hoşça kal yaz ırmağı – Ahmet Uysal

42782825_2086478318028952_9162329217159921664_o

senden bana dünya dolusu
sözcük, buğulu söğütler kalmıştır;
ölümü yendiğim tılsımlı çakıllar
ağzı kekik kokan semenderler
kırgın aşk ezgileri kalmıştır

ayrılık falan değildir bu, sonsuzluktur;
sevdiğim kuşlar seninle kalabilir,
kırk şiirim takılsın isterim kıyılarına;
sabah yürüyüşlerinde söylediğim
algın kadınların hüzünlü türküsü…

türkülerim sende kalabilir.

Ahmet Uysal
-Yaz Irmağına Kırk Şiir-

Sevda Göçebesi – Ahmet Ada

AHMET ADA SEVDA GÖÇEBESİ

Bir sevda göçebeliği benimkisi. Çiçekli yollardan geçiyorsun. Deniz üstü yolculuklardan. Kalbimde martısı, bulutu, kedisiyle koca bir dünya. Gün usulca kundurasını bağlıyor. Gökyüzü mavi şemsiyesini açmış. Bir fiskede döküyor çiçeklerini badem dalı. Fesleğen saksıları dizili pencere. Kuş konmuş gök.— İşte çayımız da geliyor ince belli bardaklarda.

Sevda göçebesiyim ben paçalı bir güvercin kılığında.

Ahmet Ada
-Begonyalı Pencere-

 

ŞAŞIRTICI KARŞILAŞMA – Melih Cevdet Anday

MELİH CEVDET ANDAY ŞAŞIRTICI KARŞILAŞMA
“Çok eskiden yaşadım bu ânı ben”
Dersiniz şaşkınlık içinde.
İlk girdiğiniz bir ev, bir merdiven
Birden güneş vuran pencere,

Ve tam sırasında tren düdüğü…
İşte böyle gelmişti siz dünyada
Değilken bir gün öğle üstü
Bu renklerle bu sesler bir araya.

Yaşamak anımsamak mıdır yoksa?
Sanmam, biz de bir sestik belki
Birileri için yıllar önceki
Şaşırtıcı karşılaşmada.

Melih Cevdet Anday
-Yaşarken-

Geçmiş Yaz – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU GEÇEN YAZ

Gövdemden sızan sular gibi
Akıp gitti bir yaz daha
Sevişmelerle gündüz vakti
Ve beyaz öğle uykularıyla

Bir yazdı artık geçmiş olan
Oysa hâlâ tenimde tuz tadı
Aynı ağlardan çıkardığımız
Bir akşam güneşiyle balıkları

Bir yazdı uzak Gürcistan’da
Kıyısında kartal dağların
Mavi gözlü bir göl bırakan
Düşlerine çocukların

Bir yazdı yaşanan her saniyesi
Ve şimdi kumsaldan eserken rüzgâr
Üşür bir deniz kabuğu belki
Ve küçük bir kızı anımsar

Ataol Behramoğlu
-Beyaz,  İpek Gibi Yağdı Kar-