Epilog – Aslı Erdoğan

Aslı Erdoğan(1)


her seferinde eksik, yarım, yanlış anlattım kendimi. Yerli yersiz, zamansız. Ya çok kuru ya da trajedinin diliyle … iskelet korkunçluğunda, boş boş çınlayan üç-beş sözcük bir araya getirdim, üzerinden bir türlü geçilemeyen suskunluklarla, söylemekten çok susulmuş sözcüklerle konuştum. Ya da sanki hayat aniden hikayelendirilmeyi, betimlenmeyi, gösterilmeyi talep etmişçesine, kansız metaforlar, yay gibi uzayan fiiller, gerçek biçimini arayan imgeler boşaltım geçmişin üzerine. Takatim kalmayıncaya dek. Yol yol yükselen sözcük duvarlarının arasında ağır ağır, acıyla dolandım, el yordamıyla, ay ışığınca beliren bir hayalet gibi, çağrılmadan girdim kendi hikayeme.
Artık bana bile daha az yabancı olmayan, eğreti, çatısız hikayeme…
Rüzgârlada içi oyulmuş, daha doğarken, kumlarla, yağmur suyuyla kaplanan… Orada, kat kat dizili delik deşik taşların arasında, kimsenin yanıma gelmeyeceği bir yerde bir başıma kalakaldım: Soyunuk, yitik, sonuna dek yenilmiş. Trajedilerin, suçun ve bağışlanmanın çok ötesinde, lime lime, harf harf çözüldüm yazgımdan, uğuldayan çamura karıştım. Beni kendimle buluşturacak ve ondan azat edecek sözcüğü bulamadım. Bin yılların darbeleriyle konu kanadı kırılmamış, ikiye yarılmamış, karanlıklardan çıkıp gelen, üzerinde şafağın sökebileceği bir sözcük.
…..
Aslı Erdoğan / Epilog
Kaynak: Cafrande.Org..

LİMAN – Behçet Necatigil

BEHÇET NECATİGİL LİMAN

Güçlü fırtınalarda direkleri kırılmış
Gemiler bize sığınır – – bulduk sanırız.

Görmezler. Varsa yoksa uzaklar – –
Onarırız. Giderler, kalırız.

Sonra gecelerde: Bu son olsun, son
Gönderme – – Engine yalvarırız.

Sonra büyür daha da
Korkunç yalnızlığımız.

Behçet Necatigil
-İki Başına Yürümek (1968)-

Daktilo – Behçet Necatigil

BEHÇET NECATİGİL DAKTİLO

Bana pek sert vurmuşlar bir yerlerim ağrıyor
Ya gün boyu bastıran bu uyku
Sevincin sesi çıkmıyor

Evlerin önü çeşme, sularım akmıyor
Bu çok tuzlu çöreği hangi kalpsiz yedirdi
Bağrım fena yanıyor.

Kimlerin elinde, herkes benden biliyor
Ne hoyrat kullanmışlar
Sevincin sesi çıkmıyor.

Behçet Necatigil
-Divançe (1965)-