YOKLUK – Yelda Karataş

YELDA KARATAŞ YOKLUK © Rostov Anton

—Ben vuslatın selâmını bile almadım
yüreğine dokunmadan bir kere

o yıldızın ışığını bilmekti evreni anlamak
karanlığına girmeden önce

ben yoktum.

Tarihini yazmalı her bakışın
farklıysa senin kadar
ben ney’dim senden gayri
daha fazla neydi
uzaklığın
benimle
bir oğulla babası kadar

ben tanımam
toprağında esen rüzgârı
tatmadım
uzak ellerde açan hüzünlerini
öğretirken kalbime
bir halayın mendili bile olamadım

ah sevgili kaç kez anlatsam
başka ağaçların kokusunda çocukluğunu hatırlayan
iki yaban
cı gibiydik
biri olgun

biri ham dalından kopardılar

gözlerinde aşkı hiç aldatmadım.

Yelda Karataş
-enel aşk (2001)-

© Rostovskiy Anton

2 2 T e m m u z 1 9 5 0 – İlhan Berk

2 2 T e m m u z 1 9 5 0 - İlhan Berk

İlhan Berk köprüye geldiği vakit
Ortalık henüz ağarıyordu
Bir kuş delicesine uçuyordu
Bir kadın durmuş ona bakıyordu

Otelde dört kişi horul horul uyuyorlardı
Dünyada herkes uyuyordu
Dünyada yağmur yağıyordu
Dünyada üç kişi ayaktaydı

22 Temmuz 1950 Cumartesi günüydü
Sabahleyin saat beşe doğruydu
Biri İstanbul’u görmeye çıkmış belliydi
Göğsü bağrı açık elinde kağıt kalem vardı

İğne atsan yere düşmeyen İstanbul’da
Kimseler yoktu
Çıkıp gitmişlerdi o kadar insan
Sanki dünyadan

Eminönü’yle Karaköy arası dünya
Tam bir sis altındaydı
Gidip uzaklara doğru baktım
Bitkiler görülecek şeydi yeryüzünde

Hava balık ve rakı kokuyordu İstanbul’da
Bir kış günüydü kendimde değildim
Uzakta bir pencere duruyordu
Ben pencereye bakıp ağlamıştım

Saat beşte ilk defa gelmiş gibiydim dünyaya
Kadın hatıralarıyla ağlıyordu
Yeni bir dünyada sarhoş uçuyordu
Kuş Üsküdar’da

Kadının kral sofrası gibi bir gençliği vardı
Kadın gençliğine sımsıkı bağlıydı
Gençliğinde beyaz manolyalar hatırlıyordu
Bir araba her zaman kapıda dururdu

Kuş hayretle Sirkeci Garına baktı
Kuşun hatırlayacak hiç bir şeyi yoktu
Her şeyi yeni görüyordu
Her şey güzeldi.

Dünya dümdüzdü
Kim çalışıyor kim çalışmıyor belliydi
Bu defa daha açık görülüyordu
Yatanın yürüyene borcu vardı

Kuş daha iyi bir dünyadaydı
Yaşıyordu ve seviyordu
Dünyada bir ölecek kadar vakti olanlar vardı
Adımı gelecek günlere yazıyorum

Meserret Otelindeki dört kişi
Çalışan insanların sesleriyle uyandı
İnsanlar çalışıyordu
İnsanlar çalışırken görülecek şeydi

Dünya pırıl pırıldı
Dünyanın hiç bir kabahati yoktu
Her zamankinden daha iyi görülüyordu
Kim haklı kim haksızdı

Dünyada kadınlar erkekler çocuklar vardı
Dünyada ağlayan gülen insanlar vardı
Dünyada bir İstanbul vardı ki
Safi rakı kokardı

Sabahın içinden bir pencere açıldı
Gökyüzü bir kat daha güzelleşti
Şimdi dünyanın en güzel bir göğü altındaydılar
Kadın, Kuş, İlhan Berk

İlhan Berk
-Günaydın Yeryüzü (1952)-