baç – Kemal Özer

KEMAL ÖZER BAÇ © fyb (2)

sevişen biz değiliz sanki göz kapakları
sanki ilk aydınlıkta bırakıp gidenlerin
aramızda yer alan adını o gölgenin
silemez hiçbir şafak sevişme sonraları

sanki atılan kurşun bizi bulur gecede
bize büyür ormanı o uzuyan çanların
sanki biz yan yanayız aramızda o yangın
o bir daha yakılan sorumsuz gövdemize

en büyük yalnızlığı göz göze gelmemizin
o her eğilişimde dünyamızın bir yeri
bırakılmaz bir yeri bırakıp gitmek için

ne kadar geciktirsek sanki o kadar erken
ne kadar geciktirsek bir şeyin eksilmesi
yarım kalan bir güneş sanki biz öpüşürken

Kemal Özer
-Ölü Bir Yaz-

© fyb

 

Özlemini Kuma Yazdım – Buket Düzgen

BUKET DÜZGEN ÖZLEMİNİ KUMA YAZDIM

Kumdan umdum umudu
Kayıp gitti parmaklarımdan
Baktım yitik bir zamanın ardından

Her yola çıkış, biraz daha gitmek değil,
sızmaktı koynuna zamanın.
Aşk şefkatse aşk, zamana direnen
Gerisi kimyanın tensel oyunları.

Mavi kuşu tanırsın,
Kırmızı pulundan balığı,
Nasıl unutulmuyorsa şefkat tüten bir çift göz
Gözlerinden öper, özlemini kuma yazarım.

Buket Düzgen
-Hüznüm Çok Çalışkandı-

Senin Omzuna Yaslanmak – Bejan Matur

BEJAN MATUR SENİN OMZUNA YASLANMAK

Bana dağları geri getirdiğini söyledin.
Düşündüğün, sezdiğin dağları
Orada tam şu anda
Yürümekte olanları anlattın.
Onlarla arandaki bağı.
Acıma mı?
Değil.
Ama çocukluk gibi
Seninle büyüyen
Senden uzaklaşmayan.
Orada
On binlerin yürüyüşü
Vadilerin derinliğinde
Yürek gibi açılmış bir dağ.
Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz biliyoruz zamanı.
Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz sessiz yolcuları yeryüzünün
Duyuyoruz acıyı.
Ölüm dünyaya bırakılmış bir işaret.
Ve dallar karanlıkta anlatıyor aşkı
Ağlayışla.
Ben kuytulardan gelen meczup adamları
Hatırlıyorum
İnanmış olanları
Ve ağlıyorum.

Senin omzuna yaslanmak
Bir dağın tamamlanması.
Senin omzuna yaslanmak
Akmak bir vadiden.

Evet en baştan başlayalım
Adımlarımızın sessizliğinden
Yüreğin toprağı duyuşundan ve de.
Korku nedir
Bizim sevincimiz karşısında?
Korku nedir
Bizim dağları açıklayan inadımız yanında?

Şimdi zaman açılıyor önümde
Günü ve geceyi eşitlemiş
Bir kavim
Geleceğe akıyor.
Yıldız oluyor bir kavim.
Şimdi kavuşmayı beklerken
Gözyaşları içinde
Geçmişten gelen karanlığın bizde açılması
Ve ışığın kalp demek oluşu.

Sen dağları anlatırken
Kalbimde eşitlenen
Işığa ve karanlığa baktım.
Umut
Nar ağaçlarının hevesi
Ve yankısı kuyuların.
Bizim hikâyemiz midir
Başlangıçtan sona
Bizim olacak olan?

Bejan Matur
-Son Dağ-

KOLAY DEĞİL – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE KOLAY DEĞİL

Bu masa mı o masa mı, bende mi sende mi?
Kırmızı mı roze mi, balık mı et mi?
Loş mu aydınlık mı, şimdi mi sonra mı?
Burda mı yatakta mı, şöyle mi böyle mi?
Araba mı arsa mı, yüzük mü kolye mi?
Kort mu koton mu, yerli mi yabancı mı?
Elbise mi tuvalet mi, çizme mi çanta mı?
Ucuz mu pahalı mı, Ege mi Akdeniz mi?
…mi, …mı, …mü,…mu?

Seviyor mu sevmiyor mu, mutlu mu mutsuz mu?
İstiyor mu istemiyor mu, beni mi onu mu?
Evlenecek mi evlenmeyecek mi, aldatıyor mu aldatmıyor mu?
Seviyor sevmiyor, seviyor sevmiyor, seviyor sevmi
yor, sev, sevi, seviy, sevmiy, sev, se, s…

Süreyya Berfe
-Hayat ile Şiir-

STEPÇE – Selma Özeşer

SELMA ÖZEŞER STEPÇE

kaç hâli var bu düzenin, bilmiyoruz
bilsek değiştirirdik tekleyenleri bir bir
rüyalar, eskiler ve gelecek
ve ben aklımın bir ucunu burada bırakıp
uzun bir uyku öncesi steplerinde uzağın
adını bilmiyorum
-beni bağışla

uçurum uçurmaktan müstesna idi ikimiz güzel ve çirkin
merdiven başında, tırabzan üstünde
hangi kelime hangisine gebeyse, sesin sesime telaş
öldüğünü gördüğümüz güne nasıl veda ederiz hiç
bilmiyorduk
sen sarışın bir gülüşle ben esmer bir kaçışın devamı
adını söylüyorum
-beni bağışla

şimdi öpsem uyanır kuzeyin uyuyan güzelleri
ölür içimde doğmamış binlerce cenin
dilimiz çekilsin -öyle ya da böyle- dosdoğru değilsek
ikinin iki kere dört hâli, kimin umuru
herkes bir kaosa dayamış burnunu
cam güzeli bir şeyler aramızda
dilimi tuttum, sustum son kez, adını
unutmadım. lehçemde yaralı sesler

sen söylemedindi ben de sormadım
adını bağışla beni öldür
örsele. böl. gölgeler acı çekmez
suret surat değildir zira
seni sevmiyorum hiç
-beni bağışla

Selma Özeşer
-Akatalpa, Mart 2017-