DÜŞTÜM BİR DÜŞTEN – Şerif Temurtaş

 

ŞERİF TEMURTAŞ DÜŞTÜM BİR DÜŞTEN

öfkem kora körük
soluğun barut olsun ateşe
şakaklarında boran kopsun
çık gel bir şafaktan bir kavgaya
bir yamaçtan bir haykırış
haksızlığa karşı olsun

fasulye dalına tutundum
çıktım sekizinci katına göğün
düş topladım bulut bulut
yandım şimşek ucunda
düştüm toprağa upuzun

kuyularda ıslan
mayanda var senin filizlen
tutun bir kuru dala yemyeşil aç
kuşan geceyi böğrüne
koş güneşe ışık ol kaç
omzundan düşürme aşkı

geçip gidiyor gözlerimden bir yaşam
uğultular içinde kayalıkların
bir taş kesiyor şahdamarımı
salihli oluyorum garip bir gecede
azık çıkınımı açıyorum sabaha
gün oluyorum
düşüyorum bir rüyadan bir yaşama

Şerif Temurtaş
Salihli, Eylül 2018
-Akatalpa Mart 2019-

BAŞKA NE OLAN – Edip Cansever

EDİPCANSEVER BAŞKA NE OLAN

Hepsini olduğu gibi görüyorum
Masayı, ütüyü, aynayı, iskemleyi
Mutfak eşyalarını —yarı aralık kapıdan—
Tavayı, meyve sıkacağını, ekmek kutusunu
Bakracı, çaydanlığı, çiçekliği
Fayansta yansısı olan bir bardağı
Çizgili bir bardağı
Beyaz üzerine çizgili bir bardağı
Beyaz üzerine mavi çizgili bir bardağı
Kullanılmamış bir bardağı
Kullanılmadığının bilincinde olan bir bardağı
Bilincin titreşimlerini saçan bir bardağı
Gemi kıçlarına dadanan köpüklü bir bardağı
Dalgaların üyesi olan denizci bir bardağı
Kıyıya vurmuş medüz bakışlı bir bardağı
Duygulu bir bardağı
Aşkın tek ve beyaz gölgesi olan bir bardağı
Gülümseyen bir sıkıntı olan bir bardağı
Katolik kiliselerinde İsa olan bir bardağı
Pazar sabahlarını anımsatan bir bardağı
Kurnaz bir bardağı
Uzay kopuğu bir bardağı
Sahnesinde —fayansın üzerinde—oyununu oynayan bir bardağı
Bir anı, bir şimdi, bir sonra olan bir bardağı
Sürahisinden bağımsız bir bardağı
Kendisinden de bağımsız bir bardağı

Havuzun fıskiyesine bakan bir göz olan bir bardağı
Mayonez ışıltılı bir bardağı
Gün gibi, göl oyuğu, balıkçıl duruşlu bir bardağı
Satrançta yer değiştirme devinimli bir bardağı
Doğurgan bir bardağı
Toplayan, çıkaran, bölen bir bardağı
Görüntü, sanrı, yanılsama olan bir bardağı

Başka ne olan bir bardağı
Sadece bardak olan bir bardağı.
Edip Cansever
-İki Düş Arasında Beklenti-

Kuşatma – Edip Cansever

30

Bir gün akıp gitmeye her yerim
Suyundan içmeyle alışık.

Gitmek! yazmışım defterime çoktan
Rıhtımlar, güz halatları, daha bir sürü şey
Şuramda darmadağınık.

Vişneler, atlar, yıldızlar
Yıldızlar, sık ağaçlar, kasaba lokantaları
Yıllarca duran sözler yenisi konuşulmadık.

Oteller, oteller, o bakımsız suçluluğum benim
Geçmem kapınızdan bile artık.

Doğasın, bir sen beklersin beni, bilirim
Sesimi, düşlerimi, kırık parmaklarımı
Var başka neyimse onları artık.

Doğasın sen, doğasın, yarat beni yeniden
Ey yalnızlığımı kuşatan yalnızlık.

Edip Cansever
-Şairin Seyir Defteri/
Sonrası Kalır II-