biten bir yaz’a – Turgut Uyar

TURGUT UYAR BİTEN BİR YAZA

benim kararlılığım bir sonuca idi
sular içirdim olmadı ben anamı isterim

herkes bir kıyısından tuttu çekti büyüttü kenti
köprülerden geçirdim olmadı ben anamı isterim

bir karışçık sularda büyüttüm her şeyi
uğrulardan kaçırdım olmadı ben anamı isterim

kimseler tutmadı elimden koskoca bir yaz bitti
yaylalara göçürdüm olmadı ben anamı isterim

kalbim koskoca bir yaz bitti kalbim
aklımdan neler geçirdim olmadı ben anamı isterim

Turgut Uyar
-Divan-

Gittin Ya – Ahmet Telli

AHMET TELLİ GİTİN YA

I
Gittin ya; denizlerin çekilmesi
Dalların eğilişi; turnaların göçü
Bunu anlattı bana, bir rüzgâr
Bunu fısıldadı geçip giderken

Bekle dediydim, gör yelkovan
Ürperişini ve getirdiği müthiş
Rüyâyı: o çümbüşü, çengiyi;
Hepsi esmerdi, çok esmerdi

Bir esmerlik kaldıydı sesinden
Bir de kum saati, çöl akrebi;
Billûrun parçalanış anıydı, ki
Yüzüne sızdıydı ışk’ın şeraresi

Suyu fısıldıyan çıkrık koyu
Yalnızlığa dalmıştı ve orada
Birikmişti zamanın esmer bir
Vedâya benzeyen hikayesi

Gittin ya
Daha çok özleniyorsun şimdi

II
Gittin ya, bulutun dağa, dağın
Yamaca dediği şuydu galiba:
Mecnun çöle döndürür kalbin
Yurdunu, Leyla ise bir vâhaya

Belki sayıklamaya benzeyen
Sözler kalır ayrılıklardan, ki
Uzun uzun ulur içindeki kurt
Zamanı kemiren uzaklığıyla

Hayat ile zaman bir muamma
Olup hazırlıyor ya aldanışları
Unutmak dediğimiz kör ışıltı
Orada sızıyor kalbin yurduna

Ah, yine de sitemsiz bir tayın
Gölgesi düşüyor dağ geçidine
Sağrısında mahmuz yaraları
Eşkininde uğultulu bir uçurum

Gittin ya, âzâd edilen eşkîya
Boşluğa düştü rüyadaydı güyâ
Sonra yürüyüp gittiydin işte
Dilinde kül tadı, geçmişinde
Sevdakâr bir hikaye bırakarak

III

Kedisi sokağa kaçmış
Biriyim ben ve içimde
Kekeme bir kuş
Ötüyor ötüyor ötüyor

Ve son günlerde durmadan
Yalpalıyor bütün sözler
Birisi adımı sorsa meselâ
Dilim sürçüyor

Ahmet Telli
-Nidâ-

No habrá nadie en el mundo/Kimse olmayacak bu dünyada – Buika

sular özgür
olduğundan beri
kaynaklar arasında
özgürce yaşar yaseminler ağlamaklı
ve ben anlıyorum güzelim nasıl
olurda gözlerinde çöller var?
güzel bir öğleden sonraydı zeytin
ağaçları arasındayken kimse hiç kimse
görmedi seni nasıl sevmiş olduğumu
seni nasıl sevdiğimi
bugün zeytin ağaçları uyuyor ama
benim hiç uykum yok
gururunun açtığı yarayı
iyileştirebilecek kimse
olmayacak bu dünyada
canımı nasıl yaktın
anlamıyorum
Bana verdiğin bunca sevgiden sonra…

Olurda geri dönersen sana eski
şarkılar söylemeyi düşündüm
aşk ve acıları anlatanlardan…
Geri döndüğün zaman güzelim
seni öpücüklere boğacağım
yüksek yerlere uçacağız
Bulutların yavaş ilerlediği dudaklarım
vücudunda yavaşça ilerleyecek
o kadar yavaş ki zaman kesinlikle
duracak

Gururunun açtığı yarayı
iyileştirebilecek kimse
olmayacak bu dünyada
Canımı nasıl yaktın
anlamıyorum
Bana verdiğin bunca sevgiden sonra…..

Serin Mavi – Behçet Necatigil

Serin Mavi - Behçet Necatigil

Dağ köyleri serin, kıyılar mavi
Yaz sıcağında şehir
Bunaltır beni.

Hava yapışkan yağlı
Kalkıp bir yere gitsem
Yollarım bağlı.

Kıskanıyorum kuşları
Ben uçmasını bilsem
Uçmak serin ve mavi.

Yaşa nasıl yaşadıysa anan baban
Öndekine uyar arka tekerlek
Git gel aynı yollardan
Aynı arabayı çekerek.

Çocuk dört duvarın içinde hür
Havasız odalarda kirli sokağa karşı
Pencere gerisinde solgun bir çiçek büyür
Düşünür kırık saksı.

Yattığın yerden senin de
Bulutlar görünür mü
Seyret gökyüzünü
Bir cam genişliğinde.

Behçet Necatigil
-Evler-