ÖRÜMCEK – Yannis Ritsos

59229753_2406250576051723_8872798260486471680_n

Bazen bir rastlantı ya da önemsiz bir sözcük
umulmadık bir anlam kazandırır şiire,
nasıl ki, nicedir kimsenin uğramadığı
terk edilmiş bir bodrumda, büyük, boş bir küpün
karanlık kasnağında bir örümcek amaçsızca dolaşırsa —
(size göre amaçsızca, ama ona göre…)

Yannis Ritsos
-Tanıklıklar-

Çeviri: Cevat Çapan

 

MEVSİM BAŞINDA YALI KAHVESİ – Oktay Rifat

PELİN ONAY ONUR DİLEK ADA

İlkyaz, yeni yürüyen çocuk gibi ovada adımlıyor.
Güneş körpe. Işınlarda sütlü incir tadı var.
Damlar kapılarını camlarını açıyor doğaya.
Masalara örtüler serildi kahvede. Çamaşır
mandallarıyla tutturmalı eteklerini uçarlar yoksa
martılara uyup iskeleye kayıklara doğru.
Kahve boş baştan başa. Bir kedi tortop rıhtım duvarında.
İskemle sırtını dayamış buluta, uykuda.
Bir gelse, demli bir çay yap, diye seslense kahveciye,
bir kadın çömelse çıkınını bırakıp yere, terini silse,
yalınayak çocuk, omuzunda sandığı, sorsa: Boyayalım mı ağabey!
Olacak bütün bunlar. Yaz gelecek. Gök ham, mavilik taze.
İskemleler deniz üstünde, masalar, tente.

Oktay Rifat
-Bir Cıgara İçimi-

ZAMAN DONMUŞ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ZAMAN DONMUŞ

Eski bir sevinç mi beyaz bir güvercin mi
Sığınmış küçücük kıyı parçalarına
Tüllerle örtülü sessiz bir anı gibi
Oysa ben kapıları çalmaya gelmiştim
Kovalamaya kuşları dallarından
Kucaklamaya gelmiştim doğan günü
Yakalamaya sevinçleri kanatlarından

Dağlar gibi buza kesmiş ve susmuş
Yürekler gördüm soluk soluğa vardığımda
O güzelim küçücük kıyı parçalarında
Dedim biri kahve yapar nasıl olsa
Biri nasılsın der biri ellerimi tutar
Biri nereden geldin der su verir biri
Oysa her yerde çılgın bir yarış var

Güzellikleri araladığında dağılır buzlar
Altında yeniden kocaman buzdağları
Sen gülüm belki de sen gene olsa olsa sen
Çıkarsın bu yalancı akışın dışına da
Belki tavşanlar kadar titrek bir kıyı parçasında
On dakika olsun oturursun yanıma
Gönlümü alırsın okşarsın saçlarımı

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-