Şimdi Ne Çok Çarpıyor, Çırpınıyor – Refik Durbaş

Saat kaç gün hangi gün ay nerede hani yıllar
kapat televizyonu kitaplar okumalısın bir sigara daha yak
nerden biliyorsun bir kadın başı elleri arasında
başı yok elleri de yalnızlığı da tükenmiş
yok bir şey gibi duruyor sevdayla nefreti arasında
sesiyle yalnızlığının arasında
kendiyle kendisinin arasında
bu milliyetçi muhafazakâr sevgi ikimize de yeter
kır öylese bardağı : huzur ve sükûn
der gibi

Ne kaldı öyleyse zamandan başka yitireceğim
—Ne mi kaldı?
kalbim
ah kalbim
ne çok atıyor ne çok çarpıyor çırpınıyorsun
bu gece uyumak istemezdim asla
—Yaman da uyumuyordu mutlaka
göremediği düşleri
aşamadığı duvarları
yaşamadığı hayatları mı yaşıyor gibi
bu gece ben gibidir o da ol meçhul ve mahçuz âlemde
Sevgilim sevgilim çok mu seviyorum seni

Serçe kalbim sana kalbim sana

Çırılçıplak bir hayat ne hoş en boş hayat
bir sigara
bir duble rakı
beyaz peynir taze soğan has ekmek
hal hatıra dayalı nice bir ağır adamlık
has adamlık
1983, 1984, 1985, 1986…………
Orhan, Ali, Şefik, Erdal……………..
en son ne zaman konuşmuştuk bir şiirden bir yüzden
bir sevgiden sevgililerden
güvercininden barışın
bereketinden umudun
hayatın sonsuz neşvesinden
ne zamandır yok benim de yerim gibi
yerçekimim

Üşüsem üşürdüm ama gelmelerden geldim
gittim gitmelerine adresi yanlış otellerin
odalar boş
bir duvar konuşmayan iki insan
sokaklar
üç serçe
dört müebbet beş altı yedi net idam
brüt bir hayat
kalbim
ah kalbim
ne çok atıyor ne çok çarpıyor çırpınıyorsun
“Batsın bu dünya”
dile kolay gibi

Kalbim ah kalbim
solmasın yürekte çiçek asla
ağızda söz
gönülde sevda
alında ter yanakta ben dağlarda ses denizde mavi ırmakta su
sabahta renk
gecede ışık
asla
sözde söylemek istediklerim şiirlerim gibi

Geçer gün düşer ışık yanar rüzgâr kalbim ah kalbim

Ne zaman ne zaman oldu benim yerim yerçekimim
kalbim
susturabilecek miyim
öfkeni

Söyle nicedir benim mapusanelerim

Refik Durbaş
-Yeni Bir Defter, Şiirler,
Meçhul Bir Aşk-