Yağmur Sandım Kendimi – Arife Kalender

yagmur-sandim-kendimidaa306fa6640bdd1319d7f6348fac6dd

Böğürtlenin pembesi bana
şekerin kamışı, turp ve pancar
ne varsa kökü yere batan
su çekiyor içimin sarnıcından

ona yağdım, sana yağdım
kendimi yağmur sandım
damlıyorum bir yaprağın ucundan
nem aldım, dünyaya düştüm
camlara vurdum parmak ucuyla
şehrin gecesini uyardım

Yemek kokuyordu mutfak
hasta ölüyordu, adam sarhoş
saçaklara gizlenmiş güvercinler
koştuk rüzgârla yollarda
toprağınızdan geçtim, su içindeydim
dere bendim, çaya döndüm, çağladım
içim dil alıyordu içinizin bağından

birden sağnak, birden
hepimiz aynı sabahın ağzında ıslak
su çekiyordum eski yeni yaşamlardan

Arife Kalender
-Yağmur Sandım Kendimi
2018-

Sorular – Ahmet Erhan

sorular - ahmet erhan

1
Bari sen susma, yolun kıyısında açan gelincik
Sustuk biz, kendi içimize gömüldük

2
Bıçak kemiği de delip geçti artık
İliklere buz gibi yapışıp parçaladı
Hepimiz, elimizden gelen bu, dedik
Ve eve erken döndük akşamları

Her şey tarih ırmağının akışına kaldı.

3
Ağır ağır açılıp gıcırdayan kapılar
Sorular sorular sorularla bölünür uykularım
Ben şimdi hangi çağın aynası,
Deşilmiş hangi yaranın ağrısıyım?

4
Çiçeksiz dal uçları şimdi usul usul
Şimdi usul usul kuruyup çatlamakta

Soru sorduğum her şey, soru soruyor bana

Ahmet Erhan
1981

Bir Gün, Bir Yerde – Turgut Uyar

bir gün, bir yerde - turgut uyar

bir gün bir yerde şiiri gördüğümde
hayatı da birlikte
yalan söyleyemem
ya param yoksa diye düşünürüm
yani para satınalma gücü
ürkerim
örneğin yaşlı ağaçlar yaşlı deniz
yaşlı çınar yaşlı ben yaşlı çevre
bir uyum ya da başkaldırma

sonunda kalkar gideriz

Turgut Uyar
-Dünya Yok Mu-

KAR… – Ülkü Tamer

ÜlkÜ tamer kar

Kar. Senin adın kardı
yolculuklarda. Beyaz.
Uykulu geyiklerin
çektiği anılardı.

Yine, işte yine güz
bitti ormanlar için.
Bitti. Başladı doğa.
Uçuşuyor göğün mor
yırtılmış pelerini.

Ne kar var, ne beyazlık.
Aslında geyik de yok.
Belki bir kaplumbağa
usulca götürüyor
sırtında kar sesini.

Su. Senin adın suydu.
Akarsu. Geceleyin.
Karanlıkta geçerken
içinden bir denizin
denizi büyüten su.

Suyu dirilten balık.

Ülkü Tamer
-bir adın yolculuktu-

Ziya Osman Saba, (30 Mart 1910 – 29 Ocak 1957) Anısına saygıyla..

zİya osman saba 29 ocak 2019

ÇOCUK GÜLÜŞLERİ

Çocuk gülüşleri… İlk gülüşler, tatlı, gevrek
Dile gelir gibiyken etrafta bütün eşya,
Duvarlarda resimler, saksıda açan çiçek.
Pencerenin içine kuşlar gelmişken renk renk
Gülmek… Sabah güneşe; akşam, damdaki aya,
Kış, daha bir sevinçken, kar tanesi: kelebek.
Gülmek, gülen anneye, eve dönen babaya;
Yaşamak; daha tatlı, daha güzelken dünya.

Ziya Osman Saba
-Cümlemiz-