Doğa içimde – Ahmet Ada

Doğa içimde - Ahmet Ada

Her şey uçuyor, kuşlar, parıldayan nesneler,
Gövdeme sarılmış denizci düğümleri,
Ağacın sevinci, rüzgârın uzun ipi
Sığmıyorum koya denize

Gölgemde kaybolmuşum, altında koca gövdeli ağacın
Tekneler uzaklaşıyor göz eriminden, hava açık
Rüzgâr eskiyen ayakkabımın üzerinden
Yere bıraktığım kitabın sayfalarını çeviriyor

Kendimde yitmişim denizi ite ite
Ayaklarımın dibinden, kıyı bahçeleri kuşlar
Bırakıyor koyun bu yakasını birden.
Yakamı bırakmıyor Akdeniz güneşi

Ahmet Ada
-Uçurum Otu-

Reçel – Behçet Necatigil

Reçel - Behçet Necatigil

Yaz ayları gelmişken,
Biraz reçel kaynat
Vişne yahut çilekten. 

Eylül ayrılık demektir,
Nafile kurtuluş yok
Bir gidip bir gelmekten.

Bu sefer kısmetimde
Karlı bir şehir olmalı;
Çamlıkları bulunur,
Şöyle bol manzaralı.

Üşümem merak etme
Sıcak tutar yün fanila,
Olmazsa örtünürüm
Battaniyeyi iki katlı.

O vakit o kış kıyamette
Ne kadar makbule geçer tatlı.
Kahvaltımı önüme serer,
Reçele ekmek banar, yerim.
Seni düşünür,
Kendi eliyle yapmıştı, derim.

Behçet Necatigil
-Kapalı Çarşı-

SOFRA – Ahmet Oktay

SOFRA - Ahmet Oktay

Yakamozun tınısı hâlâ kulaklarımda
Pervazı zorluyor güzelim Nisan
Bir dal tıkırtısı pancurda öyle usul;
Daha dün konaklamadı sanki ölüm
Nerdeyse bir çiçek fışkıracak
Az önce öptüğüm avcundan
Rakı mı sevda mı anlaşılmıyor
Ayın ışığıyla ağzında kamaşan

Alt katın zili çalsa apansız
Ezberinden geçiyor bütün coğrafya
Nerdeyse ayaklarına çarpacak
Yabanıl bir kumsalın suyu
Bense dağların vakti diyorum
Bir serçenin sesiyle bölünüyor
Askerlerin sabah uykusu

Bir dalgınlık gibiyiz kabul et
Bu hüzüncül ilkyaz sofrasında
Akıp gidiyor zaman bir dağ kayması gibi
Yaklaşıyor yinlerimiz umutsuz olsa da

Önce ekmek ufaklarını topluyoruz.

Ahmet Oktay
-söz acıda sınandı/
kitaplarında yer almayan
şiirleri-

BİR BAŞKA OLMAK – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN BİR BAŞKA OLMAK

Anılar dönüşüyor durmadan
Kaygı olduğu yerde saklı
Bir yolcuyu bekler gibi bekledikçe
Direnç yavaştan çözülüyor

Dururken küfleniyor inanç
Ağır çekiçlerle dövülmemişse
Hiçbir şey sonradan görülemiyor
En başta görülmemişse

Yaşanmamışsa yosun bağlıyor
Sevgi de ayrışıyor zamanla
Tutkulardan olsa olsa
Soluk fotoğraflar kalıyor geriye

Eskimiş atılmış unutulmuş
Bir iz gibidir şimdi sende
Bir şeylere yetemedim derken
Bir bırakılmışı oynarsın kendinde

Masada boş kadehler izmaritler
Kimse yenik duymuyor kendini
Utancın üstünde çiçekli örtüler
Aşk zaten her zaman yangın yeri

Afşar Timuçin
-Düşlerin En Güzeli-