Yalnızlıklar – Hasan Ali Toptaş

26.

İster içinden baksın ister dışından,
bütün pencereler
birer yalnızlıktır ev denen yalnızlığın yüzünde
Çatılara üşüşen antenlere bakmayın, yalnızlıktır;
camları titreten şu müzik,
şu perdeler
ve omuzunuza çarpıp geçen şu bıyık,
şu bira kasaları sonra,
şu mikrofondaki ses,
şu gülüş,
şu öpüşme
ve bütün alışverişler
yalnızlıktır.

Gece, gündüz sizinle gezer; yalnızlık.

Hasan Ali Toptaş
-Yalnızlıklar-

SÜRÜP GİDECEK – Mustafa Köz

Tutsak değil miydik bizler de kardeşler
bu yanılgı, bu göz kamaşması kestiğinde
yolumuzu kavaklıkta omuzlarında testileriyle kadınlar
geliyorlar mıydı gidiyorlar mıydı belli değil
havan topları gibi karartılar başlarının iki yanında
bekletmek olmazdı onları, ne geçirdiysek elimize
bir eğreltiotu, bir nacak, bir dilim ay ışığı
yürümüştük onlarla, o tarlaların günbatımına
oturmak için özgürlüğün tuzdan tahtına
inanmak için otların kardeşliğine yeniden
br düş, bir sanrı, bir yanılsama…

Değildi elbet parlayıp geçen şu ala şimşek
söylemeliydik inandığımızı o gök gürültüsünden sonra da
ocaklarımıza, yaygılarımıza, kerevetlerimize yerleşecek
o uçsuz bucaksız ıssızlığa, her şeyden sonra da
özgürlüğümüzden ve tutaklığımızdan sonra da.

Mustafa Köz
-Öncü Yağmur-

BİRİNCİ GECE – Sabahattin Kudret Aksal

Bir kadın hatırlıyorum güzel mi güzel
Bir deniz hatırlıyorum mavi mi mavi
Anlamam bir türlü nasıl bırakmışım evi
Orda yaşadığım günler nelere bedel

Hayatımı düşünüyorum dünyadaki
Haz duyduğumu haz ateşten rüzgârdan
Nir şarkı öyle kolay söylenmez her zaman
Nasıl tüketmişim ya nasıl gençliğimi

Diz dövmek ah etmek hep insanlara mahsus
İş işten geçiyor her şey bittikten sonra
Yağmur boşalmasın bir kere saçaklara
Biz insanlar bir garip gemide yolcuyuz
Zaman zaman ölümü hatırladığımız
Bir başka düşünceye daldığımız yalan
Sanki vaktimiz mi oluyor yaşamaktan
Erişilmez şeylerin peşinde çoğumuz

Sabahattin Kudret Aksal
-Gün Işığı-