Melisa Gürpınar, (9 Aralık 1941 – 24 Kasım 2014) Anısına saygıyla…

—Annem Nimet Akiz’in anısına


Dön çocuk yüreğim,
Dön küçük tahta evine.
Orada seni bekliyor
Annen ve herkes,
Tahta masa, tel dolap,
Çini soba yerli yerinde,
Kuyunun yanı başında
Üç beş nergis açmış bile.
Bak karakış neredeyse bitecek,
Okunmuş eski bir kitap gibi
Çekilecek köşesine.

Haydi koş çocuk yüreğim,
Aç bahçe kapısını
Gir içeri.
Fıstık çamı kurumamış, 
Kurur mu hiç.
Seni bekliyor
Dal uçlarında ışıldayan damlalarla.
Alakarga tekir kedi,
Anılarda kalan
Ne varsa bekliyor seni.
Çatıda uçan kiremitler,
Harf olmadan önceki renginde.
Pencereye kirli bir perde gibi asılan
Mart güneşi,
Harfsiz de güzel.

Hayatımız,
Yazıya emânet edilmemiş daha.
Yazı yok,
Ama umut var evimizde.

Kimseciklerin gülmüyor mu yüzü?
Gülmesin, ne çıkar,
Onlar aptal!
Demek örümcek ağları dolanmış
Yaşlı kızların saçlarına?
Kurumuş
Kar ile pekmez,
Önlerindeki çanakta.
Olsun
Sarhoş dayının
Seni her kucaklayışında,
Yüzüne bulaşan,
Şarap kokulu bir sevgi
Ve güven duygusu var ya,
O yeter sana!

Daha senin için doğacak,
Aşktan da büyük
Aşklar var ufukta.

Yaşanacak hayat,
Şiirden uzun,
Kavgalar şiirden zorlu,
Ve gözyaşı,
Şiirden çok daha parlak
Olduktan sonra,
Odalardaki hüzünlü suskunluk,
Küstürmesin seni çocukluğuna.

Kırık bir çömlek parçası gibi,
Binlerce yıldır
Yeryüzünün yürek atışlarını
Duyanlardan ol,
Kulağını dayayıp toprağa.

Haydi koş,
Bak kim duruyor karşışnda!
İncir ağacına yaslanmış
Öyle duruyor.
Yazıya dönüşmemiş
Ve adı konulmamış bir kavrayışla,
Sözden önce sevgi vardı dercesine,
Görünmeyen kollarını uzatmış
Annen sana.

Melisa Gürpınar
-Her Harf Bir Melek-