Dut Ağacının Altında – Helga Maria Novak

1393032-1024x768-blackberry

Kâğıtlar kömürleşmiş yağıyordu sokağa
esrik sallanıp durduğu fenerlerin
demir parmaklıklı pencerelerinin arkasında
güvendeydi kırk çocuk tuğla okulda

yanmış kül olmuştu kentin duvarları
ve kıvılcımları arasında yangının
okulun karşısındaki dut ağacının altında
karadut tıkınıyordu çocuğun biri

yandı tuğla okul tümden, dayandı
yalnızca demir parmaklıklar alevlere
saran kırk çocuğu, haykıran kitaplar gibi dışarı uzattıkları kolları tutuştu en son

çocuk büyümüyor artık
—Sıradan aptalın biri—
soğanlar büyürken küllerin üstünde
dut ağacının altında

karadut tıkınıp duruyor hâlâ

Helga Maria Novak
(Doğu Almanya, 1935-2013)
– Sözcükler D. Eylül-Ekim 2018-

İtalyancadan Çeviren: Egemen Berköz

YANIMDAN GEÇİP GİDİYORSUN – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN YANIMDAN GEÇİP GİDİYORSUN Makoto Saito,

Baksan, anlasan
Görsen beni, bir tanısan
Ufak bir işaretin yeter her şeyi başlatmaya
Oysa geçip gidiyorsun yanımdan,
Kayıp yıldızlar gibi ışığım ulaşamıyor sana
Biliyorum, aynı karanlıktayız ikimiz, ayni boşlukta
Biliyorum, çelik bir yelekle koruyorsun kalbini
Yüzündeki kalın bulut göstermiyor içini
Ne yapsam boşuna, beni farketmiyorsun
Kelimeler yanıp sönen yıldızlar gibi dilimin ucunda
Belki bir gün onları sana vermeye vaktim olur
Yol alırken aynı karanlıkta
Biliyorum, bana ihtiyacın var, tam aradığın sevgiliyim ben
Ama bunları söylememe izin vermiyorsun
Görmüyorsun beni, fark etmiyorsun,
Yanımdan gecip gidiyorsun her seferinde
Yanımdan gecip gidiyorsun.

Murathan Mungan
-Elli Parça-

©Makoto Saito ..

ALAZ TORUNA NİNNİ – Gülten Akın

ALAZ TORUNA NİNNİ GÜLTEN AKIN

Esip savuruyor, seslerini dinle
Fırtınayı dinle, dağ seslerini
Dolanmaya gitti çekimli bulut
Denizleri, gölleri sağıyor
Balık yağar birazdan salıncağına

Balık yağar birazdan salıncağına
Bulut yağar birazdan salıncağına
Belki limon çiçeği, belki kaplumbağa
Uykulu ökseler çıkar cebinden
Sen onları topla

Ninenin ördüğü başlığı
Deden öpüşle büyüledi
Kışı çıkar
Kışı çıkar odandan evinden
Bahara başla

Al gel, ya da resminin arkasına
Çizdiğin çiçeği yolla
Üşüyoruz, yastığımız kar, yorganımız dondu
Oğul arı yaban arılara tutuklu, gelemez
Sen gel bizi kurtar

Gülten Akın
-Seyran Destanı-

 

© Mihri Müşfik, (1886 – 1954) Türk Resminin Kadın Öncüsü ..

DOLUNAY – Yelda Karataş

DOLUNAY - Yelda Karataş

Işıktı hiç şüphesiz,
birlikte aradığımız tek şey
o yosun kokuları, dalgakıranlar
ve bulutlarda izlediğimiz sevgili masallar
aslında “ay”a vurgunduk ve bütün suçumuz bu değildi
istediğimiz herşeyin adını söylemeyi geç öğrendik
geç tanıdık bir gecede kaosu yataran sevgiyi.

Rüzgâra çarpan kapılar yok artık yüreğimizde
her noktanın arasındaki amasız gel gitler
Dolunay’da nasıl görünür bir Akdeniz mavisi
işte öyle kalmalı yüzümüzde ışığın izleri.

Yelda Karataş
-hüzün suretleri-