YOL – Ahmet Telli

AHMET TELLİ YOL

Dalgın yahut telaşlı
Bir yolcunun unuttuğu
Şu bir demet çiçek
Yer alabilir mi istasyonun
Kayıp eşya listesinde

Anımsar mı şaşkın yolcu
İner inmez trenden
Neyi unuttuğunu geride
Avuçlarındaki kıvılcım
Tutuşturur mu bir ormanı

Yolculuk uzun bir cümledir
Ezberini bozar kimilerinin
Derin yüzmek nefesini tutmak
Ve bir de anıları daima
Yanınıza almak gerekir

Kaybolan nedir, solgun
Bir bahçe anlatır bunu
Unutulan bir demet çiçek
Açık kalmış bir kitap anlatır
Yarım kalan bir cümle

Yol unutturur kimilerine
Daha istasyondayken birşeyleri
Vedanın sıcaklığı yele dönüşür
Üşür bir demet çiçek o an
Kapanır içimizdeki kapılar

Vefa dışarıda kalır

Ahmet Telli
-Barbar ve Şehlâ-

TAŞA SU – Arife Kalender

TAŞA SU - Arife Kalender Alexander Khoroshilov 2

kahırları ben beklerim kime ne
arzuhaldir yanıt gelmez sunduğum
hem gam çok na derman
baktım göklere, döndü felek
mavisi az sisleri çoktu

kaya içimizde ağır
yosun tenimizde kuru
bu yol sultana dediler, bu yol derman
derde deva uçtum durdum
gözlerimde mahmur aşkın uykusu

taşa su ver
anımsar belki
bir zamanlar toprak olduğunu

suyu aramaya çıktım
kaçgun dönemlerinde
her kişi ötekini yağmalıyordu

ne geceler vardı sarılacak
ne sözcükler şairine dar-ı didâr
her az kendisini çok sanarak
ve durmadan heceleyerek adını
inine kabuğunu bırakan yılan gibi
gündüze kıvrılıyordu

suyu aramaya çıktım
buldum ve taşa verdim
taş suyu neylesin
yüzü boşuna ıslak
boşuna yeşillenir yosunu

öteki adım sahra
sordum
ne zaman can verir
ne zaman zehirdir su

sen bir vücut, gündüze yek
geceye çoksun dedi
madem dünya yanlış döner
haksız döner, kan döner
geçer gecenin incesinden yoktur uykusu
taş soğuk, üşür su

Arife Kalender
-Akatalpa Ocak 2012-

© Alexander Khoroshilov ..

(İbrahim Abdülkadir Meriçboyu) A.Kadir (1917 – 01 MART 1985) Anısına saygıyla…

A Kadir Meriçboyu_thumb[4]

HOŞ
GELDİN
HALİL İBRAHİM – A.Kadir

Bu yıl kayısı kurutamadık, Halil İbrahim
bu yıl üzüm kurutamadık.
Sen İzmir taraflarındaydın,
bir soğuk geldi aldı götürdü
neyimiz var neyimiz yok.
Bu yıl kayısı kurutamadık, Halil İbrahim.

Ağaçlarda ne zerdali ne erik.
Ağaçlarda ne armut ne elma.
En güzel aylar hasret gitti, Halil İbrahim,
en güzel aylar iki salkıma.
Bağlarda kütükler utandılar.

Bizim çocukların kimisi Karabük’te, Halil İbrahim,
kimisi Kırıkkale’de,
Zonguldak’ta kimisi.
Ağızlarına bir şey komadan gitti çocuklar, Halil İbrahim
ağızlarına bir şey komadan gitti çocuklar,
bir avuç kuru üzüm,
bir kaşık bal pekmezi.

Ağaçlarda ne zerdali ne erik.
Ağaçlarda ne armut ne elma.
En güzel aylar hasret gitti, Halil İbrahim,
en güzel aylar iki salkıma.
En güzel aylar büktü belimizi.

Böyle kötü zamanlar görmediydik, Halil İbrahim,
böyle kötü zamanlar görmediydik.
Son ineğini kesti kavurdu kimi,
kimi son keçisini kesti kavurdu,
kıyıldı çocukların sütüne.
Sattı savdı başından nesi varsa kimi.

Hepsinin üstüne Hacı Nâfi oturtu, Halil İbrahim,
hepsinin üstüne Hacı Nâfi oturdu.

A.Kadir
1949
-Kurtlara Karşı-