GECE VE YAĞMUR – Arife Kalender

ARIFE KALENDER GECE VE YAĞMUR

Uyandım
yağmış

Yeni açan leylaklara
kazılan yollara yağmış

Çatıların altında uykularda
kim bilir neyle dövüşüyorduk
hangi sokağı dönerek
nereye gidiyorduk
düşlerin sokağına yağmış

Uyandım nemli sabaha
bardağımda buharlı çay
zerzevatçı köşe başında durmuş
yeşil soğan biber havuç
çiçek seralarının renk cümbüşü
eski bir İstanbul sandım zamanı
batık kentlerin surlarına yağmış

Tavus kuşu desenli perdeler gerisinde
kobra çiçekleri açıp solarken
hangi rüyada ekmek uğruna kavgalı
yar uğruna yardan düştüm
döşeğim sırılsıklam
üşümüşüm

uyandım
yağmış

Arife Kalender
-delibal-

Gün Işığına – Adil İzci 

Gün Işığına - Adil İzci 

III
Hiç görmediğim bir rüya olsun yüzün
Gündüz ve gece. Dünya ve gök. Birdenbire.

Aşk gelince hepsi karışırmış meğer
İnsan bunun için bir yere sığamazmış

Öyle çoktan beri: Sonsuzluğun açık kapısı
Gözlerimi kısmadan bakamadım ki hiç:

Gündüz düşmediğin bir şey kalmıyor:
Rüzgâr nereden inerse insin hep ıtırlarla.

Ah gece de yalnız yapamıyor. Üşümesi
Geçecekse ancak sen doğduktan sonra.

Adil İzci
-aşk imiş-