az ötemizde iki kişilik bir gökyüzü
ve dolunay misafirimizdi.

yer açın derdik soframızda, yer açın
çimenden minder sererdik önlerine yemyeşil
ağaç altları, sepette kırmızı erikler…
bahçede kurulu düzen, kıyıdaki sandal
ve tüten mangal sevinciyle, ilkyaz geldi derdik.

yinelenen bir hüzündü gidişi sonra. yetim kalan
yüreğimin derinliklerinde saklı anılar
kirli sokaklardan alıp gelirdi acının memesini
emerdim. odalar tenhalığıma ağlardı.

ve ben hüzün balkonunda oturup seyrederdim
bir mevsimin gidişini…gölgem ürkek bir kedi gibi
kaçıp giderdi benden.

derin uykulara dalardım sonra
uyanınca
eylül damlardı yüzümden.

-sahi böyle bir ilkyaz var mıydı eskiden!

Mehmet Sadık Kırımlı
-ağacına küsen yaprak-

Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten – Turgut Uyar –

Copyright © 2020 - NECMİ TUTUK

Dilerim ki, Tanrıdan yurdumun
Cümle çiçekleri açsın, kırmızı, mavi.
Yeşermedik yer kalmasın,
Kuru ağaç kalmasın.
Cennet misali…

Turnam, ben fakir bir insanım
Hani, yurdu kahveler, hanlar olanlardan.
Sürülüp çıkarılmış ömrü boyunca
Alaca hatıralardan..

Bir şey değil benim unutulmuşluğum
Ben gün gördüm vaktile yeterince.
Tut ki Vanlıyım, yahut Muşluyum
Kaderimi vurmuş sırtıma, düşmüşüm yola
Tenha kasabalardan..

Tekmil memleketim avuçlarımda
İşte Madenli, işte Yolüstü, işte Söğütlükızık
Emrahın, Karacaoğlanın âşık gezdiği yerler
Yazık Turnam, körolayım yazık.

Bu memleket bir dilim ekmek, boylu boyunca
Yemekle doyulmaz.
Bu söğüt, Hörünün bilekleri.
Bunlar topuk sesleri Şahsenemin
Bu Köroğlununki işte, mavili kız
Bu memleket kavli çakmak, sarma cigara
Bir rüzgâr, bir yaylâ gecesi, yıldız yıldız..

Yusufun Züleyhası vardı Turnam, bilirsin
Yanık Keremin Aslısı.
Benim de günlerimde, gecelerimde
Bekir Efendinin kızı.

İsterim eşle, dostla, yâranla,
Aydınlık günlerde, masallarla, yürekten.
Kerem Aslısile, Mahmut Elifile, zavallı
Ben ortanca kızıyle Bekir Efendi merhumun
Cümle âlem sevdiğiyle, kaygısız ve şen
Turnam, bir devir çalsak felekten…

Turgut Uyar
-Türkiyem-

©Necmi Tutuk..

Kalabalık – Müesser Yeniay

MÜESSER YENİAY KALABALIK

Sessizliğin arasında sesler
karanlığın içinde görüntüler
buluyorum kendime

şiire soruyorum
hiç bilmediğim soruları
kabaran kalbimde köpükler varsa
ad koyuyorum
her birine

bir yumruk gibi
oturduğunda acı
göğsüme acıyı anlatıyorum

—bir dileğim olmalı dünyadan yana—

aşkın berisinde yoksulluk
dışında soğuk

yabancı olmanın kimsesizliğiyle
aradım kendimi insanlar içinde

sıkıca bağlanmış bir halat gibi
-nereye-
çözülmemeye tutuyorum kendimi

bir kalabalık dağılıyor
anılarımdan bir kalabalık
hayallerimden…

Müesser Yeniay
-ben olmadan çöller vardı(2014)-