SABAHLA – Ender Sarıyatı

ENDER SARIYATI SABAH

parçalanan bir ülkeydi
yüreğim

çıktım sabahla yola
denizlerin kahrıydı alnıma vuran
gövdemin arasında prangalı güneş
çapanın ve sabanın kahramanlığıydı
yiğit bağrına toprağın vuran

ince iki türkü süzüldü namluya
biri yüreğimde kan
biri yüzüne vatanımın
atılmış sıkı kurşun
sevdası silinmez dağlarım
akşamın yüreğinde iki mahzun resim
Ahmet yürür ben yürürüm
tepeden tırnağa sımsıkı hüzün

patlarsa bir eylül patlar İzmir
küfeli çocuklar koşar çıplak
dağlarda yürekler namlu
ha patladı ha patlayacak

gözleri engerek dili şimşek
dönümünü hesaplar hasat yılının
bilmez ağızlarında namuslu bir türkü
kana kana topraktadır düşleri

parçalanan bir ülkeydi
yüreğim
Ender Sarıyatı
(1948 – 1976)
-Erken Ölümlü Şiirler
(2000)
Derleyen: Ahmet Günbaş

AMALIA – Maldição / Lanet

Lanet
Hangi kader ya da lanet
Bizi kontrol ediyor sevgilim?
Kaybolduk birbimizden
Sessiz gözyaşlarıyız şimdi
İki farklı kader
İki ayrılan sevgili

Senin için acı çekiyorum ve ölüyorum
Seni bulamıyor, ve de anlayamıyorum
Nedensiz seviyorum ve nefret ediyorum
Sevgili, ne zaman yorulacaksın
Yerine getirilmemiş umutlarımızdan
Ne zaman duracaksın?

Bu çabada, bu acıda
Sevinçle; içimi çekerek şarkı söylüyorum
Bitkinim ama yapabileceğimi yaptım
Bu nasıl bir kaderdir kalbim
Hiçbir zaman tatmin olamaz
Herşeyini verir, elde ettiği hiçtir

Bana verdiğin donuk yalnızlıkta
Hayat ya da ölüm yok.
Sonucu değiştiremeyeceğin
Kaderi bilmek
Bu açıkça bir çılgınlık.

zn