Sözün Yalın Hali – Bülent Güldal

Olga Shvartsur

Sözün yalın halinden
görünür ışıkları
aşka giden yolların
bir sokağın başında
baharın bir akşamında
gül dökülür göğünüzden

Yüreğimin yarısı aşksa
isyandır diğer yarısı
önyargısız düştüğüm
gözlerinizden öğrendim
dertlere açılıyormuş
oyunlarınızın kapısı

Hatırından söz edilir
bir fincan acı kahvenin
baş koyduğum yolunuzda
çilenizle yoğruldum
canım bezirgan elinde
yas evine döndü ömrüm

Hayatın kenar süsü
doğumların izdüşümü
ölüm de bir kapıdır
gün be gün aralanan
yıllanmış şarapların
kekre tortusu gibi
çöker zamanın bağrına

Huzursuz bir tohumun
aşkı boyut değiştiriyor
dönüşü yok bu gidişin
beğenmiyor gömleğini
ipek tüylü mavi tırtıl
kelebeğe imreniyor
baharın bir akşamında
sözün yalın halinden
ırmaklar köpürüyor

Bülent Güldal
-Şakayık Şelalesi-

©Olga Shvartsur

Leylâ – Ahmet Hamdi Tanpınar

Leylâ – Ahmet Hamdi Tanpınar

Bu akşam rüyamda Leylâ’yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma;
İpek saçlarını elimle ördüm, 
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leylâ’yı gördüm.

Leylâ…Elâ gözlü bir çöl ahûsu
Saçları bahtından daha siyahtır.
Kurmuş diye sevda yolunda pusu
Döktüğü gözyaşı, çektiği ahdır.
Leylâ…Elâ gözlü bir çöl ahûsu.

Bir damla inciydi kirpiklerinde,
Aşkın ısdırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde
Bir başka âlem ki ruhunun yası,
Sessiz incileşir kirpiklerinde.

Ahmet Hamdi Tanpınar
-İlk Şiirler ve İlk Şekiller-