Can Baş Üstüne – Aziz Nesin

61629_cc32073998e17917389939460f970588_large

Yüzlerce İzmir’den süzülmüşsün
Gökle denizin seviştiği yerde
O güneş kanlarına doğmuşsun
Eskil Ege’ler damıtılmış gülüşünde

Ben kırkıraç yok yoksulluğun insanı
Yüreğimde bozkırın uzak Asya’lardanberi sönmeyen cehennemi
O buzul gecelerini atamam ikibin yıldanberi içimden
Sonsuz karanlıklarım ısınır saçlarının güneşinde

Tenini yüzlerce yıldanberi imbatlar okşamış senin
Benimse yakmış kavurmuş kuşaklar boyu içimi karayel
Ben kahır destanlarının büyümeyen çocuğu bin yıldır ölüp ölüp dirilen
Sen çocukluğu mitologya tanrıçalarının dizi dibinde geçen

Sen bir palmiyesin kum kumsalda yumuşaktan süzüp alırsın suyunu
Ben bir meşe ağacıyım ki İsa’dan çok daha yaşlı
Özsuyumu binlerce kılcıl parmaklarımla
Ta derinlerden taşı kayayı sökerek emen

Seni öpen salt ben değilim
Yaylalarımca bozkırlarımca tarihimle öpüyorum
Öptüğüm salt sen değilsin
Ege’yi öpüyorum dudaklarında en yepyenisi ikibin yıl süren

Bu Istanbul’u bizim için yaptılar
İki karşıt tarihle iki karşıt coğrafya
En uzaklardan gelip sevişsinler diye bu dişil kentte
Caanım üste and içerim ki en büyük mutluluğumsun
Beni sana kimler gönderdi biliyor musun
O insana en yakın Uzakdoğu tanrıları
Mağara ressamları dansçılar ve en eskil atam büyücüler
Ya seni bana gönderenler
O insana en uzak ve kendilerine daha da uzak
Kendilerinden başka tanrı tanımaz “La ilâhe” göksel tanrılar

Tüm tanrıların yalnızlıklarından
Ve tüm peygamberlerin acılarından
Çok daha çoğunu armağan ettin bana
Değil mi ki senden geldi Üçgül’üm
Sunduğun keyif kadar acılar da kabulüm
Senden gelen mutlulukları öptüm yüzüme sürdüm
Senden gelen acıları öptüm can baş üste kodum

Aziz Nesin
Karşıyaka/İzmir
24 Şubat 1984
-Bütün Şiirleri 1-

Rüzgâra Mektuplar Bırakıyorum – Gülsüm Cengiz

Yasak-Sevda-Sozcukleri_14537_1GÜLSÜM CENGİZ

Yaşama söz kestiğimden beri
gidiyorum ardından bir yıldızın
devrime nişanlı yüreğimin
çağrısına uyarak.
Serüven değil aradığım
bir gençlik hevesi hiç değil.
Kimsenin kimseyi sömürmediği
ve insanların sokaklarda kıvrılıp
açlıktan, soğuktan ölmediği
bir dünya istiyorum.

Yaşama söz kestiğimden beri
ardından gidiyorum bir sevdanın
devrime nişanlı yüreğimin
çağrısına uyarak.
Geleceğe umudunu, insana inancını
yitirmiş yüreklerin yere attığı
bir yıldızı parlatıyorum
her gün, her gün yeniden;
resmine bakıp gülümsüyorum.
Ah, ne güzel gülüyorsun…

Yaşama söz kestiğimden beri
ardından gidiyorum bu sevdanın
devrime nişanlı yüreğimin
çağrısına uyarak.
İğneyle kuyu kazıp
söcüklerin büyüsünü arıyorum;
yağmurun her damlasında
her çiçeğin renginde,
her çocuğun, her kadının yüzünde…

Her acıda kanayıp
sarılarak her umuda
yaşamdan şiirler damıtıyorum;
ve her sabah yeniden
“Günaydın!” deyip güneşe
rüzgâra mektuplar bırakıyorum,
değiştirsin diye yazgısını insanlar
birleşen elleriyle.

Gülsüm Cengiz
-Yasak Sevda Sözcükleri (2013)-