İki rüyada büyümek – Bejan Matur

BEJAN MATUR İKİ RÜYADA BÜYÜMEK

Sen uykudan söz ederken
İki rüyada büyümüş biri gibi
Kalbim bölünüyor.
Duvara yansıyan ışığın
Yaptığı kelimeler,
O kelimeler
Uykuda geldiği için belki de
Hâlâ dönüyorlar etrafımda
Bana dağları anlatıyorlar
İnanmanın kanıyla ayakta duran
Dağları.

Çünkü bir sabahtır sonunda
Bizi uyandıracak olan.
Elimizden alınmış dünya ve doğumla
Bir dağ yolunda ilerlerken sen
Bacası tüten bir ev
Sulardan geçip gitmekte olan renk
Anlatmaz yine de
Olanı
Bize konuşanı
Kimdir?

Çünkü tarih açmıştır yaraları bir kez
Öfkenin başladığı kabuklar
İncelmiştir çoktan.

Artık yalnızca sese sığınıyoruz
Işıklı geceye.
Kime gideceğiz,
Hangi sözle anlatacağız acıyı,
Hangi dilde bağışlanmayı dileyeceğiz?
Bize saf bir başlangıç gerekli
Kelimelerin gün doğumunda
Ruha bağlandığı bir başlangıç.
Bize bir yuvanın şefkati gerekli,
Kıyısından geçerken bacası tüten bir ev ki
Affetmenin toprağında
Sığınılacak bir yurt zannedip
Susalım
Susalım.

Bejan Matur
-son dağ-

Çiçek Senfonisi – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF ÇİÇEK SENFONİSİ

Çiçeklerin akşamlarını
Akşamların çiçekleri
Aydınlatır..

Çiçeklerin adlarını
Birbirlerine benzemezlikleri
Adlandırır.

Biri alır bir güneşi
Öbürüne yıldız sunar,
Biri öbürünü yağmurlandırır.

Bir başkası bir güzelliği
Akıl almaz çalımıyla
Karanlıklandırır.

Bir düğünü aklandırır biri,
Biri bir yalanı silerken
Biri bir ölümü anılandırır.

Biri bekler sabahları,
Biri gündüz diye çıldırır
Bir başkası aydınlığı akşamlandırır.

Biri bağlar-bahçeler içinde nazlı,
Biri kendi kendini doğurur bayırlarda,
Biri kayalıkları ayaklandırır.

Pencereden bakar biri,
Biri el sürdürmez kimseye,
Biri kendini ağaçlandırır.

Tırmanır biri el ermez dikliklere.
Biri yerlere yaslar yüzünü
Topraklandırır.

Biri ordusunu yayar birdenbire
Tarlalara, öbek öbek,
Kanlandırır.

Biri şarkılarla gözleri besler,
Yeşillikleri ve sevgilileri
Umudlandırır.

Çiçekler hep bekler gibidir,
Oysa hiç beklemezler;
Biri arılandırır, biri kuşlandırır.

Biri rüzgârlandırır gönülleri,
Biri kızdırır soğumuş külleri..
Biri de kendini kucaklandırır.

Biri tek başına yürür yazgısında,
Biri sepetlerde demet demet
Ününü kaldırımlandırır.

Biri vazolandırır kendini salonlarda,
Biri kurur bir kitabın içinde,
Biri de kafes arkasında saksılandırır.

Çiçekler bir şölen yaşamda,
Renklerin en büyük orkestrası..
Dursuz-duraksız çalar her insanda
Sevinci, aldanıyı, ölümü ve yası.

Özdemir Asaf
-Yalnızlık Paylaşılmaz-

Kalbimin Atlası – Yelda Karataş

YELDA KARATAŞ KALBİMİN ATLASI

—Cemal Süreya’ya saygımla—

İşte orada kalbimiz
Tam güneşin arkasında
Güneyde kutup yıldızı
Sürgün notları tutuyor nehirler adına

Ben ve öteki diye bölündü kalbimiz
Çürüdü ömrümüzün suya hasret mezarında
Ağır bir menekşe gibi beyazlaşarak

Kalbimiz yok işte
Gözyaşlarına döl diyoruz
İntikam gökyüzü
Ve yâr kara toprak

Bir umut belki

Kalbimin mavi atlasına bakarak
Avucuma çizdiğim bu son tramvay
Laleli’den güvercin taşıyor hâlâ

Yelda Karataş
-Şahdamar-