temmuz yangını – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU TEMMUZ YANGINI by Salome Rits

harlanmış güllere iniyor akşam
sen sularımda sisten bir kuğu oluyorsun
yağmurun atlıları gözlerimde dörtnala
billurdan acıların konuğu oluyorsun

aysız bir göl seriyorum ayaklarına
yüreğimde gizden bir kuğu oluyorsun
uzun bir çöl gecesi dansediyor ruhumda
yitik zamanlar içinde gülümsüyorsun

yaslı yıldızlar gibi ölüyor akşam
is kokan bir gemiden el sallıyorsun
hep o gamlı gülüş dudaklarında
kum denizinde çiyden bahçeler arıyorsun

gözlerimde dörtnala yağmurun atlıları
ansızın ateşten bir kuğu oluyorsun
yanıyor su değdikçe kanatlarına
seslerin küllerine karışıp gidiyorsun

Ayten Mutlu
-çocuk ve akşam-

©Salome Rits

Tanrıyla Konuşmalar – Arife Kalender

ARİFE KALENDER TANRIYLA KONUŞMALAR IV

IV
erik ağacına benzerdim
aldandım hercai kışa
harcadı çiçeklerimi yalancı güneş
ey dağlara heybeti vuran
kışın hışmını öğretmek mi istedin
eriklerin ağıtı mıydı, mora büründü tonlar

kendimden çok senden umdum hayatı
doğru dediler — gücü sonsuz kerem eyler
tokların yanındasın, orda tamburla tefler
ara sıra sıkılırsan saltanattan
ötelerde başka kulların yaşar

şimdi savaştan mı, açlıktan mı konuşalım
parke yollu taşlarda kurumaya asılmış
lekeli bir bebek önlüğünden başlayalım
doğduğundan beri ağırlığın altında
süt pahalı, şekeri az hayatta alıcı kuşlar

yaratıp yaşama salan umutların devleti
donmamak için çöp bidonuna girmiş
çocuktan ulaşacak dua yeter mi
yetmeyeni yatır tartısına yaşamın
sözün ölçeği bozuk, yanlış yürür sorular.

Arife Kalender
-Deli Bal-

YAZDAN KALAN – Cevat Çapan

CEVAT ÇAPAN YAZDAN KALAN

Denizin tuzlu suları karardığında,
“Fısılda bana adlarını,” diyor balıkçı
denizkızlarına,
“halayıkların olan o renkli balıkların.
Sanma ki bu ilk kaçışım
içinden çıkılmaz kargaşasından karaların.
Çarparak köpüklü dalgalarına gerçeğin
kayalarının.
Uyandır beni ve hatırlat heyecanını yeniden
orman yangınlarının.”

İnce bir yağmur soğutuyor şimdi
kararan çamların sıcak küllerini
ve külrengi bir bulut ufuk uzayıp giden.

Yalnız deniz görünüyor kıyıdaki evin
penceresinden,
duyulan yalnız dalgaların sesi martıların
eşlik ettiği.
Bir yosun kokusu mu meltemle gelen,
kuruyan zeytin dallarıyla yakılan ateşten?

Bir kadın kendi kendine konuşuyor mutfakta
balığın pullarını ayıklıyor bir yandan,
bir de bir çocuk atlasındaki dağlara bakan.

Cevat Çapan
-Uzaktan Yakına-