Arzunun ve bilginin alacakaranlığı – Murathan Mungan

Arzunun ve bilginin alacakaranlığı - Murathan Mungan

kendi başına arzu duyamayan
bir ben’in
merkezkaç hareketinden
bir yere uzaklaşamaz
her vaat ötekinin hakikati
olmaya devam ederken

salınımın tutsaklığının
acımasız geometrisi
kim kurtarabilir alacakaranlığını
gereği yerine getirilemeyen simetrinin kudretinden
başkaları tarafından arzulanan nesneleri
kendisi için arzulaştırarak
kim çözebilir ben’ini
varolmanın denkleminden

gerçeği güne ağır gelen metafor
sarp bilgi

bırak bunları
hadi sinemaya gidelim
biliyorum daha vakit var,
hem bunlar için daha erken.

Murathan Mungan
-vaatler ve vadeler /
solak defterler-

UNUTKAN – Özlem Tezcan Dertsiz

Özlem Tezcan Dertsiz

sana güzeldim, uzundum yüreğimce
yerini seven çiçektim gürül gürül
aşkın, yanlışlıkla gezdiğim arka sokaklarında
bir gece bıçaklandı sözlerim,
sana güz / eldim

seni yorandım, düşe savuran
geçiş hakkı yoktu denizlerinde
dişleri arasında hırslı bir kentin
sürgündüm şiir seven güvercinlerle.

sende kandildim, yorgandım ayazına
iki renkti ipliklerim ebruli
beş çile yünden çıkmış hüzünlerle
bir yaz bir güz ördüm sarı heybeni
sende kan / dildim

senden geçendim, güneye dönen
kış kadar unutkandım, kuş kadar hafif
yenik rüzgârlarla döndürüp değirmeni,
yanılmalar düşürendim iç ceplerinden

Özlem Tezcan Dertsiz
-Akatalpa, Kasım 2001-

GERÇEK – Vicente Aleixadre

GERÇEK - Vicente Aleixadre

Duvarlar değil, gölgeler boğuyor kalbimi; nedir bu
gölgelerde gülümseyen? Hangi yalnızlık bu çırpınan
aysız acısıyla kollarının ve bitmeyen çığlıklarını
geceye çarpan? Kim bu gizlice şakıyan yapraklar içinde?
Kuşlar mı? Sanmam, bir anısıdır kuşların belki. Nesin sen
bir yankıdan başka, bir yankı ancak, dağınık tüyler,
bir yığın döküntü elimde kalan? Sevgiliyi öpmek değildir
külleri öpmek. Ve kurumuş bir dalı kemirmek
o kadar uzaktır ki ışıyan bu dudakları
yükseldikçe parıltısına parıltı katan şu fildişi göğse
dayamaktan. Güneş, ey göz kamaştıran güneş!

Bir yana bırakılır giysiler — hışırtılı, işe yaramaz
kalıntıları şehrin. Gövde pırıl pırıl uzanır,
çıplak, akan suları gibi bir kaynağın,
dönencelerde yanan dalların arasında
kendini duyuruşu gibi ekvatordan fışkıran hayatın.

İç; tüket o güçlü ateşini öğle vaktinin
ışıklarını doruklara salıp tam bir esriklik içinde
seni tutuşturan ve eriten. Ey güzel, hayatı sürdüren ölüm,
közleri günün! Hayatına alevlerle son veren balta
girmemiş orman!

Vicente Aleixadre
(1898-1984)
-Dünya Şiir Antolojisi 2-

Çeviri: Cevat Çapan

Fiorella Mannoia – Caruso (Live)

Caruso

Burası denizin parladığı ve rüzgârın sert estiği yer
Surriento körfezinde yaşlı bir terasın üstünde
bir adam genç bir kızı kucaklıyor 
ve ardından bağırıyor.
Sonra boğazını temizliyor ve şarkı başlıyor.

Seni çok seviyorum
Çok ama çok seviyorum, biliyorsun.
Bu bir bağ şimdi
Biliyorsun, damarlardaki kanı eriten.

Denizin ortasındaki ışıkları gördü
Amerikadaki akşamları düşündü
Fakat onlar sadece balıkçı teknelerinin lambaları
ve uyanan pervanelerin beyazıydı
müzikteki acıyı hissetti
piyanonun başından kalktı
bir buluttan süzülen ayı görünce
ölüm daha tatlı geldi
genç kızın gözlerini gördü
ki bu gözler deniz kadar yeşildi.
sonra aniden bir damla gözyaşı döküldü
ve adam boğulduğunu düşündü

liriğin gücü
Her dramanın yalan olduğu
Biraz makyajla ve taklitle
Bir başkası olabildiğin yer
Fakat iki göz sana bakıyor
Oldukça yakın ve gerçek
Sana bütün kelimeleri unutturuyor
düşüncelerini karıştırıyor.

Ve böylece her şey önemsiz bir hale geliyor
Amerikada’ki geceler bile
Ve ardına bakıyor, hayatını görüyorsun
Pervanelerin uyanışı gibi
Ah evet, hayat bitiyor
Fakat o artık bunu daha fazla düşünmüyor
Zaten kendini oldukça mutlu hissediyor
Ve tekrar şarkısını söylemeye başlıyor.

Seni çok seviyorum
Çok ama çok seviyorum, biliyorsun
Bu bir bağ artık
Biliyorsun, damarlardaki kanı eriten.

©AkorMerkezi.com...

KORUR – Özdemir Asaf

ÖZDEMİR ASAF KORUR

Bir defter düşünüyor,
Bir kitap uyuyordu,
Kitabı uyandırmadım
Uykusundan.

Defter bana bakıyordu
Ben ona bakıyordum
Bakışlarımız
Birbirini çağırıyordu

Onun dediklerini anlıyordum,
O beni anlıyordu.
O beni uyandırıyordu boyuna,
Ben onu uyandırıyordum
Uykusundan.
Bu kadar yetmez mi?

Ben onu sevdim;
O beni dinledi hep
Birbirimizi aldatmadık hiç.
Söyledim, söyledim, söyledim,
Anlattım ona, korudu beni,
Unuturum korkusundan.

Özdemir Asaf
-Adlı Şiirler/
Benden Sonra Mutluluk-

DİLEK – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU DİLEK

hiçbir şey avutmuyor beni artık
büyüyen çocukları izliyorum
uçuşarak çiçek ölüleriyle

bu sessiz acılar bizim tohumlarımız
çığlıklı günlerin bağbozumunda
güz dökümü yemişler tadacaklar
o bildik rüzgârla yarışacaklar
ışık ve ses olacak gölgeleri
otlarla bulutlar arasında

taşlar çağıracak onları mavi
yamaçlara gizli patikalara
derinleri kazacak uçurum adımları
köpükten bir yankıyla buluşacaklar

uçuşarak çiçek ölüleriyle
yağmurun adını yeniden koyacaklar
ses ve ışık olacak yürekleri
karanlık, tenha yollar boyunca

sessizlik diliyorum kendim için sessizlik
acının ve tükenişin meyvesi olsun
eski yazlardan kalan bir avuç toprak
gibi koksun yağmurun köklerinde

hiçbir şey avutmuyor beni artık
büyüyen çocukları izliyorum yalın düşlerle
acılarla büyüyen çocukları sessizce

Ayten Mutlu
-ateşin köklerinde-